Yeme bozukluğu olan kişiler için uzmanlaşmış gündüz bakım merkezi, iki yıl önce açıklanmasına rağmen hâlâ kâğıt üzerinde duruyor. Bu merkez için Sağlık Bakanlığı 1 milyon euroluk bir planlama açıklamıştı. Bakanlığın Meclis'e verdiği son yanıt, bu planın ne olduğunu netleştirmiyor; yanıt, Ruh Sağlığı hizmetlerinin ilerideki gelişimine atıfta bulunuyor. Öte yandan, yetişkinler ya da çocuklar için yeme bozukluğu olanlara yönelik bağımsız bir yatarak tedavi biriminin kurulması öngörülmüyor.
Milletvekili Andreas Apostolou'nun sorduğu soruya yanıt veren Sağlık Bakanı Neofitos Haralambidis, OKYpY'den aldığı bilgiye dayanarak Ruh Sağlığı'nın yeni altyapısının 2. ve 3. aşamalarına yetişkinler için uzmanlaşmış ayaktan tedavi kliniklerinin ve çocuklar için benzer hizmetlerin kurulmasının dahil olduğunu belirtiyor. Ancak bu aşamalar için belirli bir takvim olmadan hareket ediliyor.
Yetişkin hastalardan yatarak tedavi gerekenler için bakanlık, klinik durumları izin verdiği sürece hastaların psikiyatri kliniklerinde tedavi edildiğini açıklıyor. Hayatlarına yönelik acil bir tehlike bulunan ve tedaviyi kabul etmeyen hastalar için ise Athalassa Hastanesi'nde müdahale öngörülüyor. Zor vakalar ise karşılıklı koordinasyonla uzmanlaşmış yurt dışı kliniklerine yönlendiriliyor.
20 Haziran 2024'te Meclis Sağlık Komitesi önünde Sağlık Bakanlığı, OKYpY ile istişare ederek çocuklar ve yetişkinler için uzmanlaşmış bir gündüz bakım merkezinin kurulmasına karar verildiğini duyurmuştu.
Bu amaçla 1 milyon euroluk bir ödenek hesaplanmıştı. Bakanlık bu tutarı 2025 bütçesine koymayı planlıyordu; böylece Lefkoşa çevresinde uygun bir mekân kiralanacaktı. Merkezde farklı uzmanlık alanlarından profesyoneller çalışacak ve koordineli bir tedavi bakımı sunulacaktı.
Bakanlık, Mayıs 2025'te yeme bozuklukları için Ulusal Strateji hazırlandığını da duyurmuştu. Ancak son Meclis yanıtı, duyurulan merkezin ilerleyişine ya da bu iş için ayrılan ödeneğin akıbetine dair herhangi bir bilgi vermiyor.
Bir annenin çığlığı
Bu planların ardında, uygun bakım arayan hastalar ve aileler bulunuyor. Birkaç gün önce «Π» gazetesi, çocuğu yeme bozukluğuyla mücadele eden bir annenin açık mektubunu yayımlamıştı. Mektupta anne, çocuğunun geleceğiyle ilgili kaygısını anlatıyordu.
Anne, çocukların reşit olduktan sonra yaşanan zorlukları özellikle vurguluyordu. Çünkü bu çocuklar, reşit olsalar bile sürekli terapötik desteğe ihtiyaç duyuyordu. Anne, devletten ailelerin çıkmazla karşı karşıya kalmaması için uygun hizmetleri sağlamasını istiyordu.
Mektup, gecikmiş her vaadin ardında hâlâ bekleyen insanlar olduğunu hatırlatıyor. Ağır yeme bozukluğu olan hastalar için uygun tedaviye erişim ise sadece bir söz olarak kalmamalı.