Icerige atla
Ekonomi 📰 60/100

Güney Kıbrıs Mali Konseyi: 2027 bütçesinde işletme giderleri kısılsın, öncelik yatırıma verilsin

Güney Kıbrıs Mali Konseyi: 2027 bütçesinde işletme giderleri kısılsın, öncelik yatırıma verilsin

Güney Kıbrıs Mali Konseyi, 2027 Devlet Bütçesi hakkındaki değerlendirmesinde işletme giderlerinin kısılmasını ve yatırım ile sosyal politikaya öncelik verilmesini öneriyor.

Konseye göre mali hedefler şunlar: Mali fazlanın korunması ve kamu borcunun azaltılması, uzun vadeli sürdürülebilirliğin güvence altına alınması, geniş kamu sektöründe istihdam ve maaş bordrosunun kontrol altında tutulması, altyapının iyileştirilmesi ile kalkınmanın, dijital ve yeşil dönüşümün ve savunmasız grupların desteklenmesi.

Mali büyüklükler ve gelirler

2027 yılında genel yönetim fazlasının yüzde 3,9 (1.596,5 milyon euro), birincil fazlanın ise yüzde 5 (2.024,7 milyon euro) olması öngörülüyor. Konsey yapısal dengeyi “gerçek bir yastık” olarak niteliyor. Yapısal denge, GSYH’nın yüzde 1,9’u kadar fazla veriyor. Kamu borcunun ise 2026 sonundaki yüzde 48,9’dan 2027 sonunda GSYH’nın yüzde 45,2’sine düşmesi bekleniyor.

Devlet bütçesinin birincil harcamalarının yüzde 4,4 artarak 11.160,6 milyon euroya çıkması öngörülüyor. Genel yönetimin gelirleri ise yüzde 4,7 artarak 17.201,4 milyon euroya ulaşacak. Konsey, mali göstergelerin AB kurallarının niceliksel boyutunu karşıladığını belirtiyor. Ancak kamu maliyesinin uzun vadeli sürdürülebilirliğinin ve stratejik hedeflere ulaşmanın önemini de vurguluyor.

Nominal GSYH’nın 2027’de yüzde 5,2 artması bekleniyor. Vergi gelirlerinin yüzde 5,8, toplam gelirlerin ise yüzde 4,7 artması öngörülüyor. Bunun nedeni, Toparlanma ve Dayanıklılık Planı’nın (ΣΑΑ) sona ermesinin gelirleri etkilemesi.

Konseye göre vergi reformu sayesinde doğrudan vergilerin 2027’de yüzde 11,7 artması bekleniyor. Artışın büyük bölümü kurumlar vergisinden (+415 milyon euro) ve olağanüstü savunma katkı payından (+80 milyon euro) geliyor. Buna karşılık ücretli vergisi (−49,8 milyon euro) ve damga harçları (−15 milyon euro) azalıyor.

Konsey ayrıca 2027’de yıl içinde kullandırılacak 2.772 milyon euro tutarındaki kredilerden başka mali gelirler beklendiğini belirtiyor. Bu tutar, 2026 bütçesine göre yüzde 46 daha yüksek. Hibelerin ise 287,7 milyon euro olacağı öngörülüyor. Hibeler, Toparlanma Planı’nın sona ermesi nedeniyle yüzde 71 azalmış durumda. Sosyal katkı payı gelirlerinin yüzde 5,5 artması bekleniyor. Konsey, bu tahminin öngörülen istikrarlı işsizlik oranı yüzde 3,8 ve ücret artışlarıyla uyumlu olduğunu kaydediyor. Sosyal yardımların ise 2029’da yüzde 8,5 artacağını, bunun da planlanan katkı payı ayarlamasını yansıttığını not ediyor.

Harcamalar ve kamu maaş bordrosu

Konsey, önceki yıllarda AB’nin net birincil harcama tavanlarının aşıldığını hatırlatıyor: 2025’te yüzde 3,6, 2026’da ise yüzde 2,4. 2027’de net birincil harcamaların tavanın yüzde 2,4 altında, 2028’de ise yüzde 0,8 altında kalacağı öngörülüyor. Konsey yine de net birincil harcamalar ile bütçe büyüklükleri arasında bir uzlaşma tablosu bulunmadığını ve bütçeye emeklilik reformunun etkilerinin yansıtılmadığını belirtiyor.

