KKTC Meclisi pazartesi gecesi geç saatlerde, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın iki yasaya koyduğu vetoyu reddederek her iki yasayı yeniden kabul etti. Yasalardan biri Karpaz yarımadasındaki orman arazisinin imara açılmasını, diğeri ise mahkemeye çıkan üst düzey kişilerin isimlerinin yayınlanmasının suç sayılmasını öngörüyor.
Erhürman, yılın başlarında meclis tarafından kabul edilen her iki yasayı da veto etmişti. Meclis ilk olarak Karpaz'daki imar yasasını yeniden oylamaya sundu.
Meclis Mart ayında 3.500 dönüm (4,68 kilometrekare) orman arazisini İstanbul Teknik Üniversitesi'ne tahsis etmişti. Ancak tahsis edilen arazi miktarı, yasanın önceki taslakalarında çok daha küçük olduğundan muhalefetten sert eleştiriler gelmişti.
Başlangıçta arazinin, Ankara'daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin Güzelyurt yakınlarındaki Kalkanlar köyündeki kampüsüne benzer şekilde üniversitenin Kıbrıs kampüsü için kullanılacağı düşünülüyordu.
Ancak yasa meclisten geçtikten sonra Başbakan Ünal Üstel, arazi tahsisinin "ulusal güvenlik ve Türkiye'nin askeri amaçlı stratejik kullanımı" ile ilgili olduğunu açıkladı.
Şimdi ise tahsis edilen arazinin bir kısmının insansız savaş hava aracı (SİHA) parçaları üretmek için bir fabrika inşasında kullanılacağı anlaşılıyor. Savunma şirketi Baykar'ın genel müdürü Haluk Bayraktar, bu ayın başında şirketinin Kıbrıs'ta drone üretimine başlamayı planladığını açıklamıştı.
Baykar, Bayraktar serisi insansız hava araçlarını üretiyor. Şirketin baş teknoloji sorumlusu, Haluk Bayraktar'ın kardeşi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'dır.
Pazartesi gecesi kabul edilen yasa, Mart ayında geçen yasayla neredeyse birebir aynıydı. Muhalefet, tahsis edilen arazi miktarından memnuniyetsizliğini sürdürdü.
Buna karşılık Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, milletvekillerine tahsis edilen arazinin boyutunun ötesini düşünmeleri çağrısında bulundu. "Tartışılması gereken konu arazinin büyüklüğü değil, projenin neden 20 yıl önce hayata geçirilmediğidir. İstanbul Teknik Üniversitesi ekonomiye ve bölgeye katkı sağlayacaktır" dedi.
Muhalefet partisi CTP'den Devrim Barçın ise iktidar koalisyonunu, tasarıyı hiçbir önemli değişiklik yapmadan yeniden meclise getirerek Erhürman'a ve makamına saygısızlık etmekle suçladı.
Yasa, koalisyonun 26 üyesinin oyuyla kabul edilirken muhalefetin 14 üyesi aleyhte oy kullandı.
Gündemin bir sonraki maddesi, mahkeme salonlarında ve çevresinde sanıkların fotoğraflarını çekip yayınlayan ya da sanıkların isimlerini medyada veya sosyal medyada paylaşan gazeteciler dahil herkesi suç kapsamına alan yasaydı.
Başlangıçta ihlal edenlere en fazla üç ay hapis cezası öngörülüyordu, ancak pazartesi gecesi bu ceza asgari ücretin dört katı tutarında para cezasına indirildi. Şu anda KKTC'de aylık asgari ücret 60.618 TL (1.134 euro) olup, para cezası 243.272 TL (4.553 euro) olarak belirlendi.
Başbakan Ünal Üstel, bu ayın başında veto edilen yasayı savunmak için mecliste söz aldı. "Yazdığımız her yasayı sektörle ve hukuk uzmanlarımızla birlikte yazdık, bunu kendi başımıza yapmadık" dedi.
CTP'li Doğuş Derya'nın yasayla ilgili gazeteci sendikalarıyla işbirliği yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Üstel "sus" dedi.
Üstel devamında, "Bu ülkedeki basın özgürlüğünün dünyanın başka hiçbir yerinde eşi olmadığına inanıyorum" ifadesini kullandı. KKTC, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in dünya basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 82. sırada yer alıyor.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli tasarıya tepkisini dile getirerek, "Halk size bunun basın özgürlüğünü tehdit ettiğini söyledi" dedi ve ekledi: "Hepimizin 'gazetecilik suç değildir' diye haykırmamız gerekirken, siz mikrofonların susmasını, kameraların kör olmasını ve kalemlerin kırılmasını istiyorsunuz."
İlk yasa gibi bu yasa da koalisyon üyelerinin oylarıyla kabul edilirken muhalefet üyeleri aleyhte oy kullandı.
Erhürman'ın yasaları ikinci kez veto etme yetkisi bulunmuyor, ancak yasaların KKTC anayasasına aykırı olduğuna inanması halinde yargıya başvurabilir.