Polis, yasadışı ikamet ettiği gerekçesiyle bir Vietnamlı kadını gözaltına alarak Mennogia tutukevine götürdü. Burada yapılan aramada kadının üzerinde binlerce euro nakit para ve mücevher bulundu. Kadın, bu malların nereden geldiğine dair yeterli açıklama yapamayınca hakkında ayrıca dava açıldı.
Kadın, 2017 yılında Kıbrıs'a gelmiş ve beş yıl boyunca kuzeyde yaşadıktan sonra güneye geçerek Limasol'a yerleşmişti. Kendi ifadesine göre günde üç eve kadar temizliğe gidiyor, 10 ila 12 saat çalışıyor ve ayda yaklaşık 3.000 Euro kazanıyordu. Kısa süre önce yasadışı ikamet suçlamasıyla polis tarafından yakalanmış ve sınır dışı edilmeyi beklemek üzere Limnes bölgesindeki bir tutukevine gönderilmişti.
13 Mayıs 2026'da eşyaları kontrol edildiğinde çeşitli banknotlar halinde 11.950 Euro nakit, toplam değeri 20.000 Euro olan mücevher ve üç cep telefonu bulundu. Kadın bunların hiçbiri için yeterli açıklama yapamadı.
Ortaya çıkan mallar için herhangi bir hak sahibi çıkmamış olsa da kadına ayrıca yasadışı mal bulundurma suçlaması yöneltildi.
İfadesinde, paradaki birikiminin çalışarak kazandığından olduğunu ve yaptığı işler için fiş kesmediğini söyledi. Üzerinde bulunan mücevherlerin tamamının kendisine ait olduğunu belirtti.
Mahkemeye verdiği ifadede, eski işvereninin kendisine merhum annesine ait bir yüzük hediye ettiğini, Limasol'daki Mesa Geitonia semtinde bir kuyumcudan yaklaşık 400'er Euro'ya iki yüzük daha aldığını ancak ödeme belgesi bulunmadığını ve dükkânın adını hatırlamadığını söyledi. Marinaya yakın bir dükkândan gümüş bir haç aldığını ancak dükkânın adını ve fiyatını da hatırlamadığını ifade etti.
Ayrıca bir bit pazarından tanesi 10 Euro'ya üç plastik yüzük aldığını, diğer mücevherlerin ise Vietnam ve kuzeyden geldiğini söyledi. Bir kuyumcunun adını vermesine rağmen, dükkân sahibi ifadesinde kadına 25 yıllık bu iki yüzüğü hiç satmadığına dair tanıklık etti.
Larnaka Mahkemesi, kadının valizindeki nakit para ve mücevherlerin bu değerdeki eşyalara yakışmayacak şekilde, çorap ve mendillere sarılı olarak saklandığını tespit etti. Mahkeme, bu durumu da göz önünde bulundurarak kadının üzerinde bulunan malların çalıntı olduğuna hükmetti.
Mahkeme ayrıca, kadının Budist olduğunu söylemesine rağmen üzerinde haç ve Meryem Ana tasvirli madalyonlar gibi Hristiyan dini sembollerinin bulunduğuna dikkat çekti.
Mahkeme, tüm delillerin birlikte değerlendirildiğinde nesnel olarak makul bir şüphe oluşturduğuna karar verdi. Kadının üzerinde bulunan malların çalıntı olduğuna hükmetti. Cezanın belirlenmesi ve malların akıbetine ilişkin karar ise daha sonra açıklanacak.
Kadın, yasadışı ikamet suçlamasını kabul ederken yasadışı mal bulundurma suçlamasını reddettiği için duruşma yapıldı.