Güney Kıbrıs'ta yeni inşa edilen konutların metrekare büyüklüğü, KDV kısıtlamaları ve artan inşaat maliyetleri nedeniyle hızla düşüyor. Müteahhitler, indirimli %5 KDV oranından yararlanabilmek için daire tasarımlarını küçültmeye yönelirken, alıcılar daha az alan için daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nde uygulanan KDV düzenlemesine göre, ilk konutunu satın alan kişiler yalnızca 110 metrekareye kadar olan kısım için %5 indirimli KDV avantajından yararlanabiliyor. Bu sınırın üzerindeki her metrekare için standart %19 KDV oranı uygulanıyor. Söz konusu kural, hem müteahhitleri hem de alıcıları daha küçük konutlara yönlendiriyor.
İnşaat sektöründeki yetkililere göre, son yıllarda yapı malzemelerinin fiyatlarında yaşanan ciddi artış, işçilik maliyetlerindeki yükseliş ve enerji giderleri, konut metrekare maliyetini önemli ölçüde artırdı. Bu durum, müteahhitleri daha küçük ama daha kârlı projelere yönlendiriyor.
Sektör temsilcileri, özellikle genç çiftler ve ilk kez ev sahibi olacaklar için pazardaki seçeneklerin daraldığını belirtiyor. Eskiden 130-150 metrekare arasında değişen aile tipi daireler, artık 100-110 metrekare bandına çekilmiş durumda. Bu eğilim, başta Lefkoşa, Limasol ve Larnaka olmak üzere büyük şehirlerde daha belirgin şekilde gözleniyor.
Uzmanlar, KDV kısıtlamasının orijinal amacının düşük gelirli ailelere ev sahibi olma olanağı sağlamak olduğunu hatırlatıyor. Ancak inşaat maliyetlerindeki artışla birlikte, bu düzenlemenin piyasayı küçük konutlara doğru yapay biçimde ittiği ifade ediliyor.
Konut piyasasındaki bu dönüşüm, yalnızca dairelerin boyutunu değil, aynı zamanda yaşam kalitesini de etkiliyor. Daha az depolama alanı, daha küçük oturma odaları ve daha sıkışık planlar, alıcıların yeni gerçeği haline geliyor.
Müteahhit birlikleri, hükümetten KDV sınırının güncellenmesini ve günümüz inşaat maliyetleriyle uyumlu bir metrekare eşiği belirlenmesini talep ediyor. Aksi takdirde, Kıbrıs konut piyasasındaki küçülme eğiliminin önümüzdeki yıllarda devam edeceği öngörülüyor.
Sektör analistleri, bu durumun uzun vadede kentsel yoğunluğu artıracağını ve aile yapılarının değişen konut taleplerine uyum sağlamakta zorlanacağını vurguluyor. Düzenlemede yapılacak bir revizyonun, hem alıcılar hem de inşaat sektörü açısından önemli bir rahatlama sağlayabileceği belirtiliyor.