ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'un önerdiği 1,5 trilyon dolarlık bütçenin "anın aciliyetini" yansıttığını açıkladı. Hegseth, Şubat ayında başlayan İran savaşının ardından ilk kez yemin altında ifade verdiği Meclis Silahlı Kuvvetler Komitesi oturumunda bu açıklamaları yaptı.
Hegseth, talebi "tarihi" ve "savaş odaklı" bir bütçe olarak nitelendirdi. Mevcut jeopolitik koşulların sürdürülebilir askeri yatırım gerektirdiğini savunarak teklifin, çatışmaya bağlı operasyonel talepler ve daha geniş güvenlik kaygıları çerçevesinde şekillendirildiğini belirtti. Hegseth ayrıca Joe Biden yönetiminin önceki harcama düzeylerini eleştirerek savunmaya yeterli yatırım yapılmadığını ileri sürdü.
Pentagon'un finans şefi, savaşın bugüne kadar yaklaşık 25 milyar dolara mal olduğunu ve bu tutarın büyük bölümünün mühimmata harcandığını komiteye bildirdi. Hegseth, doğrudan İran'a bağlı maliyetlerin bu rakamın altında kalabileceğini ancak "sadece İran'ın ötesinde talep edecekleri çok daha fazla şey olduğunu" belirterek ek finansman taleplerinin gelebileceğine işaret etti.
Genelkurmay Başkanı Dan Caine, silahlı kuvvetlerin operasyonel hazırlığı sürdürebilmesi için "zamanında, öngörülebilir ve sürekli yatırım" gerektiğini vurguladı. Caine, deniz operasyonlarındaki aksamalar ve hava operasyonları dahil olmak üzere bölgedeki gelişmelere yanıt olarak planlama varsayımlarının sürekli güncellendiğini söyledi.
Oturumdaki sorular hem mali hem de stratejik konulara yoğunlaştı. Demokrat milletvekilleri uzun vadeli maliyetler ve hane halkını etkileyen fiyat artışları dahil olmak üzere geniş ekonomik etkiler konusundaki endişelerini dile getirdi. Milletvekili Ro Khanna, ekipman değişimi ve altyapı hasarı dahil toplam harcama konusunda netlik istedi. Hegseth, mevcut tahminlerin "gördükleri toplam maliyeti" yansıttığını söyledi ancak mevcut rakamların ötesinde ayrıntılı projeksiyonlar sunmayı reddetti.
Tartışmalar askeri kampanyanın etkinliğine de yöneldi. ABD'nin savaşı kazanıp kazanmadığı sorulduğunda Hegseth "kesinlikle" yanıtını vererek operasyonları "şaşırtıcı bir askeri başarı" olarak nitelendirdi ve kampanyayı İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme çerçevesinde sundu. Hegseth, stratejik değerlendirmenin anlık mali yükler yerine "İran'ın nükleer silaha sahip olmasının maliyetini" dikkate alması gerektiğini defalarca savundu.
Bazı milletvekilleri bu değerlendirmeye itiraz etti. Demokrat milletvekili Seth Moulton, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların başarı olarak yorumlanıp yorumlanamayacağını sorguladı. John Garamendi ise kayıpları ve bölgesel istikrarsızlığı gerekçe göstererek çatışmayı "ciddi bir kendi kendine açılmış yara" olarak tanımladı. Hegseth bu eleştirileri reddederek bu tür nitelendirmeleri "pervasızca" bulduğunu söyledi ve düşman söylemlerini güçlendirme riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Oturumda iç siyasi konular da gündeme geldi. Demokrat milletvekili Sara Jacobs, Donald Trump'ın son kamuoyu açıklamalarına atıfta bulunarak başkomutan olarak görev yapacak kadar "zihinsel olarak istikrarlı" olup olmadığını sordu. Hegseth soruyla doğrudan ilgilenmekten kaçınarak önceki yönetim döneminde benzer kaygıların dile getirilmediğini söyledi ve bu soru çizgisini uygunsuz olarak nitelendirdi.
Oturumda ayrıca ordudaki liderlik değişiklikleri de ele alındı. Hegseth, ABD Deniz Kuvvetleri sekreterinin yakın zamanda görevden alınmasını doğrulayarak "yeni bir liderlik ve yeni bir yön için zamanın geldiğini" söyledi. Üst düzey yetkililerin "kendilerine verilen görevi yerine getirip getirmediklerine" göre değerlendirildiğini ekledi.
Oturumun genel çerçevesini, artan askeri faaliyetlere ve ekonomik baskıya yol açan süregelen çatışma belirledi. ABD ile İran arasında müzakereler devam ederken geçici bir ateşkes ilan edilmiş olsa da yetkililer, operasyonel ve mali planlamanın süregelen belirsizlikle uyumlu şekilde devam ettiğini belirtti.
Hegseth, mevcut bütçe talebinin hava, deniz ve lojistik kapasiteler dahil tüm alanlarda hazırlıklı olmayı amaçladığını söyledi. Teklifin hem acil savaş ihtiyaçlarını hem de uzun vadeli stratejik konumlanmayı yansıttığını yineleyerek ABD'nin hızla değişen bir güvenlik ortamında ilerlediğini ifade etti.