Kıbrıs'ın 181 günlük AB dönem başkanlığı, Baf'ta düzenlenen yüksek düzeyli konferansla sona erdi. Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Malta Başbakanı Robert Abela'nın yanı sıra Maliye Bakanı Makis Keravnos da konferansta söz aldı; Keravnos, AB'nin 'Kalma Hakkı' stratejisinin önemine dikkat çekerek Türk işgali nedeniyle kendi topraklarında yaşayamayan Kıbrıslılara da vurgu yaptı. Konuşmacılar, yeni ada ve kıyı stratejilerinin somut politika değişikliklerine dönüşmesi çağrısında bulundu.
Kapanış konuşmasını yapan AB İşleri Bakan Yardımcısı Marilena Rauna, yeni AB stratejilerinin temel bir AB ilkesi olan uyumu yansıttığını söyledi. 'Birliğimizin gücü, hiçbir topluluğun ve hiçbir vatandaşın geride bırakılmamasını sağlama yeteneğinde yatar' dedi. Rauna, Avrupa Komisyonu Yürütme Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'ya AB'nin adalara yönelik ilk özel stratejisini geliştirmedeki liderliği ve Komisyon Üyesi Costas Kadis'e kıyı topluluklarına yönelik ilk stratejiyi sunması nedeniyle teşekkür etti. Bu iki girişimin 'hiçbir Avrupa bölgesinin geride bırakılmadığını' gösterdiğini belirten Rauna, uyumun sadece ekonomik bir hedef değil, 'ortak refah, eşit fırsatlar ve daha güçlü, daha birleşik bir Avrupa'ya yönelik kolektif bir taahhüt' olduğunu sözlerine ekledi.
Rauna, Kıbrıs'ı 'işgal altındaki Avrupa Birliği'nin son bölünmüş üye devleti' olarak nitelendirerek uyum ilkesinin ada cumhuriyeti için özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Konferans, Kıbrıs'ın altı aylık AB Konseyi dönem başkanlığının son büyük etkinliğiydi. Rauna, başkanlığı 'sonuç odaklı' olarak tanımlarken 'Dürüst arabulucular olarak hareket ettik, gerçek bir adanmışlık ve yoğun çalışmayla' dedi. Başkanlığın 'Dünyaya açık, daha özerk bir Avrupa' sloganıyla yürütüldüğünü ve artan jeopolitik belirsizlik ortamında bu yaklaşımın giderek daha anlamlı hale geldiğini vurguladı.
Rauna, Kıbrıs'ın dönem başkanlığı süresince Akdeniz boyutunu Avrupa gündeminde daha üst sıralara taşımak için çaba gösterdiğini de hatırlattı. 'Akdeniz sadece ortak denizimiz değil; ekonomik refah, enerji güvenliği, bağlantı, çevresel sürdürülebilirlik ve jeopolitik istikrar için Birliğin hayati stratejik alanıdır' dedi. Bir ada ulusu olarak Kıbrıs'ın üç kıtanın kesiştiği noktada yer alması sayesinde hem zorlukları hem de denizle bağlantıdan doğan fırsatları anladığını belirtti.
Geleceğe bakarken, kendisi de bir ada üye devleti olan İrlanda'nın bir sonraki AB dönem başkanlığını devralacağını ve ada ile kıyı toplulukları gündemini ilerletmeye devam edeceğini umduğunu ifade etti. Rauna, başkanlık süresince adanın dört bir yanında 300'den fazla üst düzey etkinlik düzenleyen yetkililere teşekkür ederek 'Kıbrıs başkanlığının sonuçları, adaların çeperde olmadığını, Avrupa projesinin kalbinde yer aldığını kanıtladı' dedi.
Duygusal bir kapanış yapan Rauna, Kıbrıs'ın başkanlık boyunca ada topluluklarını tanımlayan özelliklerden yararlandığını söyledi: 'Adalıların eşsiz özelliklerinden yararlandık: inatçılık, sebat ve zorluklar karşısında direnç. Dalgaları aştık, bizi tutan denizin bizden daha büyük olduğunu bilerek.'