'Videogate' olarak adlandırılan olayı araştıran müfettişler bu hafta başsavcılığa bir güncelleme sundu. Perşembe günkü haberlere göre ekip, cezai kovuşturmaya yol açabilecek yeni kanıtlar ortaya çıkardı.
Günlük Politis gazetesi, bağımsız ceza müfettişi Andreas Paschalides'in Çarşamba günü başsavcılık ofisinde üst düzey yetkililerle bir araya geldiğini yazdı.
Gazeteye göre, daha fazla araştırıldığında mevcut durumu değiştirebilecek yeni bilgiler gün ışığına çıktı. Şu ana kadar elde edilen delillerin, Başkan Nikos Christodoulides'in yardımcıları tarafından işlenen cezai suçları kanıtlamadığı belirtiliyor.
Eğer durum böyleyse, Paschalides bulgularını başsavcıya teslim etmek için bir kez daha ek süre talebinde bulunabilir. Aksi takdirde rapor, planlandığı gibi 16 Haziran'da teslim edilecek.
Raporun kovuşturma önerip önermediğine bakılmaksızın, son söz başsavcıya ait.
Dava, 8 Ocak'ta 'Emily Thompson' adlı bir hesap tarafından çevrimiçi yayınlanan bir videoyla ilgili.
Sekiz dakikalık video klibinde, dönemin başkanlık genel sekreteri Charalambos Charalambous, eski enerji bakanı Giorgos Lakkotrypis ve Cyfield CEO'su Giorgos Chrysochos arasında, bağışçılara yönelik 'çıkar karşılığı iyilik' himayesi, seçim kampanyası finansmanı ve Vasiliko enerji santraliyle bağlantılı 150 milyon euroluk bir yatırımla ilgili konuşmalar yer alıyordu.
Charalambous görevinden istifa ederken, First Lady Philippa Karsera da yayınlanan materyalde kendisine atıfta bulunulmasının ardından feshedilen Sosyal Destek Ajansı'nın başkanlığından ayrıldı.
Başkan, iddiaları en başından beri reddetti ve videoyu 'bir uydurma, çarpıtma ve hibrit saldırı ürünü' olarak nitelendirdi.
Görüntülerde yer alan kişiler de materyalin seçici bir şekilde düzenlendiğini ve bağlamından koparıldığını ileri sürdü.
Daha sonra, Nisan ayında, İsrailli özel istihbarat şirketi Black Cube, kayıtları üreten operasyonun arkasında kendisinin olduğunu doğruladı.
Şirket, 'Kıbrıs'ta Cyfield tarafından gerçekleştirilen yolsuzluğu ortaya çıkarmaktan gurur duyduğunu' belirtti ve soruşturma sırasında Kıbrıslı yetkililerle işbirliği yaptığını doğruladı.
Ceza soruşturması daha sonra kayıtların kökenlerini, yayınlanma koşullarını ve çevrimiçi olarak dolaşıma sokulan materyalin orijinalliğini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Yetkililer, adli ve delil incelemesi için yaklaşık 30 saatlik kayıttan oluşan tüm arşivi ele geçirdi.
Politis'e göre, Black Cube'un müdahalesi ve kamuya açık itirafıyla ilgili soru işaretleri var.
Birincisi, şirket operasyonları hakkında kamuya açık yorum yapmama yönündeki olağan politikasını bozdu.
İkincisi, görsel-işitsel materyal Kıbrıslı yetkililere hangi koşullar altında teslim edildi? Peki Black Cube'un açıklaması neden başkanın yardımcılarından değil de müteahhit Cyfield'a odaklandı?
Politis'e göre Kıbrıs istihbarat servisinin (KYP) yardımı göz önüne alındığında, yetkililerin Black Cube ile nasıl temasa geçtiği de bir başka soru.
Bunun gerçekleşmesi için İsrail Mossad'ı aracılık mı etti? Kıbrıs hükümeti ile İsrail'in üst düzey siyasi liderliği arasında herhangi bir temas oldu mu?