Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile DİSİ genel merkezi arasında seçim sonrası yeni bir işbirliği önerisi tartışıldığına dair haberler gündemde kalmaya devam ediyor. Kıbrıs'ın merkez sağında siyasi istikrarsızlık, karşılıklı yıpranma ve hem parlamento hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çifte başarısızlık olasılığına yönelik endişeler giderek artıyor.
Kaynaklara göre tartışmalar Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda başlıyor, DİSİ'nin Pindarou Caddesi'ndeki genel merkezinden geçiyor ve daha geniş DİSİ çevrelerine kadar uzanıyor.
Değerlendirilen siyasi senaryolar arasında istikrarlı çoğunluk oluşturamayan bir parlamento ve sağ kanattaki derinleşen iç çatışma yer alıyor. Kaynaklar, bu koşulların perde arkasındaki görüşmeleri canlı tuttuğunu belirtiyor.
Yeni gelişmeler
Kaynaklar, geniş çaplı tartışmayı besleyen üç faktör olduğunu söylüyor.
Birincisi Sandy meselesi. Bu çevrelerdeki pek çok kişi bu olayı, seçim sonrası ortamın nasıl şekillenebileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriyor. İddiaların istikrarsızlaştırma koşulları yaratmak için kullanılabileceği düşünülüyor.
İkincisi Kıbrıs sorunu. Kaynaklar, yazdan itibaren gelişmeler yaşanabileceğini ve bunun iki taraf arasında siyasi koordinasyonu zorunlu kılabileceğini öngörüyor.
Üçüncüsü ise kabine değişikliği olasılığı. Kaynaklar, yaz aylarında veya sonbahardan itibaren gerçekleşmesi muhtemel bir kabine revizyonunun iki tarafı birbirine yakınlaştırmak için bir araç olabileceğini belirtiyor.
Kaynaklar, seçim sonrası bir siyasi ittifakın hayata geçmesi için seçimlerden önce zemin hazırlanması gerektiğini söylüyor. Ancak bu durum mevcut iklimde neredeyse imkânsız olarak nitelendiriliyor. Buna rağmen koşulları açabilecek bazı adımlar tartışılıyor.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı tarafında, DİSİ'den gelen sert eleştirel açıklamalar rahatsızlık yaratıyor. Bu durum özellikle Christodoulides'e karşı kişisel tutumları düşmanca olarak algılanan isimlerden geldiğinde daha belirgin oluyor.
DİSİ tarafında ise Saray'dan gelen ve DİSİ ile AKEL'i bir araya gruplandıran "disakel" ifadesine yapılan atıflar kırmızı çizgi olarak kabul ediliyor. Bu ifade ELAM'ın siyasi pratiğiyle ilişkilendiriliyor.
Her iki taraftaki kaynaklar da karşılıklı güvensizliğin varlığını kabul ediyor. Her iki tarafta da kurulan köprüleri sabote etmeye çalışan kişiler bulunduğunu söylüyorlar.
İki taraf yakın geçmişte iki kez anlaşmaya yaklaştı. En son geçen yaz, Limasol dağ yangınları ve ardından yaşanan siyasi gerginlik bu çabaları rayından çıkardı. Her iki taraf da sorumluluğun ne kadarının diğerine ait olduğu konusunda farklı bir değerlendirmeye sahip.
Meclis başkanlığı ve bakanlık görevleri
Genel beklentiler aynı zamanda yeni Meclis Başkanı seçimiyle de bağlantılı. Annita Demetriou niyetini hiçbir zaman resmi olarak açıklamamış olsa da yeniden seçilmeyi hedeflemesi bekleniyor.
Kaynaklar, Demetriou'nun kazanması durumunda muhtemelen cumhurbaşkanlığı yarışı denkleminden çıkacağını belirtiyor. Adaylığı DİSİ içinde parti içi değişikliklerin koşullarını yaratabilir.
Ancak kazanıp kazanamayacağı ayrı bir konu. Mevcut anketlere göre hiçbir senaryo ona ELAM desteği olmadan çoğunluk vermiyor.
Kaynaklar, ELAM'ın liderlik açıklamalarının partinin son turda bir DİSİ adayını destekleyebileceğini ima ettiğini, ancak bunun özellikle Demetriou olmadığını belirtiyor. Christodoulides'in bu koşulları yaratmada belirleyici bir rol oynayıp oynamayacağı açık bir soru olarak duruyor.
DİSİ içinde ayrıca Cumhurbaşkanı'na yakın çevrelerin ELAM adaylarına gizli destek verdiğine dair söylentiler de dolaşıyor. Cumhurbaşkanı'nın çok yakın bir çalışma arkadaşının Limasol'da belirli bir ELAM adayına oy yönlendirdiği iddia edilen spesifik bir olaya atıfta bulunuluyor.
Aynı zamanda her iki taraftaki kaynaklar, Christodoulides ile Demetriou arasındaki bir uyumun, 2023 bölünmesinin ardından DİSİ'nin parçalarını yeniden bir araya getirme çabası anlamına geleceğini kabul ediyor. Kaynaklar bu yaraların henüz iyileşmediğini söylüyor.
Aynı kaynaklar, böyle bir uyumun ortak tehditlere karşı müşterek bir cephe oluşturacağını da belirtiyor. Bu tehditler arasında DİSİ içinden ELAM'ın ötesinde ALMA ve Doğrudan Demokrasi gibi partilere oy aktarıldığı iddiaları da yer alıyor.