Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na sunulan gizli bir iç risk değerlendirme raporu, hükümetin uzak sınır bölgesi Tillerya'yı geliştirme planlarında ciddi çıkar çatışması endişeleri ortaya koydu. Haberi Phileleftheros gazetesi duyurdu.
Rapor, hükümetin doğrudan ya da Lefkoşa Bölgesi Yerel Yönetim Örgütü (EOA) aracılığıyla yürüttüğü on milyonlarca euro değerindeki projelerin ihale süreçlerinin hukuki açıdan savunmasız olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, dava dalgası, ihale iptalleri ve önemli fonların kaybına yol açabilir.
Değerlendirmeyi bağımsız bir kaynak önleyici amaçla hazırladı. Rapora göre asıl tetikleyici, EOA'daki belirli bir işe alım oldu. Bu kişinin örgütün kararlarını ve eylemlerini etkileyebileceği ileri sürülüyor.
AB ihale kuralları kapsamında hukuki risk
Temel endişe, ihale kararlarını veya proje planlamasını etkileyebilecek kurumsal görevler üstlenen kişilerin aynı zamanda ihaleyi yapan kurumlarla mali veya ticari ilişki içinde olması üzerine yoğunlaşıyor.
Kıbrıs'ın 73(1)/2016 sayılı Kamu İhale Yasası'na göre ihaleyi yapan kurumlar yalnızca fiili tarafsızlığı değil, tarafsızlığın "nesnel görünümünü" de sağlamakla yükümlüdür. Avrupa Adalet Divanı (AAD) içtihadı, bir kararın fiilen etkilendiğinin kanıtlanmasını şart koşmuyor; olası bir çıkar çatışmasına dair "makul izlenim" yaratan nesnel faktörlerin varlığı bile bir ihaleyi geçersiz kılmaya yetiyor.
Rapor, yerel yönetimlerin süreçte artık kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Bu yönetimler; ihtiyaçların belirlenmesi ve teknik şartnamelerin hazırlanmasına, yenilenebilir enerji ve atık yönetimi projeleri dahil stratejik projelere ilişkin kamuoyu istişarelerine ve EOA'nın imar izni kararlarına yön veren görüşlerin oluşturulmasına katılıyor.
Tazminat talepleri ve gecikme riski
Rapor, kendini dezavantajlı gören ekonomik aktörlerin hukuki itirazlarının şu sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor: İhale İnceleme Kurumu'na başvurular, fonların dondurulması ve kaynakların kaybı ile devlete karşı tazminat davaları.
Raporun sonucu kesindir: Hükümet ve Lefkoşa EOA'sı acilen hukuki görüş almalı ve bu konularda kapsamlı bir önleyici inceleme yapmalıdır.
Rapor, bu belirsiz alanların zamanında ele alınmaması halinde bölgenin kalkınma vizyonunun ciddi şekilde baltalanabileceğini belirtiyor.
Değerlendirme; 73(1)/2016 sayılı Yasa ve AB Direktifi 2014/24, idare hukukunun temel ilkelerine dair 158(1)/1999 sayılı Yasa ile C-538/13 ve 21/03 sayılı AAD davalarını referans alıyor.
Rapor, belirli bir kişiyle bağlantılı olmadığını ve yalnızca projelerin sorunsuz uygulanmasını güvence altına almayı ve tam hukuki uyumu sağlamayı amaçladığını açıkça ifade ediyor.
Risk altındaki projeler
Tillerya bölgesinde potansiyel olarak etkilenebilecek beş proje tespit edildi:
• Lefkoşa EOA'sı tarafından 10 milyon euro maliyetle inşa edilecek, Tillerya bölgesindeki tüm topluluklara hizmet verecek Kato Pyrgos atık su toplama ağı ve arıtma tesisi.
• Fotovoltaik sistemler ve enerji depolama üzerine kurulu, bölgeyi "yeşil topluluk"a dönüştürmeyi hedefleyen toplam 18 milyon euro maliyetli proje.
• 1,6 milyon euro maliyetli topluluk kompostlama tesisi.
• 800.000 euro maliyetli Yeşil Nokta ve Geri Dönüşüm Noktası.
• Lefkoşa EOA'sı tarafından yönetilecek, geri dönüştürülebilir malzeme toplama amaçlı yeşil kiosk.