KKTC 'Dışişleri Bakanlığı', İsrail'in 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda 1,5 milyon etnik Ermeninin toplu olarak yer değiştirilmesi ve ölümü olaylarını soykırım olarak tanıma kararını kınadı.
Bakanlık, bu kararın Filistin halkına karşı işlenen insanlığa karşı suçları ve devlet terörizmini örtbas etmeye yönelik bir girişim olduğunu belirtti. İsrail hükümetinin, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Filistinlilere karşı işlediği soykırım suçu nedeniyle yargılanırken, tarihsel ve hukuki gerçekleri görmezden geldiğini ve tarihi olayları kendi amaçları için kullanmaya devam ettiğini söyledi.
KKTC 'Dışişleri Bakanlığı', İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve 'işbirlikçilerinin' insanlığa karşı işledikleri suçları dünya gözü önünde gizleyemeyeceklerini belirtti. Ayrıca, Netanyahu'nun ve diğer İsrail bakanlarının adlarına uluslararası tutuklama emirleri çıkarıldığını hatırlattı.
Bakanlık, İsrail hükümetinin bu son siyasi girişiminin, Orta Doğu'da genişlemeci ve provoke edici politikalarını Doğu Akdeniz'e kadar genişlettiğini ve Türkiye'yi hedef aldığını söyledi. Bu nedenle, Türkiye'ye yönelik bu siyasi leke kampanyasını kınadıklarını ve güçlü bir şekilde mahkum ettiklerini belirtti.
Türkiye'nin, Netanyahu hükümetinin genişlemeci politikalarına karşı uluslararası hukuka dayanarak ilkesel bir tutum aldığını ve Filistin halkına karşı işlenen ağır insanlığa karşı suçlara karşı en güçlü şekilde sesini yükselttiğini söyledi. KKTC 'Dışişleri Bakanlığı', Türk halkının her türlü insanlık dışı muameleye, soykırıma maruz kaldığını ve Filistinli kardeşlerinin haklı davalarında her zaman destek vereceğini ve yanında olacağını belirtti.
İsrail'in bu kararı, ülkenin parlamentosu tarafından oybirliğiyle kabul edildi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, 'her zaman doğru şeyi yapmak için geç olmadığını' söyledi. 'İsrail, tarihi gerçeğe saygı gösteren ve inkar girişimlerini reddeden 32 ülkeye katıldı' dedi.