Dikelya Mahkemesi'nde görevli İngiliz Üsleri yargıcı Carl Gumsley'den yeni bir provokasyon geldi. Yargıç, sömürge dönemini anımsatan emsalsiz bir kararla basın özgürlüğünü kısıtladı ve gazetecileri, uymamaları halinde mahkemeye saygısızlıktan cezai kovuşturmayla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı.
Duruşma, iki çocuğunun ölümü nedeniyle bir babaya yönelik suçlamaların okunmasıyla başlaması gerekirken —ki bu dava kapalı kapılar ardında yapılmamıştı— yargıç oturumun büyük bir bölümünü medyaya ayırdı. Gazetecilere, ne Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerinde ne de İngiliz Üsleri mahkemelerinde on yıllardır görülmemiş kısıtlamalar getirdi.
Gumsley, İngiltere ve Galler mevzuatında, bir yargıcın gazetecilere açık duruşmalardaki tüm bilgileri haberleştirmemeleri talimatı vermesine izin veren belirli bir hükme atıfta bulundu.
Konu, bir önceki duruşmada gazetecilere kağıt ve kalem dağıtılması ve canlı yayın yapmalarının yasaklanmasıyla ortaya çıktı. Olağan uygulama, yazılı mesajlar aracılığıyla yapılan canlı yayındır. Yargıcın açıkladığına göre, esasen canlı yayına ne zaman izin verileceğine, ne zaman not alınacağına vaka bazında karar verecek ve her duruşmanın sonunda gazetecilere neyi haberleştirebilecekleri söylenecek.
Olağanüstü olan şey, canlı yayın yapmak isteyen gazetecilerin artık mahkemeye başvuruda bulunmak zorunda olması. Böylece mahkeme, yargıcın belirttiği gibi, 'eğitim alıp almadıklarını ve yasayı anlayıp anlamadıklarını' teyit edebilecek. Beklenebileceği gibi, duruşma salonundaki gazeteciler, bu kararın basın özgürlüğünü açıkça ihlal etmesi nedeniyle protesto ettiler ve itirazlarını dile getirdiler. Üslerin Basın Ofisine güçlü itirazlar iletildi ve Kıbrıs Gazeteciler Sendikası'na (UCJ) da bilgi verildi.