İstinaf Mahkemesi Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Renos Kyriakides'in temyiz başvurusunu oybirliğiyle reddetti. Mahkeme, Haravgi gazetesinin Kyriakides'i EOKA B ile ilişkilendiren tartışmalı yayınının koşullu dokunulmazlık kapsamında korunduğunu ve iyi niyetle yayımlandığını tespit eden ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
Kyriakides, 1955-1959 döneminin çalkantılı yıllarına ait tarihsel ve siyasi bağlamlarda adı geçen bir EOKA savaşçısıydı. Onlarca yıl sonra EOKA B örgütü ve 1970'lerin başıyla bağlantılı iddiaları içeren bir hakaret davasında adı yeniden gündeme geldiğinde, Kyriakides bu iddiaları kesinlikle reddetti.
İstinaf Mahkemesi, 9 Nisan'da açıkladığı kararında, Kyriakides'in 2013 yılında kendisini "EOKA B'nin iç çevresine" bağlayan bir makale nedeniyle açtığı hakaret davasındaki ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Söz konusu yayında diğer ifadelerin yanı sıra "R.K.'nın Kıbrıs'taki EOKA B'nin iç çevresiyle ve özellikle (...) ile yakın ilişkileri vardı; kendisi elbette tercih edilen bir isimdi" deniliyordu. Bu ifade davanın temelini oluşturuyordu. Davacı, makalenin hakaret içerdiğini, asılsız olduğunu ve doğruluğu önceden doğrulanmadan yayımlandığını savundu.
İlk derece mahkemesi, yayının gerçekten hakaret içerdiğini tespit etti. Ancak yayının, hakaret içerikli materyalin koşullu dokunulmazlık altında yayımlandığı durumları düzenleyen Hukuki Haksız Fiiller Yasası kapsamına girdiğine hükmetti.
Mahkeme, mevcut kanıtların "başarılı bir doğruluk savunması için yeterli olmayabileceğini" belirtmekle birlikte, bu kanıtların "davalının yayımlananın yanlış olduğunu bildiği sonucuna hiçbir şekilde ulaştıramayacağını" vurguladı. Mahkeme ayrıca "doğrudan kaynakların" davacıyı "1971-1974 dönemi savaşçısı" olarak tanımladığına ilişkin ifadeleri de kayda geçirdi. Kanıtlara göre bu tabir EOKA B'yi işaret ediyordu.
Bunun yanı sıra tarihsel kaynaklar, Kyriakides'i "EOKA B ile bağlantılı" bir kişi olarak tanımlıyordu. Ayrıca dönemin bir bakanının kaçırılması olayında şüpheli olarak tutuklandığına dair kanıtlar da bulunuyordu. Bu kaçırma eyleminin "EOKA B tarafından organize edilip gerçekleştirildiği" belirtiliyordu.
Temyiz başvurusunda koşullu dokunulmazlık savunmasının uygulanması, yayının davacıya atıfta bulunup bulunmadığı ve yargılama giderleri konularında itirazlar ileri sürüldü.
Mahkeme, "şüphe durumunda dengenin ifade özgürlüğü lehine eğilmesi gerektiğini" belirten içtihadı hatırlattı. Yayının, bir kurum bünyesindeki usulsüzlükler ve olası suç eylemlerine ilişkin kamu yararı taşıyan bir konuyla ilgili olduğunu ve kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğunu tespit etti.
Mahkeme, kötü niyetin ispat yükünün davacıda olduğunu vurguladı ve "davacının bu yükü hiçbir zaman yerine getirmediğini" belirtti. Yanlışlıklar bulunsa bile "koşullu dokunulmazlık savunması çerçevesinde abartı, hatta yanlışlık için bir marj tanındığını" altını çizdi.
İstinaf Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararının doğru olduğu ve koşullu dokunulmazlık savunmasının yerinde uygulandığı sonucuna vararak temyiz başvurusunu tümüyle reddetti.