Disy, Perşembe günü Akel'i sert bir dille eleştirdi. Akel lideri Stefanos Stefanu, Çarşamba günü diplomatlara yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çözümü NATO'nun doğrudan dahil olmasını gerektiriyorsa buna destek vermeyeceklerini söylemişti.
Disy'den yapılan açıklamada, "Kıbrıs sorununda yoğun jeopolitik gelişmelerin ve uluslararası süreçlerin yaşandığı bir dönemde Akel, ideolojik katılığı ve dogmatik saplantıları, yeniden birleşme ve Türk askerlerinin adadan çekilmesi yoluyla yaşayabilir ve işlevsel bir çözüme ulaşma gibi yüce ulusal hedefin üzerinde tutmayı seçiyor" denildi.
Açıklamada ayrıca, "Kıbrıs sorununun çözümü, güvenlik meseleleri ve NATO üyeliği perspektifi, yalnızca ulusal çıkar, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ve vatandaşlarının güvenliği ışığında değerlendirilmelidir; geçmiş dönemlerin ideolojik filtrelerinden geçirilerek değil" ifadelerine yer verildi.
Disy, "Kıbrıs'ın stratejiye, gerçekçiliğe ve güçlü uluslararası ittifaklara ihtiyacı var. İdeolojik saplantılar, vatanımızın geleceği için bir pusula olamaz" dedi.
Stefanu, Çarşamba günü diplomatlara hitaben yaptığı konuşmada, "Kıbrıs sorununun çözümünde NATO'nun rol almasını düşünenler, hesaplarını Akel olmadan yapmalı" ifadesini kullandı. Stefanu, "Kıbrıs'taki durumu iyi bilenler, Akel'in desteği olmadan bir çözümün halk tarafından desteklenemeyeceğini rahatlıkla anlayabilir" diye ekledi.
Bu iddia yeni değil; Akel, 2004 referandumu öncesinde Annan Planı'na verdiği desteği geri çekmişti. Parti, resmi olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yeniden birleşme sonrası güvenlik konusunda yeterli garanti vermediğini gerekçe göstermişti. O dönemde parti, "Şimdi 'hayır' diyoruz ki sonraki 'evet'i pekiştirelim" demişti. Bu hipotez henüz bir halk oylamasında test edilmedi.
Yine de NATO, çözüm sonrası Kıbrıs'ta güvenlik garantileri konusunda devam eden tartışmaların bir parçası olmaya devam ediyor. Yeni Kıbrıs cumhuriyetinin NATO'ya katılımı ve adada Türkiye, Yunanistan, Fransa, İngiltere ve ABD'den NATO askerlerinin bulunması gibi seçenekler gündemde.
Kıbrıs'ın üç garantör ülkesinin liderleri — Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer — Salı ve Çarşamba günleri Ankara'da düzenlenen yıllık NATO zirvesinde bir araya geldi. Üç lider de Ankara'da yaptıkları kamuya açık açıklamalarda Kıbrıs'a doğrudan atıfta bulunmazken, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Erdoğan'la görüşmelerinin ardından Kıbrıs konusuna değindi.
Costa ve von der Leyen, "BM liderliğindeki süreç aracılığıyla Kıbrıs sorununun çözümü için yenilenen ivmeyi de değerlendirmeliyiz" dedi. Birleşmiş Milletler son haftalarda ve aylarda Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin ciddi bir şekilde yeniden başlamasını sağlamak amacıyla "yeni bir girişim" başlatmıştı.
Bu doğrultuda, BM elçisi Maria Angela Holguin'in Pazartesi günü Costa ile görüşmesi, ardından Kıbrıs'a dönerek Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ve Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile daha fazla toplantı yapması ve Kıbrıs sorunuyla ilgili genişletilmiş bir toplantı düzenlenmesi bekleniyor. Bu toplantıya adanın iki tarafı, üç garantör ülke (Yunanistan, Türkiye ve İngiltere) ile BM katılacak ve büyük olasılıkla önümüzdeki ay gerçekleşecek.