Rutin bir veterinerlik denetimi olarak başlayan olay, Pyla tampon bölgesinde ciddi bir çatışmaya dönüştü. Gelişmeler BM barış güçlerini, İngiliz Üslerini ve Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin en üst düzey yetkililerini harekete geçirirken, Kıbrıs sorunu görüşmelerinin yeniden başlatılmasına yönelik kırılgan çabaları da gölgeleme riski taşıyor.
Olay nasıl başladı?
Olayın fitilini bir şap hastalığı kontrolü ateşledi. Pyla yakınlarındaki tampon bölgede Kıbrıslı Türklere ait hayvancılık çiftlikleri faaliyet gösteriyor ve bu çiftlikler Kıbrıs'ın serbest bölgelerine süt tedarik ediyor. Kıbrıs Cumhuriyeti Veterinerlik Servisi görevlileri gerekli denetimleri yapmak için tampon bölgeyi geçiyordu. Bu düzenleme sorunsuz şekilde işliyordu.
Ancak işgal makamları Rum veterinerlerin bölgeye girişini engellemeye başladığında durum değişti. Kıbrıslı Türk üreticiler bu yasağı belgeleyen videoları sosyal medyada paylaştı.
Phileleftheros gazetesine göre işgal güçleri bu durumu, tampon bölgede daha geniş bir varlık iddiası için sıçrama tahtası olarak kullandı. Önce "polis varlığı" kisvesi altında bölgeye giren güçler, ardından konuşlanmalarını güçlendirdi ve yükseltti. Bölgeye tanklar sevk edildi. Tampon bölgenin içine bir "KKTC" bayrağı dikildi.
Buna karşılık İngiliz Üsleri, gerginliği kontrol altına almak için kendi kuvvetlerini konuşlandırdı.
İşgal rejiminin iddiaları
İşgal rejimi, söz konusu alanın temel statüsüne itiraz ederek gerilimi daha da tırmandırdı. Rejimin "dışişleri bakanlığı", bölgenin "tampon bölgede değil, tamamen KKTC toprakları ve egemenliği dahilinde" olduğunu iddia etti. UNFICYP'in aksini belirten açıklamasını ise "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Rejim ayrıca UNFICYP'i tarafsızlıktan ayrılmakla ve asılsız suçlamalarla Kıbrıslı Türk tarafını hedef almakla itham etti.
Bu iddia, veterinerlik erişimine ilişkin anlık anlaşmazlığın çok ötesine geçiyor. Kabul edilmesi halinde bu hamle, tampon bölgenin fiili sınırlarını yeniden çizecektir. Lefkoşa bu tür girişimleri "yeni oldu-bittilerin dayatılması" olarak nitelendiriyor.
BM ve Kıbrıs hükümetinin tepkisi
Hem Lefkoşa hem de Birleşmiş Milletler sert tepki gösterdi. BM Genel Sekreteri sözcüsü Stéphane Dujarric, Pazartesi günü yaptığı açıklamada UNFICYP'in "Kıbrıslı Türk güvenlik personelinin yetkisiz girişini" tespit etmesinin ardından Pyla'daki varlığını güçlendirdiğini belirtti. Dujarric, "Tampon bölge içindeki her türlü yetkisiz giriş, varlık veya faaliyet BM misyonunun yetkisinin ihlalini oluşturur" dedi. UNFICYP devriye sayısını artırdı, sahada görünür bir varlık sürdürdü ve önceki durumun yeniden tesis edilmesi için "ilgili tüm taraflarla aktif iletişim" halinde olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi Müdürü Viktoras Papadopoulos, CNA'ya yaptığı açıklamada işgal rejiminin ciddi ihlaller gerçekleştirdiğini söyledi. Hükümetin hem Kıbrıs'ta hem de New York'ta girişimlerde bulunduğunu belirtti. Papadopoulos, "Kritik bir jeopolitik dönemeçte işgal güçlerinin tampon bölge içindeki tırmandırıcı tutumu" karşısında hükümetin "derin endişe ve hayal kırıklığı" duyduğunu ifade etti. Bu eylemlerin "Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini, gerginliği artırdığını ve BM Genel Sekreteri'nin görüşmeleri yeniden başlatma çabalarını, güven inşası ve müzakerelerin yeniden başlaması için koşulların oluşturulması yönündeki çabaları baltaladığını" vurguladı.
Daha geniş boyuttaki riskler
Olayın zamanlaması oldukça dikkat çekici. Papadopoulos, Pyla'daki gelişmelerin Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman arasındaki bir sonraki toplantıda gündeme getirileceğini teyit etti. Bu gelişmelerin Kıbrıs sorunu üzerindeki diyalog çabalarını kesinlikle baltaladığını söyledi. BM Genel Sekreteri iki tarafı müzakere masasına geri getirmek için sessizce çalışıyor. Dujarric, "Tampon bölgenin tüm uzunluğu boyunca sükunet ve istikrarın korunması barış gücü operasyonlarının en yüksek önceliği olmaya devam ediyor" dedi.
Kıbrıs Postası'na göre Lefkoşa, Türkiye'nin Pyla'daki faaliyetlerini işgali genişletme girişimi ve ciddi bir egemenlik sorunu olarak değerlendiriyor. Bu okuma, Türkiye'nin son yıllarda tampon bölge içinde ve çevresinde sürdürdüğü kademeli ilerleme örüntüsüyle tutarlıdır. Konu, durumun tank konuşlanması ve bayrak dikme ile daha da tırmanmasından önce geçen Pazartesi yapılan bir toplantıda ele alındı.
UNFICYP, önceki durumu yeniden tesis etmek için çalıştığını açıkladı.