Çoğu insan otorite denilince aklına yüksek rütbeli bir işi, üniversite diploması, zenginlik veya sosyal statüsü olan birini getirir. Bu özellikler birine güç verse de otomatik olarak saygı kazandırmaz. Hepimiz etkileyici unvanlara sahip ama kimsenin güvenmediği insanların yanı sıra, hiçbir özel konumu olmayan ama herkesin doğal olarak dinlediği kişilerle de karşılaşmışızdır.
Gerçek otorite karakterden gelir. Bu, insanların size itaat etmek zorunda oldukları için değil, kim olduğunuzu saygı duydukları için gönüllü olarak verdikleri bir şeydir.
Gerçek otorite inşa etmeye yardımcı olan beş temel vardır.
ÖzgüvenÖzgüven, kendinize güvenme ve baskı altında sakin kalabilme yeteneğidir. Kibir ya da başkalarından daha iyi olduğunuza inanmak değildir. Daha çok, kendi değerinize ve yeteneklerinize duyduğunuz sessiz bir inançtır.
Kendine güvenen bir insan her konuşmaya hâkim olmak ya da sürekli kendini kanıtlamak zorunda değildir. Hatalarını kabul edebilir, geri bildirime açık olabilir ve sorgulandığında sakin kalabilir.
İki çalışanın yöneticilerinden eleştiri aldığını düşünün. Biri hemen savunmaya geçer, bahaneler üretir ve tartışmaya girer. Diğeri dikkatle dinler, eleştirinin geçerli olup olmadığını değerlendirir ve düşünceli bir şekilde yanıt verir. Çoğu insan doğal olarak ikinci kişiye daha fazla saygı duyar çünkü özgüven istikrar yaratır.
Sorumluluk AlmakSorumluluk, canınız istemese bile yapılması gerekeni yapmaktır.
Hayat kolayken ve motivasyon yüksekken herkes iyi performans gösterebilir. Sorumluluk, koşullar zorlaştığında kendini gösterir.
Sorumluluk sahibi bir insan verdiği sözleri tutar, duygularını yönetir ve vaat ettiklerini yerine getirir.
Sınavlara hazırlanan bir öğrenciyi düşünün. Bir öğrenci sadece motive olduğunda çalışır. Bir diğeri ruh hali ne olursa olsun bir çalışma programına uyar. Zamanla sorumluluk sahibi öğrenci genellikle daha iyi sonuçlar alır çünkü eylemleri duygularına göre değil, ilkelerine göre yönlendirilir.
İnsanlar tutarlı olana güvenir. Başkalarının size güvenebileceğini bilmesiyle otoriteniz artar.
LiderlikBirçok insan liderliğin sorumlu olmak olduğunu düşünür. Oysa gerçekte liderlik, başkalarını olumlu yönde etkilemektir.
Gerçek liderler insanları kontrol etmeye odaklanmaz. Onlara hizmet etmeye, cesaretlendirmeye ve rehberlik etmeye odaklanır.
İyi bir lider örnek olur. Başkalarından yapmasını istediği zor görevleri kendisi de yapmaya isteklidir. Zorluklar karşısında sakin kalır ve suçlayacak birini aramak yerine insanların ilerlemesine yardımcı olur.
Kriz anında iki ekip liderini hayal edin. Biri panikler, başkalarını eleştirir ve suçlanacak birini arar. Diğeri sakin kalır, endişeleri dinler ve ekibin çözüm bulmasına yardımcı olur. Hangi lideri takip etmek isterdiniz?
ŞükranŞükran, otoritenin en gözden kaçan kaynaklarından biridir.
Şükran duyan bir insan sürekli sahip olmadıklarına odaklanmak yerine sahip olduklarına odaklanır. Bu zihin yapısı duygusal istikrar ve dayanıklılık yaratır.
Benzer aksiliklerle karşılaşan iki kişiyi düşünün. Biri zamanını hayatın ne kadar adaletsiz olduğundan şikayet ederek geçirir. Diğeri zorluğu kabul eder ama sağlığına, ailesine, fırsatlarına veya öğrendiği derslere şükretmeye devam eder. İkinci kişinin umudunu koruması ve başkalarına güven vermesi çok daha olasıdır.
Şükran ayrıca bizi kıskançlıktan korur. Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi yolculuğumuzu takdir etmeyi öğreniriz.
DoyumDoyum, hayatta neşe, anlam ve tatmin bulma yeteneğidir.
Bu sürekli mutluluk ya da zevk peşinde koşmak değildir. Hayatla tam anlamıyla meşgul olmak, anlamlı deneyimleri takdir etmek, ilişkiler kurmak ve bir amaç bulmaktır.
Çok çalışan ama aynı zamanda ailesine, kahkahalara, hobilerine ve kişisel gelişimine zaman ayıran birini düşünün. Bu kişiler genellikle daha dirençlidir çünkü hayatları iş ve başarının ötesinde anlam kaynakları içerir.
Örneğin, iki işletme sahibi aynı zorlukları yaşayabilir. Biri stres ve tükenmişlikle tükenir. Diğeri sevdikleriyle vakit geçirerek, egzersiz yaparak ve küçük zaferleri takdir ederek dengeyi korur. İkinci kişi genellikle daha fazla güven verir çünkü başarı ve iyi oluşun bir arada var olabileceğini gösterir.
Bu beş nitelik birbirini güçlendirir. Özgüven zorluklarla yüzleşmenize yardımcı olur. Sorumluluk onları aşmanıza yardımcı olur. Liderlik başkalarına bu zorluklarda rehberlik etmenize yardımcı olur. Şükran başarılı olurken sizi alçakgönüllü tutar. Doyum ise acı ve tükenmişliği önler.
Diyelim ki tüm bu beş niteliğe sahip bir okul müdürü, işletme sahibi, ebeveyn veya toplum gönüllüsü var. Karar alacak kadar özgüvenli, uygulayacak kadar sorumlu, örnek olacak kadar lider, sahip olduklarına şükreden ve zorluklara rağmen hayattan keyif alabilen biri. Böyle insanlar doğal olarak saygı ve etki kazanır.
Onların otoritesi bir unvandan gelmez. Karakterlerinin kalitesinden gelir.
Gerçek otorite, insanlar üzerinde güç sahibi olmak değil, kendiniz üzerinde hakimiyet sahibi olmaktır.