2027 bütçesinde kamu maaş bordrosunun yüzde 1,2 azalarak 3,75 milyar euroya düşmesi öngörülüyor. Konsey, bu azalmanın kamu çalışanlarının mesleki emeklilik planına yönelik geriye dönük katkının gerilemesinden kaynaklandığını söylüyor. Devlet çalışanlarının kazançları ise gelecek yıl yüzde 4,2 artacak. Temel maaşlara 50,4 milyon euro, Yaşam Maliyeti Ayarlaması’na (ATA) 27,9 milyon euro, fazla mesailere ise 21 milyon euro ek ödeme yapılacak.

Konsey, ATA’nın yüzde 100 uygulanacağı 2027 Temmuz’unda oranın yüzde 4’e ulaşacağını tahmin ediyor. Konsey, 2026 enflasyonunu da aynı oranda öngörüyor. Anlaşmaya göre yüzde 4, ATA’nın uygulanabileceği üst sınır. 2028’de ise kamu maaş bordrosunun ek olarak yüzde 6,8 artması bekleniyor. Devlet çalışanlarının kazançları 2027’de bütçenin yüzde 21,5’ine karşılık gelirken, bu oranın 2029’da yüzde 24,7’ye çıkması öngörülüyor.

Sosyal yardımlar ve yatırım projeleri

Konsey, bütçedeki sosyal yardımlara da değinerek yalnızca Asgari Garantili Gelir’in (AGG) gelir durumuna göre hedeflendiğini belirtiyor. Genel yönetim düzeyinde sosyal yardımların yılda yüzde 4,4 arttığını kaydediyor. Konsey, yeni yardımlar için gelir kriterleri konulmasını, yararlanıcı sayısının ve yararlanıcı başına maliyetin açıklanmasını öneriyor.

Yatırım projeleri konusunda Konsey, uygulama oranlarının yıllardır düşük kaldığına dikkat çekiyor. 2026 bütçesinde 2025’in gerçek harcamasından yüzde 36 daha yüksek bir ödenek ayrıldı. Ancak 2027’de öngörülen harcama, 2025 harcamasının altında kalıyor. Konseye göre yollar, belirgin bir artış gösteren tek harcama kalemi. Büyük projelerin uygulanması ise düşük seviyede kalmaya devam ediyor.

2026 bütçesinde ödeneği bulunan altı projeden dördünün ilk altı ayda hiç harcaması olmadı. Yeni Kıbrıs Müzesi’nin uygulama oranı yüzde 15, “KtiZo” projesinin ise yüzde 10 oldu. Konsey, 2027 için 2026’da sınırlı ya da hiç harcama yapılmayan projelere önemli ödeneklerin ayrıldığını belirtiyor. Konsey, kritik meselenin yalnızca ödeneğin büyüklüğü olmadığını, projelerin olgunluğunun ve zamanında uygulanabilirliğinin de önemli olduğunu vurguluyor.

Kamu istihdamı

Kamu istihdamı, eğitim dışındaki tüm kategorilerde azalıyor. Eğitimde ise istihdam yüzde 26, yani 822 yeni kadrolu pozisyon kadar artıyor. Bütçe “51 pozisyonluk net azalma” gösteriyor. Bu rakam, 386 yeni pozisyon ile 437 pozisyonun kaldırılması arasındaki farka karşılık geliyor. Ayrıca eğitimde 822 kadrolu pozisyon öngörülüyor. Bunların 573’ü geçici görevde çalışanların kadroya alınması, 249’u ise gerçekten yeni pozisyon. Kamu Hizmeti kapsamında ayrıca OKYPY’ye görevlendirilmiş 3.804 personel de bulunuyor.

Reformlar, krediler ve borç

Konseye göre 2027 bütçesinde vergi reformu, ATA anlaşması, öğretmen değerlendirmesi ile Denetim Dairesi, Yasa Komiseri, Ulusal Havacılık Otoritesi ve Ambulans Kuruluşu’ndaki kurumsal reformlar yer alıyor. Emeklilik reformu ise bütçede bulunmuyor.

Konsey, OKYPY/GESY reformunun hâlâ beklemede olduğunu belirtiyor. OKYPY açıklarının finansmanı 31/12/2026 tarihinde sona eriyor. Bütçe ise bu sorunun önümüzdeki yıllarda nasıl çözüleceğini açıklamıyor.

