Kıbrıs'ta bin litrelik kalorifer yakıtı deposunu doldurmanın maliyeti, mart ayından bu yana yaklaşık 500 euro arttı. Bu durum, perakende akaryakıt fiyatlarının yeterince denetlenip denetlenmediğine dair yeni soruları gündeme getirdi.
Tüketiciler Birliği, Orta Doğu'daki karışıklığın uluslararası enerji maliyetlerini yukarı çektiğini kabul ettiklerini belirtti.
Ancak endişelerinin, bu baskıların Kıbrıslı sürücülere ve hanelere yansıtılan zamları tam olarak açıklayıp açıklayamadığı yönünde olduğunu açıkladılar.
Birlik Başkanı Marios Drousiotis, Perşembe günü Kıbrıs Haber Ajansı'na (CNA) yaptığı açıklamada, rakamların "Kıbrıs'taki akaryakıt fiyatlarıyla ilgili bir şeylerin ters gittiğine dair güçlü göstergeler" sunduğunu söyledi ve yetkilileri zamların haklı olduğuna dair kanıt sunmaya çağırdı.
En keskin artış kalorifer yakıtında kaydedildi. Birliğe göre, litre fiyatı 1 Mart'taki 0,950 eurodan 13 Ağustos'ta 1,438 euroya yükselerek 48,8 sentlik bir artış gösterdi.
Bin litre satın alan bir hane için bu, 488 euroluk ek maliyet anlamına geliyor. Drousiotis, tüketicilerin daha soğuk aylara hazırlanırken zamanlamanın giderek daha endişe verici hale geldiğini belirtti.
"İşte bu yüzden şu anda kalorifer yakıtı konusunda endişeliyiz ve önlem alınması gerektiğine inanıyoruz" diyen Drousiotis, hanelerin kış gelmeden depolarını doldurmaya başlaması gerektiğine dikkat çekti.
Sürücüler de kendi taraflarında ciddi artışlarla karşı karşıya kaldı. 95 oktan benzinin litresi aynı dönemde 1,315 eurodan 1,595 euroya çıkarken, motorin 1,413 eurodan 1,796 euroya yükseldi.
Birliğin hesaplamalarına göre bu durum, benzinde yaklaşık yüzde 21, motorinde ise yüzde 26'lık bir zammı temsil ediyor.
Drousiotis, artışların hükümetin sağladığı 8,3 sentlik sübvansiyona rağmen kaydedildiğini, sübvansiyon olmasaydı fiyatların çok daha yüksek olacağını söyledi.
Birliğin endişeleri sadece fiyat hareketleriyle sınırlı değil. Tüketiciler Birliği, tüketici koruma servisinden, perakende fiyatların makul kalıp kalmadığını nasıl belirlediklerine dair verileri defalarca istedi.
Drousiotis'e göre, tüketici koruma servisi piyasayı denetlediğini ve mevcut fiyatların haklı olduğunu savunuyor.
Ancak bu bilgilerin vurgulanması yönündeki talepler, gizli oldukları gerekçesiyle reddedildi.
Drousiotis, fiyatları değerlendirmek için gereken tüm materyallerin ticari olarak hassas olduğu iddiasına itiraz ederek, izleme sürecinde kullanılan bilgilerin yüzde 30 ila 40'ının gizliliği ihlal etmeden açıklanabileceğini savundu.
Nisan başında yürürlüğe giren sübvansiyonun nasıl uygulandığı konusunda da sorular gündeme geldi.
Birliğin verileri, 19 akaryakıt istasyonunun fiyatlarını tam 8,3 sent düşürmediğini, diğer 97 istasyonun ise daha düşük bir indirim yaptığını gösterdi.
Drousiotis, bir petrol şirketinin benzin fiyatlarında artış duyurmasından yaklaşık on gün sonra, diğer şirketler tarafından işletilen 22 istasyonun da fiyatlarını artırdığını belirtti.
Birlik daha sonra, sübvansiyonun tam olarak yansıtılmamasının bir suç teşkil edip etmeyeceğini sordu.
Konu önce maliye bakanlığına sevk edildi, ardından servise geri gönderildi ve servis herhangi bir suç işlenmediğine karar verdi.
Drousiotis, bu vakaların piyasanın denetlenme biçimindeki ciddi zayıflıklara işaret ettiğini söyledi.
"Bunlar, ya fiyatların denetlenmediğinin ya da denetlendiği halde birilerinin göz yumduğunun açık örnekleridir" diye savundu Drousiotis.
Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, maliye bakanı ve tüketici koruma servisi, sübvansiyon getirildiğinde hepsi piyasayı yakından inceleyeceklerine söz vermişti.
Drousiotis, birliğin bulgularının bu incelemenin ne kadar etkili olduğuna dair şüpheler yarattığını belirtti.
"Sübvansiyonun kesinlikle tüketiciye ulaşacağını sağlamıyorsanız, neden sübvansiyon veriyorsunuz?" diye soran Drousiotis, "Yoksa akaryakıt istasyonlarının kasalarına mı gitsin diye, yoksa başka bir yere mi?" ifadelerini kullandı.
Şimdilik tüketicilerin artışların boyutu konusunda ikna edici bir açıklama almadığını belirten Drousiotis, hükümetin kontrolleri sıkılaştırma konusunda pek istekli görünmediğini sözlerine ekledi.
"Bunun yapamadıkları için mi yoksa yapmak istemedikleri için mi olduğunu bilmiyorum" diyen Drousiotis, "Bırakın bu sorunun cevabını onlar versin" çağrısında bulundu.