Gazeteci Marios Demetriou, medyanın intihar haberciliğinde taşıdığı ahlaki sorumluluğa dikkat çekiyor. Yazara göre basın, hassas konularda haber yaparken hayat kurtarabilecek ya da kayıplara yol açabilecek bir güce sahip.
Konunun adı, Alman yazar Johann Wolfgang von Goethe'nin 1774'te yayımladığı 'Genç Werther'in Acıları' romanından geliyor. Roman, mutsuz bir aşk yaşayan ve intihar eden genç bir adamın hikayesini anlatıyordu. Kitabın yayımlanmasının ardından Avrupa'nın birçok ülkesinde benzer yöntemlerle gerçekleştirilen taklit intihar vakalarında ciddi bir artış gözlendi. Bu olgu sosyologlar tarafından 'Werther etkisi' olarak adlandırıldı.
Günümüzde de aynı tehlike geçerliliğini koruyor. Medyanın bir intihar olayını nasıl haberleştirdiği, başka kişilerin de benzer adımlar atmasını tetikleyebiliyor. Özellikle intihar yönteminin ayrıntılı anlatılması, olayın romantikleştirilmesi veya sansasyonel başlıklarla sunulması ciddi risk taşıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası gazetecilik kuruluşları, intihar haberciliği için belirli rehber ilkeler yayımladı. Bu ilkelere göre haberlerde yöntem ayrıntıları verilmemeli, olay birinci sayfada büyük başlıkla sunulmamalı ve mağdurun fotoğrafı ön plana çıkarılmamalı. Bunun yerine yardım hatları ve destek kuruluşlarının iletişim bilgileri paylaşılmalı.
Yazar, ruh sağlığı sorunlarının toplumda hala tabu olarak görüldüğüne dikkat çekiyor. Bu durum, yardıma ihtiyaç duyan insanların destek aramasını zorlaştırıyor. Basının görevi, bu tabuyu kırmaya yardımcı olmak ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak olmalı.
Demetriou'ya göre haberciler, yalnızca olayı aktaran kişiler değil aynı zamanda topluma karşı sorumluluk taşıyan profesyonellerdir. Etik ilkelere bağlı kalmak, hız ve sansasyon arayışından çok daha önemli. Doğru haberlenmiş bir intihar haberi, başka hayatların kurtulmasına katkıda bulunabilir.
Yazıda ayrıca sosyal medyanın yarattığı yeni risklere de değiniliyor. Geleneksel medyanın aksine sosyal platformlarda içerikler hızla yayılıyor ve denetim mekanizmaları sınırlı kalıyor. Bu nedenle medya okuryazarlığı eğitimi ve kullanıcıların bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak Werther'in ahlaki ikilemi, bugün her gazetecinin masasında duran bir sorudur: Haber değeri ile insan hayatı arasındaki dengeyi nasıl kuracağız? Yazara göre yanıt açık; her zaman insan hayatı önce gelmeli.