Pazartesi günü devlet televizyonuna konuşan Mafia State kitabının yazarı Makarios Drousiotis'in avukatı Leto Cariolou, kitaptaki iddialara ilişkin soruşturmanın tüm belgelerinin bakanlar kurulu ve polise teslim edilmesi kararını sert bir dille eleştirdi. Başsavcı ve yardımcısının davadan çekilmesinin ardından dosyayı devralan hukuk konseyinin bu kararının 'kurumsal bir çöküş' olduğunu söyleyen Cariolou, soruşturma komitesine ifade veren kişilere hiçbir koruma sağlanmadığını belirtti.
Cariolou, polisin de soruşturmaya dahil olduğunu vurgulayarak, 'Soruşturmanın birçok bölümünde polisin eylemleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşadık' dedi. Bakanlar kuruluna gelince, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in Anastasiadis kabinesinde görev yaptığını, soruşturma komitesine ifade verdiğini ve merhum bankacı Andreas Vgenopulos'la görüştüğünü kamuoyu önünde açıkladığını hatırlatan avukat, Hristodulidis'in de başsavcı gibi davadan çekilmesi gerektiğini, aksi halde tanık ifadeleri ve tutanaklar dahil tüm soruşturma materyaline erişiminin sorunlu olduğunu savundu.
'Tanıklar, ancak soruşturma görevlilerinden sürecin kesinlikle gizli kalacağına dair net güvenceler aldıktan sonra ifade verdiler' diyen Cariolou, tüm belgelerin polis ve kabineye verilmesiyle 'tanıkların ve ifadelerin olası tehlikelere karşı onarılamaz şekilde açık hale getirildiğini' ekledi. Oysa tanık ifadelerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Cariolou, müvekkili Drousiotis dışında, yolsuzlukla mücadele otoritesinin hangi prosedürü izlediğini nasıl biliyor? Sorgulanan kişilere soruşturma görevlilerinin sürecin 'kesinlikle gizli' kalacağına dair 'net güvenceler' verdiğini nereden biliyor? Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi Başkanı Haris Poyacis veya soruşturma komitesinin herhangi bir üyesiyle iletişim halinde miydi?
Öte yandan, Pazartesi günü Sigmalive'de yayınlanan bir habere göre Cariolou, Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemeleri Kalıcı Mekanizması'nda hukuk görevlisi olarak çalışmıştı. Bu sıfatla, Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç ve eski Sırp Cumhuriyeti Başkanı Radovan Karaciç'in savaş suçu davaları da dahil olmak üzere uluslararası ceza davalarında görev aldı. Haberde ayrıca, Mafia State soruşturma komitesine başkanlık eden Avustralyalı avukat Gabrielle McIntyre'ın da eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde ve Uluslararası Ceza Mahkemeleri Kalıcı Mekanizması'nda baş hukuk danışmanı olarak görev yaptığı belirtildi.
Cariolou ve McIntyre, uluslararası savaş suçları mahkemesinde çalışırken profesyonel bir etkileşim içinde olmuş olabilir mi? Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi, McIntyre'ın atanmasında hangi süreci izledi? Bu görev için başka adaylar var mıydı yoksa birileri tarafından mı önerildi? Bunlar, yalnızca Otorite Başkanı ve Şeffaflık Komiseri Poyacis'in yanıtlayabileceği sorular.
Poyacis, bu olayda şeffaflığa büyük bir bağlılık göstermiş değil. McIntyre'ın Mayıs 2025'ten itibaren soruşturmada yarı zamanlı, ücretsiz ve boş zamanlarında çalışacağını kimseye bildirmedi. Çünkü McIntyre, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü'nün taraf devletler konferansı sekreterliğinin direktörlüğüne atanmıştı.
Şeffaflık Komiseri'nin yakında bu konuya açıklık getireceğine eminiz.