Icerige atla
Politika ⭐ 88/100

Kıbrıslı Türkler, Fransa ile imzalanan askeri anlaşmaya tepkili

Kıbrıslı Türkler, Fransa ile imzalanan askeri anlaşmaya tepkili

Kıbrıs Cumhuriyeti ile Fransa arasında pazartesi günü imzalanan ve Fransa'nın adada asker konuşlandırmasına olanak tanıyan kuvvetlerin statüsü anlaşması, salı günü üst düzey Kıbrıslı Türk yetkililerin tepkisini çekti.

Kıbrıslı Türk 'başbakanı' Ünal Üstel, Rum tarafını ada üzerinde ve çevresinde askeri varlığını 'insani amaçlar bahanesiyle giderek yoğunlaştırmakla' suçladı. Üstel'e göre Rum tarafı bu adımlarla aslında 'askeri avantaj elde etmeyi' hedefliyor.

Üstel, bu durumun 'Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki egemen eşitlik haklarını hiçe saydığını' ve 'bölgenin güvenliği ve istikrarına ilişkin hassas dengeleri bozmayı amaçladığını' söyledi.

Üstel, anlaşmanın 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı açısından hiçbir geçerliliği bulunmadığını' da sözlerine ekledi.

'Bu gelişmeler, Kıbrıs Türk halkının güvencesi olan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantisinin yaşamsal önemini bir kez daha teyit etmektedir. Anavatanımız Türkiye ile savunma ve güvenlik alanlarındaki işbirliğimizi daha da güçlendirme ihtiyacını da gözler önüne sermektedir,' diye konuştu.

Üstel ayrıca, Rum tarafının 'Doğu Akdeniz'de kıyısı dahi bulunmayan devletler de dahil olmak üzere çeşitli devletlerle askeri işbirliği ve silahlanma anlaşmaları imzalamasının' Kıbrıs sorununa yaklaşımındaki 'samimiyetsizliğin bir göstergesi' olduğunu belirtti.

Üstel bu konuda Rum tarafının hem 'adamıza yabancı askeri unsurların konuşlandırılmasına olanak tanıyan düzenlemeler yaptığını ve Kıbrıs'ın çeşitli askeri amaçlar için üs olarak kullanılmasına imkan sağladığını' hem de aynı zamanda 'adada bir anlaşmaya varılması bağlamında sıfır asker, sıfır garanti şartında ısrar ettiğini' söyledi.

'Bu tür provokatif adımların adadaki iki halk arasındaki güven açığını daha da derinleştirdiği açıkça ortadadır,' diye ekledi.

Üstel ardından 'Rum liderliğinin, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarını hiçe sayan ve adada oldubittilere yol açan tek taraflı adımlarla gerçek niyetlerini açıkça ortaya koyduğunu' belirtti.

'Kıbrıs Türk halkını ve Kıbrıs adasının tamamını temsil etme yetkisine sahip olmayan Rum yönetiminin, tüm adayı ilgilendiren konularda tek taraflı anlaşmalar yapması kesinlikle kabul edilemez,' dedi.

Üstel sözlerine, 'Rum liderliği, yalnızca adamızı değil, bölgemizi de hedef haline getirme riski taşıyan adımlardan derhal vazgeçmelidir,' diyerek devam etti.

Üstel daha sonra Fransa'nın anlaşmayı imzalama kararına da değinerek, 'Fransa gibi devletlerin adadaki iki devlet arasında işbirliği ve diyalog oluşturma sürecine zarar vermeye devam ettiği açıktır,' ifadesini kullandı.

Üstel'e göre Fransa bu adımıyla 'Kıbrıs adasındaki mevcut gerçekleri ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğe ilişkin doğal haklarını hiçe saydı'.

'1974 barış harekatı ile Doğu Akdeniz'de tesis edilen güvenlik ve istikrar düzeninde yeri olmayan Fransa'yı, bölgemizdeki zararlı girişimlerine son vermeye davet ediyoruz,' dedi.

Muhalefet partisi CTP genel başkan yardımcısı Asım Akansoy ise anlaşmanın zamanlamasını 'oldukça talihsiz' olarak nitelendirdi. Akansoy, BM özel temsilcisi Maria Angela Holguin'in 'adanın askersizleştirilmesi ve adil ve kalıcı bir barış için çabalar gösterdiği' bir günde anlaşmanın imzalandığını hatırlattı.

'Çok talihsiz, kabul edilemez ve şiddetle kınanması gereken bir adımdı,' diyen Akansoy, bu adımın hem adanın iki tarafı arasında hem de daha geniş bölgede 'gerilimi artırma potansiyeline sahip olduğu' uyarısında bulundu.

Akansoy, tüm siyasi yelpazedeki Kıbrıslı Türkleri bu konuda 'ortak bir tutum geliştirmeye' çağırdı.

'Eğer bir uzlaşı sağlanırsa, garantör olmayan üçüncü bir devletin bu topraklarda asker konuşlandırmasına BM nezdinde, AB nezdinde ve Türkiye nezdinde atılacak adımlarla güçlü bir şekilde karşı çıkmalıyız,' dedi.

Anlaşma, Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Catherine Vautrin ve Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas tarafından Lefkoşa'da, gün içinde gerçekleştirilen gayri resmi Avrupa dış ilişkiler konseyi (Fac) savunma toplantısının kenarında imzalandı.

Kuvvetlerin statüsü anlaşmasına ilişkin planlar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un nisan ayındaki son ada ziyareti sırasında Kıbrıs hükümet sözcüsü Konstantinos Letymbiotis tarafından duyurulmuştu.

Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides o dönemde anlaşmanın 'insani askeri işbirliğini ve bölgesel düzeyde ortak hareketi güçlendireceğini' ve 'Fransız kuvvetlerinin insani amaçlarla Kıbrıs topraklarında bulunmasını sağlayacağını' söylemişti.

Macron, Kıbrıs ziyareti sırasında savunma konusunda kapsamlı açıklamalar yapmıştı. Adanın mart ayında bir İran yapımı insansız hava aracı tarafından vurulmasının ardından Kıbrıs ve çevresinde Avrupa askeri donanımının yoğun şekilde konuşlandırılmasının, 'Avrupa'nın alanını güvence altına alma kararlılığımızın yeniden teyidi anlamına geldiğini' belirtmişti.

'9 Mart'ta basit bir şekilde söyledim: Kıbrıs saldırıya uğradığında, saldırıya uğrayan Avrupa idi,' demişti.

Bu nedenle, 'bölgedeki savunma kapasitelerini, özellikle Charles de Gaulle uçak gemisine bağlı Fransız taşıyıcı saldırı grubunun konuşlandırılmasıyla güçlendirdik,' demişti. Söz konusu uçak gemisi geçen aydan bu yana bölgede bulunuyor.

Macron, 'Avrupa Birliği üyeleri olarak bizi birbirine bağlayan dayanışmanın bu somut tezahürü ve Fransa ile Kıbrıs arasındaki ilişkiler bağlamında bu destek, aralık ayında stratejik ortaklık biçiminde pekiştirildi,' diyerek geçen yılın sonunda Christodoulides ile Paris'te imzaladığı anlaşmaya atıfta bulunmuştu.

Paylaş: