Kıbrıs Mülk Geliştiricileri Birliği Genel Müdürü Mersina Isidorou, Limasol'da iki kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesinin, Kıbrıs'ın ortak mülkiyetli binaları yöneten çerçevesindeki ciddi ve uzun süredir devam eden zayıflıkları "en trajik şekilde" ortaya çıkardığını açıkladı.
Isidorou, bu olayın mevcut kurumsal çerçevenin "modern ihtiyaçları karşılamadığını" ve risk önlemeyi yeterince sağlayamadığını teyit ettiğini söyledi.
Sonraki adımlara ilişkin tartışmalar sürerken Isidorou, "esaslı ve zamanında müdahalelerin" yokluğunun "artık göz ardı edilemeyecek" birikmiş bir soruna yol açtığının ve acil, kararlı bir eylem gerektirdiğinin artık net olduğunu belirtti.
Isidorou'ya göre sorun "yeni değil". Aksine, zaman içinde daha da yoğunlaşan "uzun süredir var olan bir mücadele" ve ortak mülkiyetli binaların yönetimini bir kamu güvenliği meselesine dönüştüren bir sorundur.
Son olaylar ve ardından gelen kamuoyu tartışmalarının, hem "durumun boyutunu hem de kritikliğini" teyit ettiğini ve acil, esaslı ve etkili çözüm ihtiyacını daha da aciliyetli kıldığını ekledi.
Sorunun merkezinde, komünal binalar için "modern, işlevsel ve uygulanabilir bir çerçevenin" yokluğunun yattığını söyledi.
Bu durumun yönetimlerinde ciddi boşluklar yarattığını, özellikle de yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli araçlara veya sorumluluklara sahip olmayan birçok yönetim komitesinin işleyişinde sorunlar oluşturduğunu açıkladı.
Uygulamada bu, temel bakım çalışmaları için zamanında karar alamamak, gerekli müdahaleleri gerçekleştirmede gecikmeler ve uyumsuz mülk sahiplerinden ortak giderleri tahsil etmede ciddi güçlükler anlamına geliyor.
Isidorou'ya göre sonuç, "binaların kademeli olarak bozulması, sorunların birikmesi" ve nihayetinde kiracılar ve vatandaşlar için ciddi risklere dönüşebilecek koşulların oluşmasıdır.
Birlik açısından sorunla başa çıkmanın "hedeflenmiş ve esaslı bir dizi reform" gerektirdiğini vurguladı.
Bu nedenle birliğin, 2023 tarihli Ortak Mülkiyet Binalarının Yönetimi ve İlgili Hususlar Yasası'nın "daha fazla gecikmeden" derhal gündeme alınması ve meclisten geçirilmesi gerektiğini defalarca vurguladığını ekledi.
Bu çabanın önemli bir parçası, şeffaflık, uyum ve ortak mülkiyetli binaların işleyişi üzerinde etkili kontrol sağlayacak bir denetim otoritesinin kurulmasıdır.
Aynı zamanda Isidorou, "net ve birleşik bir yönetim çerçevesi" oluşturmak için standart işletme düzenlemelerinin de gerekli olduğunu söyledi.
Yönetim komitelerinin sorumluluklarının güçlendirilmesinin de kritik olduğunu, çünkü bu komitelerin gerekli bakım çalışmalarını engelsiz yürütebilmesi ve binaların sorunsuz işleyişini sağlayabilmesi gerektiğini ekledi.
Eşit derecede önemli olarak, olağanüstü ve öngörülemeyen giderleri karşılayacak ve kritik müdahalelerdeki gecikmeleri önleyecek zorunlu rezerv fonlarının oluşturulmasını işaret etti.
Ayrıca, zorunlu ve düzenli bina uygunluk denetimlerinin uygulamaya konulmasının "temel bir güvenlik gerekliliği" olduğunu belirtti.
Isidorou'ya göre Kıbrıs artık "sorunu tespit etmekten karar almaya" geçmek zorunda.
"Gecikme artık bir seçenek değil" diyen Isidorou, gerekli reformların hayata geçirilmesi için siyasi irade, koordineli eylem ve net bir takvim gerektiğini ekledi.
Birliğin ortak mülkiyetli binalar konusunu uzun zamandır tutarlı ve sistematik bir şekilde gündeme getirdiğini, "somut ve uygulanabilir öneriler" sunduğunu ve tüm yetkili kurumlarla yürütülen kamu diyaloğuna aktif olarak katıldığını ifade etti.
Bugün birliğin, "modern, etkili ve uygulanabilir bir kurumsal çerçeve" oluşturmayı amaçlayan her girişimi desteklemeye kararlı olduğunu ekledi.
Böyle bir çerçevenin insan hayatının korunmasını sağlaması, vatandaşların güvenliğini güçlendirmesi ve ülkenin yapı stokunun sürdürülebilir yönetimi ve iyileştirilmesine esaslı katkı sunması gerektiğini vurguladı.