Kıbrıs hükümeti, Birleşik Krallık'ın adadaki iki egemen üssünü kuran antlaşmayla ilgili hukuki görüş aldı. Hükümet sözcü yardımcısı Yiannis Antoniou Salı günü bu açıklamayı yaptı.
Antoniou, CyBC radyosuna verdiği demeçte hükümetin "1960 anlaşmalarıyla ilgili hukuki görüş aldığını" ve "güvenlik meselesinin karmaşık olduğunu, konunun İngiliz tarafıyla görüşüleceğini" söyledi.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kuruluş Antlaşması, Rum toplumu lideri Başpiskopos Makarios III ve Kıbrıslı Türk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük tarafından imzalanarak 1960 yılında yürürlüğe girdi. İkili, cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı oldu.
Antlaşmanın birinci maddesi şöyle der: "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprakları, kıyılarındaki adalarla birlikte Kıbrıs adasını kapsar; ancak Birleşik Krallık egemenliğinde kalacak olan iki bölge bunun dışındadır." Bu bölgeler Ağrotur (Akrotiri) ve Dikelya'daki (Dhekelia) üs alanlarıdır.
Aynı antlaşmanın ilerleyen maddelerinde, Birleşik Krallık makamlarının askeri uçaklarını Kıbrıs Cumhuriyeti hava sahasında uçurma hakkına sahip olduğu belirtilir. Tek kısıtlama, diğer uçakların güvenliğine ve cumhuriyetteki can ve mal güvenliğine özen gösterilmesidir.
Antoniou'nun açıklamaları, Avrupa Konseyi'nin geçen hafta İngiliz üslerinin geleceğiyle ilgili görüşmelerde Kıbrıs hükümetine "yardıma hazır" olduğunu ilan etmesinin ardından geldi.
Konsey, geçen haftaki zirvenin ardından kabul ettiği sonuç bildirisinde "Kıbrıs'ın İngiltere ile adadaki İngiliz üsleri hakkında görüşme başlatma niyetini kabul ettiğini ve gerektiğinde yardıma hazır olduğunu" belirtti.
Bu karar, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'in aynı zirveye gelişinde "İngiliz hükümetiyle üslerin geleceği hakkında açık ve samimi bir görüşme yapacağız" vaadinde bulunmasının ardından alındı.
Christodoulides şunları söyledi: "Kıbrıs'taki İngiliz üsleri sömürge döneminin bir sonucudur. İngiliz üsleri sınırları içinde 10.000'den fazla Kıbrıslı vatandaşımız yaşıyor. Bu insanlara karşı sorumluluğumuz var. Ortadoğu'daki durum göz önüne alındığında, İngiliz hükümetiyle açık ve samimi bir görüşme yapacağız."
Bu açıklamalar, Christodoulides'in bir gün önce üsleri "sömürge kalıntısı" olarak nitelendirmesinin ardından geldi. Ancak Çarşamba günü İngiliz ve Kıbrıs hükümetleri arasındaki "iş birliği düzeyinin son derece olumlu" olduğunu da ekledi. Bu söylemler, hükümetin üslerin geleceğiyle ilgili bilinçli bir sertleşme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Buna rağmen İngiliz hükümeti, üslerin geleceğinde herhangi bir değişikliği tartışma konusunda isteksiz görünüyor. İngiltere Silahlı Kuvvetler Parlamento Müsteşarı Al Carns geçen hafta üslerin geleceğinin "tartışmaya açık olmadığını" söyledi.
Carns ayrıca Savunma Bakanı John Healey'nin bu ayın başında adayı ziyaret ettiğinde "Kıbrıs Ulusal Muhafız Ordusu'nun ilişkilerin her zamankinden daha yakın olduğunu teyit ettiğini" belirtti.
Daha önce AKEL lideri Stefanos Stefanou üslerin kaldırılmasını açıkça talep etmişti. Stefanou, partisinin "onlarca yıldır üslerin kaldırılması çağrısında bulunduğunu" ve "asıl meselenin her fırsatta Kıbrıs'ın bir savaş üssü olmadığını ve olmak istemediğini net bir şekilde ortaya koymak olduğunu" söyledi.
Üslere muhalefet her iki toplumda da mevcut. Kıbrıslı Türk muhalefet partisi CTP Genel Başkan Yardımcısı Asım Akansoy, İngiltere'nin adada iki egemen üssü elinde tutmaya devam etmesini "tarihin büyük bir hatası" olarak nitelendirdi.