Lefkoşa'daki bir ilkokulda okuyan 10 yaşındaki öğrenci, dört sınıf arkadaşı tarafından ağır bir dayağa maruz kaldı. Olayın ardından kız, ilk yardım birimine götürülmek zorunda kaldı.
Annesi, bunun kızının başına gelen üçüncü saldırı olduğunu iddia ediyor. Anne ayrıca okul yönetiminin olaya yaklaşımından büyük şikâyetçi.
Annesinin ifadesine göre, «Dün sabah çocuğumu birkaç yetişkinin sorumluluğuna bıraktığımı biliyorum. Onu teslim aldım ve ilk yardıma götürdüm.» Bu, bir annenin çocuğunun okulunda şiddete uğramasını izlemesinin acısı. Öfke de var, çünkü Eğitim Bakanlığı'na yaptığı önlem çağrıları boşa çıktı.
Anne, «Bu, çocuğuma üst üste yapılan üçüncü saldırı. Ama bu sefer öncekilerden çok daha şiddetli ve trajik» dedi.
Anne olayı şöyle anlattı: «Ona sarılmaya, teselli etmeye gittim; yan tarafları ağrıyordu. Arabaya oturmasına yardım ettim, bacakları ağrıyordu. Endişelendim. Ona sordum: 'Canım, bana ne olduğunu anlatmak ister misin?' Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, paniğe kapıldım.»
Anne, Alpha televizyonunda okul yönetiminin olaya yaklaşımını da sert biçimde eleştirdi. Anlattığına göre sabah okula gittiğinde okul müdürü kendisiyle konuşmaya bile çalışmadı.
Anne canlı yayında şunları söyledi: «Bakanlığın çıkıp bana Cuma günü kızımı hangi okula götüreceğimi söylemesini talep ediyorum. Onu kendisini döven dört kişiyle aynı sınıfa mı koyacağım? Defalarca uyardığım o kadın hâlâ müdür olarak görev yapacak ve hiçbir önlem alınmayacak mı?»
Eğitim Bakanlığı, okul yönetiminden olaylara ilişkin bir rapor istedi. Bakanlık, şiddet olaylarında sıfır tolerans uygulayacağını bildirdi. Açıklamaya göre kız, bir psikolog ve bir müfettişin hazır bulunduğu bir ortamda okula geri dönecek.
Olayla ilgili siyasi tepkiler de geldi. DİSİ (Demokratik Seferberlik Partisi), AKEL (Emekçi Halkın İlerici Partisi) ve ELAM (Ulusal Halk Cephesi), okulların şiddeti önleme mekanizmalarının etkinliğine dair soru işaretleri yükseltti. Partiler, öğrencilerin korunması için önlem alınmasını istedi.