İran'daki savaşa ilişkin uluslararası haberler Limasol turizmini olumsuz etkilemeye başladı. Sektör temsilcileri iptallerin arttığını, otel doluluk oranlarının baskı altına girdiğini ve önümüzdeki aylarda sezonun nasıl şekilleneceğine dair kaygıların büyüdüğünü belirtti.
Limasol Ticaret ve Sanayi Odası'nın (Evel) yayın organı Entrepreneurial Limassol dergisine konuşan Evel Başkanı Andreas Tsouloftas, Pasyxe Genel Müdürü Christos Angelides ve Stek Genel Müdürü Chrysemily Psilogeni aynı soruna dikkat çekti. Üç isim de yurtdışında oluşan algının Kıbrıs'taki gerçek durumla örtüşmediğini vurguladı.
Tsouloftas, olumsuz etkilerin çoktan hissedilmeye başlandığını söyledi. Kıbrıs'ın bir şekilde çatışmanın içine çekildiği izleniminin yurtdışında yayılmasıyla birlikte iptallerin hız kazandığını ifade etti.
Tsouloftas'a göre bu algının oluşmasında Akrotiri'deki münferit bir olayın geniş uluslararası medya yansıması, bölgedeki gelişmelere verilen genel ilgi ve yabancı liderlerin Kıbrıs ziyaretleri etkili oldu.
Tsouloftas, Lufthansa ve Austrian Airlines gibi Avrupa havayollarının uçuş iptallerinin de baskıyı artırdığını ekledi.
Buna rağmen Tsouloftas, Limasol'un güvenli bir destinasyon olmaya devam ettiğini vurgulayarak Kıbrıs'ın savaş bölgesinden yüzlerce kilometre uzakta olduğunu hatırlattı.
Tsouloftas, "Ziyaretçilerin endişe duyması için hiçbir neden yok" dedi ve çabaların artık ülkenin gerçek imajını yurtdışında yeniden tesis etmeye odaklandığını belirtti.
Bu doğrultuda Evel'in sosyal medya tanıtım kampanyası başlattığını, uluslararası medya ve turizm kuruluşlarıyla temasları artırdığını ifade etti.
Angelides ise olumsuz haberlerin rezervasyonlara ciddi zarar verdiğini söyledi ve durumun uluslararası arenada yansıtılma biçimini "haksız ve kasıtlı" olarak nitelendirdi.
Angelides'e göre en büyük kayıplar Mart ve Nisan aylarında yaşandı, Mayıs ayı da kaygı verici bir seyir izliyor.
"Nisan ayında iptaller yüzde 42'ye ulaştı, Mart ayı da benzer seviyelerdeydi" diyen Angelides, Mayıs'ın henüz aynı noktaya gelmediğini ancak eğilimin endişe verici olduğunu ekledi.
Angelides, odak noktasının artık rekor kırmaktan hasarı sınırlamaya kaydığını belirtti.
Angelides'e göre öncelik, sezonun geri kalanında kayıpları en aza indirmek. Bunun için yabancı acentelerin ve gazetecilerin ağırlanması, tanıtım kampanyaları ve otel gruplarının Turizm Bakanlığı ile koordineli şekilde yürüttüğü hedefli müdahaleler planlanıyor.
Angelides, yılın ilk aylarındaki kayıpların yeni bir turizm rekorunu fiilen imkânsız hale getirdiğini de sözlerine ekledi.
"Şimdi önemli olan yılı en az kayıpla kurtarmak ve her şeyden önce Kıbrıs'ın güvenli destinasyon itibarını korumaktır" dedi.
Psilogeni de benzer görüşler dile getirirken otel işletmecilerinin yaşadığı baskıya, özellikle zor bir bahar döneminde açık kalan tesislerin durumuna dikkat çekti.
Çalışma Bakanlığı'nın destek planını değerlendiren Psilogeni, Nisan ayı için sürdürülen yüzde 30 ücret sübvansiyonunu olumlu karşıladıklarını belirtti. Stek'in turizmde istihdamı koruyan her önlemi desteklediğini vurguladı.
Psilogeni, planın otel tesislerinin gerçek işletme maliyetlerini daha iyi yansıtması ve personel planlamasını kolaylaştırması için iyileştirme önerileri sunduklarını ekledi.
Psilogeni'ye göre Mart ayı açık kalan oteller için ciddi zarar getirdi, Nisan da beklentilerin çok altında düşük doluluk oranlarıyla seyrediyor.
Endişelerin artık Mayıs ayına da yöneldiğini belirten Psilogeni, piyasanın hâlâ istikrarsız olduğunu ve güvenilir tahmin yapmanın zorlaştığını söyledi.
Psilogeni, mevcut rezervasyonların da garanti olmadığı uyarısında bulundu. Birçok tatilcinin hâlâ ücretsiz iptal hakkına sahip olması veya destinasyon değiştirme imkânının bulunması belirsizliği artırıyor.
Psilogeni, jeopolitik krizin etkilerinin ani bir gerileme azalması durumunda bile devam edebileceği uyarısında bulundu. Bu durum, Kıbrıs'ın yurtdışındaki imajını yönetmek için koordineli bir çabanın gerekliliğini güçlendiriyor.
Psilogeni daha geniş bir perspektiften yaklaşarak müdahalenin yalnızca sektörün omuzlarında kalamayacağını vurguladı.
"Turizm büyük bir istihdam kaynağı olmaya devam ediyor ve geniş bir ekonomik faaliyeti destekliyor. Bu nedenle devlet ile özel sektör arasında ortak bir çaba gereklidir" dedi.
Psilogeni son olarak, doğru planlama ve zamanında hazırlık yapılması halinde sektörün toparlanabileceğine dair temkinli bir iyimserlik taşıdığını ifade etti.