Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, cuma günü Türkiye ile Libya hükümetleri arasında imzalanan deniz yetki sınırlandırma anlaşmasını “hukuka aykırı” ve “hükümsüz” ilan etti. Anlaşma, aynı gün Libya Parlamentosu tarafından onaylanmıştı.
Bakanlığın açıklamasında, “Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Libya Parlamentosu'nun 2019'da yapılan hukuka aykırı Türkiye-Libya ‘mutabakat muhtırası’nı onaylama kararını kınıyor. Bu ‘muhtıra’, üçüncü devletlerin egemen haklarını ihlal ediyor ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin tanınan ilkelerine aykırı.” ifadeleri yer aldı.
Bakanlık, anlaşmanın ayrıca “münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı dahil olmak üzere deniz bölgelerindeki adaların haklarına ilişkin teamül hukukunu” da ihlal ettiğini belirtti.
Açıklamanın devamında, “Bu nedenle Dışişleri Bakanlığı söz konusu ‘muhtıranın’ hukuka aykırı ve hükümsüz olduğunu, üçüncü devletlere karşı hiçbir şekilde hukuki sonuç doğurmadığını düşünmeye devam ediyor.” denildi.
Libya Parlamentosu sözcüsü Abdullah Bliheg, daha önce aynı gün yasama organının anlaşmayı “oybirliğiyle” kabul ettiğini söylemişti. Bu tarihte Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın da Libya'daydı ve Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüşmüştü.
Türkiye, 2019'da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile anlaşma imzalamıştı. Ancak anlaşma, salı gününe kadar Libya yasama organı tarafından onaylanmamıştı. Ulusal Birlik Hükümeti, 2021'de Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin yerini aldı ve bugün Libya'nın uluslararası alanda tanınan tek hükümeti.
Türkiye ve Libya, MEB'lerinin sınır komşusu olduğunu resmen kabul ediyor
Anlaşmayla Libya ve Türkiye, Akdeniz'deki münhasır ekonomik bölgelerinin (MEB) birbirine sınır olduğunu kabul ediyor. Bu sınırın, Yunanistan'ın Girit adasının güneydoğusunda yer aldığı belirtiliyor.
Yunanistan da Libya Parlamentosu'nun anlaşmayı onaylamasına sert tepki gösterdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı anlaşmayı “reddettiğini” açıkladı ve kararın “muhtıranın hukuka aykırı, hükümsüz niteliğini değiştirmediğini, deniz hukukunun uluslararası kurallarına aykırı olduğunu ve bölge devletlerinin egemen haklarını ihlal ettiğini” savundu.
Bakanlığa göre, “Coğrafya ve uluslararası deniz hukuku, tek taraflı ve hukuken dayanaksız parlamento kararlarıyla değişmez. Türkiye ile Libya'nın, deniz bölgelerinin sınırlandırılmasına hukuki dayanak sağlayacak karşılıklı veya bitişik kıyıları yok.”
Bakanlık, anlaşmanın ayrıca “[Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi] UNCLOS ve teamül uluslararası hukukuna dayalı Yunan adalarını ve bu adaların deniz bölgeleri üzerindeki haklarını da yok saydığını” ifade etti.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Mısır ve İtalya ile uluslararası deniz hukukuna uygun olarak deniz sınırlandırma anlaşmaları zaten yapmış olan Yunanistan, uluslararası hukuka ve komşu devletlerin egemen haklarına saygısını ortaya koymuştur. Libya tarafını, uluslararası hukuka aykırı ve Doğu Akdeniz'deki istikrarı zedeleyen her türlü eylemden kaçınmaya çağırıyoruz.” dedi.
Bakanlık ayrıca “ortaklarını ve müttefiklerini zaten bilgilendirdiğini” ve “egemen haklarını korumak için gerekli tüm adımları atacağını” belirtti.
Türkiye BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf değil, Libya imzaladı ama onaylamadı
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Libya Parlamentosu'nun oylamasının hemen ardından Kıbrıslı mevkidaşı Konstantinos Kombos ile telefonda görüşmüştü.
Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti UNCLOS'a taraf olsa da Türkiye taraf değil. Libya ise dönemin lideri Muammer Kaddafi döneminde 1984'te sözleşmeyi imzaladı, ancak hiçbir Libya yasama organı bu imzayı onaylamadı.
Türkiye, sözleşmenin adalara çok fazla ağırlık verdiğini düşünüyor. Ankara'ya göre adalara, kendi münhasır ekonomik bölgeleri olarak yalnızca 12 deniz mili karasuyu tanınmalı. Yunanistan ise adalarının kendi tam MEB'lerine hak sahibi olduğunu savunuyor.
Buna göre Türkiye, kendi MEB'sinin güneye uzanarak Libya'nın MEB'si ile birleştiğini savunuyor. Çarşamba günü itibarıyla Libya da bu görüşü kabul etmiş durumda. Yunanistan'ın tutumu ise Türkiye ile Libya'nın ilgili denizde ortak bir deniz sınırı paylaşmadığı, bu denizin Girit'e ait olduğu yönünde.
Bu gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi Müdürü Burhanettin Duran, salı günkü oylamayı “Doğu Akdeniz'de iki ülkenin ortak hak ve çıkarlarının korunması, hakkaniyete dayalı deniz yetki alanlarının oluşturulması ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde önemli bir ilerleme” olarak nitelendirdi.
Duran açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, Mavi Vatan içindeki haklarını ve çıkarlarını korumaya devam edecek. Bir yandan dost ve kardeş Libya ile ilişkilerini geliştirirken, Doğu Akdeniz'de adil kaynak paylaşımını, barışı ve istikrarı teşvik etmeyi sürdürecek.” dedi.