Kıbrıs Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu, hükümet ve devlet yetkililerinin basın sorularını yanıtlamayı giderek artan biçimde reddetmesini kınadı. Birlik, bu tutumun şeffaflığı, kamuoyunun bilgilendirilmesini ve kamu işlerinin eleştirel denetimini ciddi şekilde zayıflattığı uyarısında bulundu.
Birlik iki özel olaya dikkat çekti. 16 Nisan'da Polis Genel Müdürü Themistos Arnaoutis, gazetecileri basın açıklaması için çağırdı ancak sorularını yanıtlamayı reddetti.
21 Nisan'daki Bakanlar Kurulu toplantısının ardından ise gazeteciler boşuna bekledi; hiçbir yetkili açıklama yapmadı.
Yönetim Kurulu, bir kabine toplantısı sonrasında bu durumun ilk kez yaşanmış olabileceğini belirtti. Söz konusu toplantının, hükümetin Sandy davasının soruşturmasında FBI'dan yardım alma kararı aldığı oturum olduğuna dikkat çekti. Bu karar, basının yoğun ilgisini çekecek nitelikteydi.
Sandy davası, gazeteci Makarios Drousiotis'in kamuoyuyla paylaştığı iddialara dayanıyor. İddialarda üst düzey siyasi, hukuki ve finansal isimler arasındaki yolsuzluk bağlantıları gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Christodoulides, FBI'ın soruşturmada toplanan ifade ve delillerin analizine yardımcı olacağını açıkladı.
Birlik Yönetim Kurulu, gazetecilerin soru sorma görevinin, yetkililerin ise bu soruları yanıtlama yükümlülüğünün bulunduğunu vurguladı. Her iki taraf da kamusal alanda faaliyet gösteriyor ve buna göre değerlendiriliyor: gazeteciler sorularının kalitesiyle, yetkililer ise yanıtlarının içeriğiyle.
Birlik, yetkililerin gazetecileri yalnızca açıklama kaydediciler olarak görmemesi gerektiğini belirtti. Gazeteciler araştırır, sorgular, bilgiye ulaşmaya çalışır, itiraz eder ve sıklıkla karşı görüş sunar. Tüm bu faaliyetleri halkın adına ve kamu yararına gerçekleştirir.
Birlik, basın sorusu sorma hakkının tartışmaya açık olmadığını açıkça ifade etti.