Polonya, İsrail'in 2024'te Gazze'de World Central Kitchen (WCK) gönüllülerinin hayatını kaybettiği hava saldırısıyla ilgili ceza soruşturmasını sonlandırma kararına sert tepki gösterirken, İngiltere, Kanada ve Avustralya'dan oluşan ortak bir açıklama ile bu karar "utanç verici" olarak nitelendirildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise kararı savunarak, uluslararası hukuka bağlı olduklarını ve bağımsız askeri savcılığın "makul bir suç şüphesi" eşiğine ulaşılamadığı gerekçesiyle ceza davası açmama kararı aldığını belirtti.
İsrail ordusu, 1 Nisan 2024 gecesi Kıbrıs'tan Gazze'ye insani yardım taşıyan konvoya Amalthea koridoru üzerinden üç eşzamanlı hava saldırısı düzenlemişti. Olayın ardından harekatsal hatalar tespit edildiğini ve gerekli komuta ile disiplin önlemlerinin alındığını savunan İsrail, bağımsız askeri savcılığın katı profesyonel ve hukuki değerlendirmeler sonucunda ceza soruşturması başlatmama kararı aldığını duyurdu. İsrail, hayatını kaybeden yedi yardım çalışanının ailelerine başsağlığı dilerken, insani personel güvenliğini ve uluslararası insancıl hukuka uyumu önceliklendirdiklerini iddia etti.
Polonya Dışişleri Bakanlığı, 19 Ağustos'ta alınan soruşturmaya son verme kararını "büyük bir hayal kırıklığıyla" karşıladığını açıklayarak İsrail'in Varşova Büyükelçisi'ni bakanlığa çağırdı. Güneydoğu Polonya'nın Przemysl kentinden olan ve saldırıda hayatını kaybeden Damian Sobol için Przemysl Bölge Savcılığı tarafından paralel bir soruşturma yürütüldüğü belirtilirken, İsrail'den Polonyalı araştırmacıların talep ettiği tüm materyallerin paylaşılması beklendiği vurgulandı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Ignacy Niemczycki, "Güç kullanımının orantılı olması gerektiğine inanıyoruz, bu nedenle bu konuyla ilgili bir açıklama bekliyoruz" dedi.
Karara uluslararası alandan da tepkiler çığ gibi büyüdü. İngiltere, Kanada ve Avustralya yayımladıkları ortak bildiride, soruşturmanın Dünya İnsani Yardım Günü'nde açıklanmasını "özellikle iğrenç" bulduklarını belirterek, "Bu karar çok geç kalınmış ve yetersizdir. Kurbanlar ve aileleri adalet ve hesap verebilirlik hak ediyor" ifadelerini kullandı. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong da karardan "öfke duyduklarını" belirterek, İsrail'in beklentilen hesap verebilirliğin çok gerisinde kaldığını söyledi. Avustralya da saldırıda hayatını kaybeden Avustralya vatandaşı nedeniyle İsrail'in Canberra Büyükelçisi'ni çağırmıştı.
Saldırının ardından WCK'nin kurucusu ünlü şef Jose Andres, İsrail ordusunun yardım çalışanlarını "sistematik olarak, araba araba" hedef aldığını savunmuş, "Bu sadece 'oops' bombayı yanlış yere düşürdük denilecek bir şanssızlık durumu değildi" demişti. Saldırı nedeniyle Larnaka Limanı'ndan gönderilen 330 ton insani yardımın 240 tonu adaya boşaltılmadan geri dönerken, WCK operasyonlarını geçici olarak askıya almıştı.
Olayın yaşandığı dönemde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis bunu "üzücü bir gün" olarak nitelendirirken, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola "insani örgütlerin korunması gerektiğini" vurgulamıştı. İnsani yardım gemisi sağlayan Open Arms örgütünün temsilcisi Oscar Camps ise Gazze'yi, "insan sorumluluğunun seyreltildiği, savaş teknolojilerinin test edildiği distopik bir laboratuvar" olarak tanımlamıştı. 2023'te başlayan Gazze savaşı sürecinde İsrail saldırılarında 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ise saldırılarının Hamas militanlarını hedef aldığını savunuyor.