Icerige atla
Genel ⭐ 72/100

Sığınmacı 15 aylık gözaltının ardından serbest bırakıldı

Sığınmacı 15 aylık gözaltının ardından serbest bırakıldı

Yüksek Mahkeme, Kongolu 26 yaşındaki sığınmacının yaklaşık 15 aydır süren gözaltısının hukuka aykırı hale geldiğine hükmetti. Mahkeme, başvurucunun sınır dışı edilmesinin gerçekçi bir ihtimali bulunmadığını tespit ederek derhal serbest bırakılmasına karar verdi.

Geçtiğimiz cuma günü verilen ancak salı günü kamuoyuyla paylaşılan kararda mahkeme, başvurucunun lehine hüküm kurdu. Mahkeme, gözaltının devamının “makul olanın ötesine geçtiği” sonucuna vardı.

Sığınmacı, Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yasadışı yollardan giriş yaptı. Ancak daha sonra kendi isteğiyle yetkililere başvurdu ve giriş ile kalış nedenlerini açıkladı.

Başvurucu, 22 Temmuz 2022'de iltica başvurusunda bulundu. Bu süreçte serbest kalmaya devam etti ve Baf'taki bir alışveriş merkezinde çalıştı.

Yetkililer daha sonra, iltica başvurusunun 12 Kasım 2024'te zımnen geri çekilmiş sayıldığını açıkladı. Ret mektubunun bir hafta sonra gönderildiği iddia edildi.

Başvurucu, işvereninden iltica statüsünü kaybettiğini öğrendi. Bunun üzerine konuyu sormak için 11 Şubat 2025'te Baf'taki göçmenlik servisini ziyaret ettiğinde tutuklandı.

Yasadışı ikamet gerekçesiyle gözaltına alındı. Ertesi gün kendisine tutuklama ve sınır dışı etme emirleri tebliğ edildi.

Başvurucu, daha sonra iltica dosyasının yeniden açılması için talepte bulundu ve uluslararası koruma başvurusu sahibi statüsünü yeniden kazandı.

İlk tutuklama emri iptal edildi. Mayıs 2025'te bunun yerine iltica mevzuatı kapsamında yeni bir tutuklama emri çıkarıldı.

Sınır dışı etme emri askıya alındı, ancak geçen haziran ayında iltica başvurusu reddedildi.

Başvurucu Yüksek Mahkeme'de, uzun süreli gözaltının “hukuka aykırı, haksız ve kötüye kullanım niteliğinde” olduğunu savundu. Sınır dışı edilmesi için “gerçek ve gerçekçi bir ihtimal bulunmadığını” ileri sürdü.

Mahkeme bu görüşü kabul etti. Sınır dışı etmeye bağlı gözaltının kesinlikle sınırlı tutulması gerektiğini vurguladı. Mahkeme ayrıca böyle bir gözaltının ancak yetkililerin “gereken özeni” göstermesi halinde haklı görülebileceğinin altını çizdi.

Mahkeme kararında, “Gözaltı, anayasal güvence altındaki özgürlük hakkının kısıtlanmasıdır” ifadelerine yer verdi. Özgürlükten yoksun bırakmanın “mümkün olan en kısa süre için olması gerektiği” de vurgulandı.

Mahkeme ayrıca 15 aylık sürenin “göz ardı edilemeyecek” bir süre olduğunu belirledi. Sınır dışı etme emri askıya alınmış ve başvurucunun itirazı hâlâ mahkemelerde derdest olduğu sürece sınır dışı işleminin gerçekçi biçimde yürütülemeyeceğini ifade etti.

Yüksek Mahkeme, ulusal güvenlik kaygıları içeren davalarda bile sınır dışı etmenin gerçekçi olmadığı durumlarda uzun süreli gözaltının haklı gösterilemeyeceğini de belirtti.

Paylaş: