Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

AB Nüfusu Zirveye Yaklaşıyor, Brüksel Keskin Düşüş Uyarısı Yaptı

AB Nüfusu Zirveye Yaklaşıyor, Brüksel Keskin Düşüş Uyarısı Yaptı
İngilizcenizi Malta'da eğlenerek geliştirmek ister misiniz? Bilgi al →

Avrupa Birliği'nin nüfusu, şu anki 450,6 milyon seviyesinden tarihi zirvesine yaklaşırken, Brüksel'den yapılan yeni bir uyarıya göre önümüzdeki on yıllarda uzun ve istikrarlı bir düşüş başlayacak. Birliğin Ortak Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan raporda, azalan doğum oranlarının yarattığı artan zorluklara dikkat çekiliyor.

AB nüfusunun 2029 yılına kadar hafif bir artışla 453,3 milyona ulaşması, ardından ise küçülmeye başlaması bekleniyor. Nüfusun 2050'de 445 milyona, 2100'de ise 398,8 milyona düşmesi öngörülüyor. Bu seviye en son 1970'lerin ortalarında görülmüştü.

Öte yandan Avrupalılar her zamankinden daha uzun yaşıyor. Tıptaki ilerlemeler ve iyileşen yaşam koşulları sayesinde 2024'te ortalama yaşam süresi 81,5 yıla ulaştı. 2050 yılına gelindiğinde AB'de yaşayan her üç kişiden biri 65 yaş ve üzerinde olacak. Bugün bu oran yaklaşık beşte bir seviyesinde. Yüzyılın sonuna gelindiğinde kadınlarda yaşam süresinin 90, erkeklerde ise 86 yılı aşması bekleniyor.

Brüksel, bu eğilimin işgücü kıtlığı, artan mali baskı, sağlık ve eğitim sistemleri üzerindeki yük ve bölgesel uyum konusunda büyüyen gerilimler gibi ciddi sonuçlar doğurduğunu kabul ediyor. Ayrıca bu durum, yaşlılara yönelik ürün ve hizmetler sunan sözde 'gümüş ekonomi' etrafında yeni pazarları da besliyor.

Avrupa Komisyonu'nun demografik konulardan sorumlu üyesi Dubravka Šuica, 'Her zamankinden daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyoruz; bu en büyük başarılarımızdan biri. Ancak demografik değişim toplumlarımızı, ekonomilerimizi ve işgücü piyasalarımızı dönüştürüyor. Bu değişimi bir fırsata çevirmek için şimdi harekete geçmeliyiz' dedi.

Komisyon, azalan çalışma çağındaki nüfusun etkilerini dengelemek için verimliliğin artırılması ve işsizliğin azaltılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Halihazırda çalışma çağındaki nüfusun yaklaşık yüzde 20'si işgücü piyasasının dışında yer alıyor. Kadınlar ve erkekler arasındaki istihdam farkı 10 puan seviyesinde bulunurken, yaklaşık 8 milyon genç ne çalışıyor ne okuyor ne de eğitim görüyor.

Raporda, göçün nüfus artışında 'artan bir rol' oynadığı ve yaşlanan, küçülen işgücünün etkilerini kısmen dengelemeye yardımcı olduğu belirtildi. Ancak bunun tek başına AB'nin uzun vadeli demografik gidişatını önemli ölçüde değiştirmeye yetmeyeceği ifade edildi.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: