Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Yenidüzen gazetesine karşı açtığı hakaret davası, Kuzey Lefkoşa'daki bir mahkeme tarafından Salı günü reddedildi. Mahkeme, gazetenin ifade özgürlüğü hakkı çerçevesinde hareket ettiğine hükmetti.
Başyargıç Şerife Katip kararı okurken, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 2023 yılında gazetecilere yönelik "stratejik davaları" kınadığını hatırlattı. Katip, bu tür davaların "ifade özgürlüğüne dolaylı müdahale" oluşturduğunu ve gazetecileri görevlerini yapmaktan caydırdığını söyledi.
"Üst düzey politikacılara yönelik sert eleştirilerin engellenmesi oto-sansüre yol açabilir, gazetecileri kamu yararına habercilik yapmaktan vazgeçirebilir ve demokratik tartışmanın kapsamını daraltabilir" dedi.
Katip, Tatar'ın itiraz ettiği yazıların "mizahi ve satirik bir dil" içerdiğini ve bunun "hem Avrupa hem de yerel hukuk kapsamında geçerli bir gazetecilik yöntemi" olduğunu ekledi.
"Söz konusu yazılar Tatar'ın kişisel hayatına değil, siyasi konumuna, tutumuna ve kamusal görevlerine yönelikti. Bu yazılar, kaleme alındıkları dönemde toplumda tartışılan kamusal ve siyasi meseleler bağlamında değerlendirilmelidir" diye belirtti.
Yazıların müellifi gazeteci Serhat İncirli, karar sonrasında "Ben suç işlemek için gazetecilik yapmıyorum" dedi.
İncirli şunları söyledi: "Suç işlemek, kişisel hakaret ve küfür anlamına gelir. Tatar'ın tanıklarının da belirttiği gibi, yazılarıma belirli bir mizah ve hiciv katmaya çalıştım. Bu benim tarzım. Çapraz sorguda da aynı şeyi söyledim. Benim sorunum Ersin Tatar ile değil, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar iledir. Tatar'ın görevi yapamadığını ve hatalarının neler olduğunu yazdım."
İncirli ayrıca Tatar'ın talep ettiği azami 5 milyon TL (yaklaşık 94.725 euro) tazminatın, kabul edilmesi halinde Yenidüzen'i ciddi mali sıkıntıya sokacağını belirtti.
"Bu davayı kaybetseydik, ödeyemeyeceğimiz bir meblağ olacaktı" diyen İncirli, Tatar'ın cumhurbaşkanlığı döneminde bu davayı finanse etmek için kamu fonlarından aldığı parayı KKTC'ye geri ödemesi çağrısında bulundu.
İncirli, "Kamu fonlarını kullanarak hukuk davası açtı. Yine kamu fonlarıyla ceza davası da açmaya çalıştı ancak başsavcılık bunu reddetti. Bu nedenle Ersin Tatar'ın kamu fonlarını devlete geri ödemesini talep ediyorum. İstediğim tek şey budur" dedi.
Ersin TatarYenidüzen'in genel yayın yönetmeni Mert Özdağ da davanın mali boyutuna değinerek, Tatar'ın talep ettiği yüksek tazminat miktarının "ağırlaştırılmış tazminat ve kapatma talebi" anlamına geldiğini söyledi.
Özdağ, Tatar'ın "cumhurbaşkanlığı makamını kullanarak bir gazetenin kapatılmasını talep ettiğini" belirtti.
"Mahkeme bugün tarihi ve öğretici bir karar verdi. Bu karar içinden geçtiğimiz dönem açısından son derece önemlidir. Ersin Tatar gazetemizi kapatamadı" diyen Özdağ, davanın gazete için "bir yaşam meselesi" olduğunu ekledi.
İncirli'nin yazılarında Tatar'a yönelik çeşitli sert eleştiriler yer almıştı. Bir yazısında şöyle demişti: "Eğer EOKA, EOKA B, ELAM, Makarios, Grivas, Sampson, Yorgacis ve akla gelen tüm Rum kurum, kuruluş ve kişilerin hedeflerinden biri Kıbrıs Türk toplumunu yok etmekse, bunu Tatar başardı."
İncirli ayrıca Tatar'ı "saçma sapan toplum liderliği" yapmakla suçlamıştı. Tatar, geçen yıl Nisan ayında mahkemedeki ifadesinde bu ifadeye özellikle itiraz etmişti.
Tatar, geçen yılki KKTC cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki anketlere atıfta bulunarak "tutumum açıktır" ve "şu anda anketlerde hâlâ birinciyim" demişti.
"Dünya, onun benim hakkımda 'saçmalıyor' dediğini duyuyor. Cambridge mezunu olduğumu ve nerede çalıştığımı biliyor. Beş yıl bu ülkenin maliye bakanı olan, başbakanlık yapan ve Akıncı'ya karşı seçim kazanan Ersin Tatar'ın acınası ve soytarı biri olduğunu dünyaya yayıyor" demişti.
Sonuçta Tatar, geçen yılki seçimde ağır bir yenilgiye uğradı. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından koltuğundan edilen Tatar, yüzde 35,8 oy aldı. Bu oran, görevdeki bir KKTC cumhurbaşkanının aldığı en düşük oy yüzdesi olarak tarihe geçti.