2027’de kredi gelirlerinin 2.772 milyon euro, kredi geri ödemelerinin 2.474 milyon euro ve faiz ödemelerinin 711 milyon euro olması bekleniyor. Mali borcun 2027 sonunda 18,4 milyar euroya, yani GSYH’nın yüzde 45,2’sine ulaşması öngörülüyor. Konsey, faiz oranlarının düzeyinin hâlâ belirsiz olduğunu not ediyor.

Riskler ve öneriler

Konseye göre 2027 bütçesine ilişkin riskler belirlenmiş, ancak tam olarak sayısallaştırılmış değil. Dış riskler arasında Orta Doğu ve Hürmüz’deki jeopolitik kötüleşme yer alıyor. Bu durum büyümeyi, turizmi, ticareti, sanayiyi ve göçü etkileyebilir. Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki çatışmaların yol açabileceği enflasyon baskıları da riskler arasında. Bu baskıların asimetrik biçimde yayılma ihtimali bulunuyor. ABD’nin gümrük politikası ve iklim değişikliği de risk olarak sayılıyor. İklim değişikliği, doğal afetlere yönelik harcamaları, tarım sektörüne ödenen tazminatları ve önleme ile hazırlık projelerine ayrılan kaynakları artırabilir.

Konsey ayrıca üye devletlerin AB Öz Kaynaklarına yaptıkları katkıların hesaplanma biçimindeki değişikliğe ve diğer ülke ekonomilerindeki olası olumsuz gelişmelere de değiniyor. Bu gelişmeler daha düşük büyümeye, bütçe dengesinin, borcun, cari işlemler dengesinin ve işsizliğin kötüleşmesine yol açabilir.

İç riskler arasında Vasiliko’daki LNG terminali yer alıyor. Ayrıca 31/12/2026’dan sonra OKYPY açıkları ile OAY’nin GESY kapsamındaki OKYPY yükümlülüklerini bütçesinden karşılamaması riski bulunuyor. Devlet kuruluşlarının bazı emeklilik fonlarının sürdürülemez olması, kamu tüzel kişilerinin takipteki kredileri ve AB müktesebatına uyumsuzluk nedeniyle açılmış davalar, mahkûm kararlar ile cezalar da riskler arasında. Konsey buna örnek olarak Kentsel Atıksu Direktifi’ni gösteriyor.

Konsey ayrıca CO2 emisyon hakları piyasasındaki hedeflerden sapma riskini, enerji fiyatlarındaki istikrarsızlığa bağlı olarak devletin işletme giderlerinde yaşanabilecek artışları, devlet garantilerinden doğabilecek yükümlülükleri ve Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) faiz artışlarının yol açabileceği yüksek harcamaları kaydediyor. Devlet Kuruluşları, Devlet Şirketleri, Yerel Yönetimler ile ÖÖO sözleşmelerinin olumsuz mali performansına da değiniyor. Şap hastalığının tarım sektörü için oluşturduğu riskleri de rapora ekliyor.

Konsey önerileri arasında harcamaların yatırım ve sosyal harcamalar lehine yeniden dağıtılması yer alıyor. Önerilerde işletme giderlerinin kısılması ile yatırım ve sosyal politikaya öncelik verilmesi de bulunuyor. Konsey ayrıca enerji geçişinde daha iddialı hedefler konulmasını istiyor. Böylece iklim hedeflerinden sapmanın mali maliyeti önlenebilir. Kamu sektöründe istihdamın sıkı tavan uygulamasıyla kontrol altında tutulmasını ve kamu maaş bordrosunun sınırlandırılmasını öneriyor. ATA’nın yeniden düzenlenmesini ve verimlilikle ilişkilendirilmesini de tavsiye ediyor.

Konsey, OKYPY, DEFA/ETYFA, Vasiliko ve emeklilik fonlarından kaynaklanan risklerin sayısallaştırılmasını öneriyor. 2027-2029 dönemi için emeklilik reformunun etkilerinin tahmin edilmesini ve 2040’a kadar TKA’nın sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesini istiyor. Üç yıllık çerçevedeki tavanların bağlayıcı olması gerektiğini, sapmalar için de açıklama yapılması gerektiğini vurguluyor. Son olarak, onaylanan bütçenin yılın gerçek taahhüdü olarak kalması için ek bütçelerin sınırlandırılmasını talep ediyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü