Türk Kıbrıslı mülk sahiplerinin tazminat talepleri son üç yılda arttı. Yetkililer, bozulan binaların ciddi yaralanma ya da ölüme yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu tespitler, Türk Kıbrıslı Mülkleri Yönetim Servisi’nin parlamentoya sunduğu risk değerlendirmesinde yer alıyor.
Talepler hem Rum Kıbrıslıların Türk Kıbrıslı mülkleri kullanmasıyla hem de hükümetin kamu altyapı projeleri için yaptığı arazi kamulaştırmalarıyla ilgili.
Servis bu sorunları yüksek riskli olarak sınıflandırdı. Servis ayrıca, emanetçi sıfatıyla Türk Kıbrıslı mülkleri yöneten İçişleri Bakanı’nın karşı karşıya olduğu mali ve hukuki zorlukların altını çizdi.
Değerlendirmede yüksek riskler kırmızıyla, orta riskler turuncuyla, düşük riskler ise yeşille gösteriliyor.
Tespit edilen tehditler arasında şunlar var: kamulaştırmalardan doğan tazminat talepleri, Türk Kıbrıslı mal sahiplerinin olası talepleri, yargı ve yasama alanındaki gelişmeler, artan bina bakım ve restorasyon maliyetleri ile üçüncü taraflara bağlı projelerde veya reformlarda yaşanan gecikmeler.
Yapısal sorunlar yaralanma ve ölüm korkusunu artırıyor
Servis ayrıca Türk Kıbrıslı binaların yapısal durumunu büyük bir mali risk olarak tanımladı.
Denetimler sürüyor. Ancak şimdiye kadarki bulgular, incelenen binaların önemli bir bölümünün yapısal açıdan ek değerlendirmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Benzer ölçüde önemli bir bölüm ise potansiyel olarak tehlikeli sınıfına alındı ve acil yapısal inceleme gerektiriyor.
Servis, bu bulguların mali riski artırdığını belirtti. Çünkü ayrıntılı yapısal çalışmalar, onarım ve güçlendirme işleri ciddi maliyetlere yol açabilir.
Boş ya da eski mülklerin durumunu ve güvenliğini ele alan bölümde, değerlendirme kamu güvenliğine yönelik risklere de dikkat çekiyor.
Bazı binalar yasa dışı şekilde işgal edilmiş olabilir ya da yaşlanma nedeniyle bozulmuş olabilir. Bu durum, başka insanlar için tehlikeli koşullar yaratabilir.
Servis, bu risklerin olası yaralanma ya da can kaybını, mülkleri yöneten yetkililer için de hukuki ve mali sonuçları içerdiğini söyledi.
Ödenmeyen kiralar ve eskiyen bilgisayar sistemi
Türk Kıbrıslı Mülkleri Yönetim Fonu’na ödenmeyen borçların birikmesi orta düzeyde risk olarak sınıflandırıldı.
Değerlendirmeye göre uzun süredir ödenmeyen çok sayıda borç hâlâ duruyor. Bu durum fonun likiditesini etkiliyor ve gelirleri daha az öngörülebilir hale getiriyor.
Servis, bakiyeler etkin şekilde yönetilmezse ortaya çıkabilecek mali sonuçlara karşı uyardı.
Kira sözleşmelerinin gözden geçirilmesi ve yeni sözleşmelerin imzalanmasının kira tahsilatını iyileştirmesi bekleniyor. Yine de birikmiş borçların tahsili için sürekli izleme ve hedefli adımlar gerekecek.
Servis ayrıca eskiyen bilgisayar sisteminde ciddi zayıflıklar tespit etti. Bu durum, bilgileri yönetme ve ödemeleri etkin şekilde izleme kapasitesini sınırlıyor.
Sorunlar arasında kira sözleşmeleri ve değişikliklerinin eksiksiz kaydını tutamamak ile kira ödemeleri, ödenmemiş borçlar ve diğer mali raporlar için veri çıkarmakta yaşanan zorluklar yer alıyor.
Bu sınırlamalar etkili iç denetimi zayıflatıyor.
Eksik kayıtlar yeni riskler yaratıyor
Değerlendirme, mülk ve kiracı kayıtlarındaki eksiklikleri de orta düzeyde risk olarak gösteriyor.
Servis, kiracılara, mülk sahiplerine ve mülklerin kendisine ilişkin bilgileri düzenli olarak güncellemek zorunda. Ancak bilgisayar sistemi diğer ilgili devlet dairelerine bağlı değil.
Bu daireler arasında Arazi ve Harita Dairesi, Yerinden Edilmiş Kişilerin Bakım ve Rehabilitasyon Servisi ile Merkezi Bilgi Deposu yer alıyor.
Entegrasyon eksikliği, kayıtlar güncellenirken ya da bilgiler işlenirken hata ve gecikme riskini artırıyor.
Bir diğer zayıf nokta ise Türk Kıbrıslı mülklerin iadesine yönelik hukuki süreçleri ve talepleri kapsayan kapsamlı kayıtların bulunmaması.
Servis, bu tür kayıtların emanetçi sıfatıyla İçişleri Bakanı aleyhine açılan davaları izlemesine yardımcı olacağını ve kararlar alınırken ihmal, gecikme ve eksik bilgi riskini azaltacağını söyledi.
Eskiyen mülkler uzun vadeli sürdürülebilirliği tehdit ediyor
Türk Kıbrıslı mülklerin uzun vadeli sürdürülebilirliği ve korunması da orta düzeyde stratejik risk olarak sınıflandırıldı.
Servis, birçok binanın yaşının, artan bakım ve restorasyon ihtiyacının ve sınırlı mali kaynakların mülkleri zaman içinde koruma ve kullanma kapasitesini etkileyebileceği konusunda uyardı.
Bu kaygılar yalnızca mülk değerlerinin korunmasıyla değil, emanetçinin mülk sahiplerinin çıkarları doğrultusunda hareket etme yükümlülüğüyle de ilgili.
Yine de değerlendirme, yönetim çerçevesindeki iyileşmeleri de ortaya koyuyor.
Karar alma süreçlerinde şeffaflığı, nesnelliği ve verimliliği güçlendirmek amacıyla yasal değişiklikler yapıldı.
Servis ayrıca belirli yüksek değerli ticari mülk kategorileri için rekabetçi ihale usullerinin getirildiğini vurguladı.
Servis, bu önlemlerin iyi yönetimi desteklediğini ve Türk Kıbrıslı Mülkleri Yönetim Fonu’nun gelirlerini en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olabileceğini söyledi.
Mülk yönetim harcamaları 2027’de 17 milyon euroya ulaşacak
Türk Kıbrıslı mülklerin yönetimine yapılan harcamaların 2027 yılında yaklaşık 17 milyon euroya ulaşması bekleniyor.
Hükümet 7,5 milyon euro katkıda bulunacak. Kalan finansman ise Türk Kıbrıslı mülklerden elde edilen kira gelirlerinden sağlanacak.
Bütçenin önemli bir bölümünü, bakım projelerinde çalışan saatlik ücretli işçiler için ayrılan 4.278.129 euro oluşturuyor.
Bir diğer 3.215.000 euro ise Türk Kıbrıslı Mülkleri Yönetim Servisi’ndeki personel ücretlerine ayrıldı.
Ayrıca 4 milyon euro, yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı evlerin bakım ve onarımına harcanacak.