Icerige atla
Yaşam 📰 55/100

Araştırma: Göbek kordonu kanı doğumdan itibaren Tip 1 diyabet riskini gösterebilir

Araştırma: Göbek kordonu kanı doğumdan itibaren Tip 1 diyabet riskini gösterebilir

Nature Communications dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, Tip 1 diyabetle ilişkili biyolojik işaretler doğumda göbek kordonu kanında tespit edilebilir. Bu bulgu, erken müdahale için yeni bir fırsat penceresi açabilir.

Canlı sistemlerin strese nasıl tepki verdiğini inceleyen bir ekip araştırmayı yürüttü. Ekip, 1990'ların sonundan bu yana anne ve çocukları takip eden "Güneydoğu İsveç'teki Tüm Bebekler" kohort çalışmasına kayıtlı bebeklerden alınan göbek kordonu kanı örneklerini analiz etti. Araştırmacılar makine öğrenimi araçları kullanarak, ilerleyen yaşlarda Tip 1 diyabet geliştiren çocukların örneklerini iltihaplanma ve hastalık riskiyle bağlantılı proteinler açısından taradı.

Araştırmacılar, doğumdaki belirli protein düzeylerinin çocuğun ileride bu hastalığa yakalanıp yakalanmayacağını öngörebildiğini saptadı. İki protein özellikle öne çıktı: Dokulara güç ve esneklik kazandıran uzun şeker moleküllerinin parçalanmasına yardımcı olan IDS ve bağışıklık sisteminin etkinleştirilmesinde rol oynayan HLA-DRA. Araştırmacılar ayrıca hastalık gelişme olasılığını düşüren proteinler de belirledi. Bunlar arasında iltihaplanmayı düzenleyen ve sağlıklı hücre işlevini destekleyen TIMP3 ve ADA yer aldı.

Kritik bir bulgu olarak, bu proteinlerin öngörü gücü büyük ölçüde genetiğe bağlı değildi. Makine öğrenimi modeline genetik risk verilerinin eklenmesi doğruluğu yalnızca marjinal düzeyde artırdı. Bu durum, hastalık riskinin birincil belirleyicilerinin proteinlerin kendisi olduğunu ortaya koydu.

Dünya genelinde nüfusun yüzde birinden azını etkileyen Tip 1 diyabet, pankreastaki insülin üreten beta hücrelerinin kademeli olarak yıkılmasını içerir. Hastalık geleneksel olarak otoimmün bir hastalık olarak sınıflandırılsa da araştırmacılar, artan kanıtların beta hücrelerinin hastalığın başlangıcında aktif bir rol oynadığını gösterdiğini belirtti. Buna göre beta hücreleri, bağışıklık sisteminin pankreasa saldırmasının bir sonucu olarak değil, bağışıklık sistemi saldırı belirtileri göstermeden önce strese girerek ölmeye başlıyor.

Mevcut tarama yöntemleri genetik testlere ve otoantikorların tespitine dayanır. Ancak bu aşamada altta yatan biyolojik değişiklikler çoktan yerleşmiş olabilir. Araştırmacılar, göbek kordonu kanı biyobelirteçlerinin klinisyenlere ve ebeveynlere risk faktörlerini çok daha erken tespit etme ve potansiyel olarak ele alma imkânı sunabileceğini söyledi. Bu risk faktörleri arasında, bazı belirteçlerin bağlantılı göründüğü PFAS kimyasalları gibi çevresel kirleticilere maruz kalma da bulunuyor.

Yazarlar, bulguların kesinlik değil olasılık yansıttığını ve klinik uygulamaya geçmeden önce önemli ölçüde daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı. Araştırma İsveçli çocuklar üzerinde yapıldı ve daha geniş popülasyonlarda doğrulanması gerekiyor. Ekip ayrıca göbek kordonu kanı belirteçlerini çocukluk çağı obezitesi, depresyon, otizm ve iltihaplı bağırsak hastalığı ile ilişkili olarak da incelediğini bildirdi.

Paylaş: