Icerige atla
Politika ⭐ 80/100

Aktivistler 'savaş suçlusu' İsrail askerinin Kıbrıs'ta tutuklanmasını istedi

Aktivistler 'savaş suçlusu' İsrail askerinin Kıbrıs'ta tutuklanmasını istedi

Brüksel merkezli Hind Rajab Vakfı'ndan aktivistler, halihazırda Limasol'da bulunduğunu iddia ettikleri bir İsrail askerinin tutuklanmasını talep etti. Vakıf, söz konusu askeri Gazze'de savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım eylemleri işlemekle suçluyor.

Vakıf, Adalet Bakanı Costas Fitiris, polis şefi Themistos Arnaoutis ve Başsavcı George Savvides'e resmi bir şikayet sunduğunu açıkladı. Şikayette, ismini Ori Narkis olarak belirttikleri askerin "derhal tutuklanması ve gözaltına alınması" istendi.

Vakfa göre Narkis, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan Beyt Lahya kasabasındaki bir ilkokulun yıkılmasında doğrudan rol aldı. Asker ayrıca kasabanın sivil halkının zorla yerinden edilmesine de katıldı.

Vakıf, Narkis'in eylemlerine ilişkin bir raporun açık kaynak istihbaratı, coğrafi konumu belirlenmiş sosyal medya kanıtları ve uydu görüntüleri kullanılarak hazırlandığını belirtti. Bu raporun, Ekim 2024 ile Ocak 2025 arasında Narkis'e atfedilen suç davranışının net bir kronolojisini ortaya koyduğunu vurguladı.

Açıklamada, Narkis'in yıkmakla suçlandığı okulun "binlerce yerinden edilmiş Filistinli için kritik bir sığınak görevi gördüğü" ifade edildi. Okulun, içindekiler zorla çıkarıldıktan sonra hedef alındığı belirtildi.

Vakıf, "İsrail ordusunun bizzat yayımladığı drone görüntüleri sivillerin zorla tahliye edildiğini belgeliyor. Erkekler ayrılarak gözaltına alındı; aileler ise drone saldırıları ve topçu ateşi tehdidi altında yürümeye zorlandı" dedi.

Açıklamaya göre okul boşaltıldıktan sonra ateşe verildi. Vakıf, "Narkis ve ekip arkadaşlarının sosyal medya paylaşımları, Halep Okulu'nun ve yakındaki diğer sığınakların yakıldığını belgeliyor" ifadesini kullandı.

Vakıf, bu eylemlerin uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası ceza hukukunun ağır ihlallerini oluşturduğunu vurguladı.

Vakıf Genel Müdürü Dyab Abou Jahjah, "Ori Narkis'in Kıbrıs'ta bulunması yalnızca lojistik bir ayrıntı değildir; Kıbrıs devleti için ahlaki ve hukuki bir zorunluluktur" dedi.

Abou Jahjah şöyle devam etti: "Dünya Gazze'deki yıkımı izlerken, soykırımın faili olduğu iddia edilen kişiler coğrafyanın kendilerine dokunulmazlık sağladığına inanarak Avrupa'da serbestçe dolaşıyor. Kıbrıs'ın uluslararası hukuk kapsamında harekete geçme bağlayıcı bir yükümlülüğü vardır. Savaş suçluları için güvenli liman yoktur."

Abou Jahjah ayrıca, Kıbrıs'ın Narkis'i tutuklamaması halinde bu vahşetin sürmesine olanak tanıyan cezasızlık kültürüne ortak olacağını söyledi.

Vakfın dava sorumlusu Natacha Bracq ise yürüttükleri soruşturmanın hiçbir şüpheye yer bırakmadığını ifade etti.

Bracq, okulun bir sivil sığınak olduğunu, ölüm tehdidi altında boşaltıldığını ve yerinden edilenlerin geri dönememesi için yakılarak yerle bir edildiğini söyledi.

"Bu, ikincil bir hasar değildi; hesaplanmış bir silme stratejisiydi. Narkis ve biriminin sosyal medya paylaşımları, bu suçlara katıldıklarının itirafı niteliğindedir. Tutuklama ve soruşturma için yasal eşik karşılanmıştır" dedi.

Vakıf bu nedenle Kıbrıs Cumhuriyeti'nden, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırıma ilişkin kanıtlara dayanarak Ori Narkis için derhal tutuklama emri çıkarmasını talep etti. Ayrıca okulun yıkımındaki rolüne yönelik kapsamlı bir soruşturma süresince Narkis'in gözaltında tutulmasını istedi.

Hind Rajab Vakfı, adını Gazze'de hayatını kaybeden beş yaşındaki Filistinli kıza atfen aldı. Hind Rajab, ailesinin diğer üyeleri İsrail ordusu tarafından öldürüldükten sonra saatlerce yalnız bırakıldığı aile arabasında bir İsrail tankının açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti.

Paylaş: