İngiltere hükümeti, Peter Mandelson'ın Washington Büyükelçisi olarak atanmasına ilişkin ikinci belge setini Pazartesi günü yayımladı. Bu süreç, Başbakan Keir Starmer'ın liderliği ve karar alma yeteneği üzerinde ciddi soru işaretleri doğurdu.
Starmer geçen yıl Mandelson'ı görevden almıştı. Ancak başbakanın, ABD'li cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bilinen bağları olan bir ismi İngiltere'nin en üst düzey diplomatik görevine ataması, bu yılın başlarında Starmer'ın istifa çağrılarına yol açtı.
Mandelson, merhum Epstein'a hükümet belgelerini sızdırdığı iddiasıyla polis soruşturması altında. Kendisine yönelik cinsel suistimal iddiası bulunmuyor.
İlk belge seti Mart ayında yayımlanmıştı. Bu belgeler, Starmer'ın atama konusundaki riskler hakkında uyarıldığını ortaya koymuştu. Söz konusu riskler yalnızca Epstein ile bağlantılarla sınırlı değildi; Mandelson'ın hükümetten daha önceki istifaları ve Çin ile daha yakın ilişkileri savunması da uyarılar arasındaydı.
Starmer'ın konumu Mandelson krizinden bu yana daha da zayıfladı. Geçen ay, yerel seçimlerdeki yenilgilerin ardından düzinelerce İşçi Partili milletvekili istifa çağrısı yapınca yeni bir liderlik mücadelesiyle karşı karşıya kaldı.
Pazartesi günü yayımlanan Mandelson belgelerinin, İşçi Partili veteranın bakanlar ve milletvekilleriyle yazışmalarını içermesi bekleniyor. Bu yazışmaların Starmer'ı eleştirmesi veya ABD Başkanı Donald Trump hakkında yorumlar içermesi durumunda büyük bir utanç kaynağı olabilir.
Mandelson, Starmer'ın İşçi Partisi'nin 15 yıldan uzun süre önceki son iktidarı döneminde hükümet bakanıydı. ABD belgelerinin yayımlanmasıyla Epstein ile dostluğunun derinliği netleşince ABD Büyükelçiliği görevinden alındı.
Starmer, Mandelson'ı atamasının "yanlış" olduğunu söyledi ve pişmanlığını dile getirdi. Ancak tüm gerekli süreçlerin uygulandığını savundu. Ayrıca bir güvenlik soruşturma kurumunun atamaya karşı tavsiyede bulunduğunu kendisine bildirmedikleri için yetkilileri eleştirdi.