Macaristan'da muhalefet partisi Tisza, pazar günü yapılan genel seçimi kazanabilir. Sandıkların kapanmasının ardından yayımlanan iki anket, bu sonucu ortaya koydu. Böyle bir zafer, Rusya'nın müttefiki ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güçlü desteğini alan deneyimli Başbakan Viktor Orbán için tarihi bir yenilgi anlamına gelecek.
Oylamanın başlamasından önce yapılan ve sandıkların kapanmasının ardından açıklanan son anketler, Peter Magyar liderliğindeki merkez sağ Tisza partisinin yüzde 55-57 destek aldığını gösterdi. Orbán'ın milliyetçi Fidesz partisi geride kaldı.
Anket şirketi Median'a göre bu sonuç, Tisza'ya 199 sandalyeli Macaristan Meclisi'nde 135 sandalye kazandırabilir. Bir diğer anket şirketi 21 Research Centre ise Tisza'nın 132 sandalye alabileceğini öngördü.
Son dakika anketlerinin bir kısmı geçmişte Macaristan'da doğru sonuçlar verdi. Pazar günkü seçim için çıkış anketi yapılmadı.
Magyar bir basın toplantısında şunları söyledi: "Son anketleri gördük. Katılım verileri ve aldığımız bilgiler doğrultusunda iyimseriz."
Öte yandan Orbán'ın kabine şefi Gergely Gulyás, demokratik bir oylama yapıldığını belirterek Fidesz'in çoğunluğu kazanacağından emin olduklarını açıkladı.
Rekor Katılım
Anket şirketleri rekor seçmen katılımı öngördü. TSİ 18.00 itibarıyla seçmenlerin yüzde 74,23'ü oyunu kullandı. Bu oran 2022 seçimlerinde aynı saatte yüzde 62,92 düzeyindeydi. Macaristan televizyonu, Budapeşte'deki bazı sandık noktalarında uzun kuyrukları görüntüledi.
Resmi sonuçların pazar akşamı açıklanması bekleniyor.
Anket sonuçları doğrulanırsa Orbán'ın 16 yıllık iktidarının sona ermesi, yalnızca Macaristan için değil Avrupa Birliği, Ukrayna ve daha geniş bir coğrafya için önemli sonuçlar doğuracak.
Bu durum, Macaristan'ın AB içindeki muhalif rolüne büyük olasılıkla son verecek. Orbán'ın bloke ettiği, savaştan harap olmuş Ukrayna'ya yönelik 90 milyar euroluk (105 milyar dolar) AB kredisinin önü açılabilecek. Ayrıca Brüksel'in demokratik standartların aşındığı gerekçesiyle askıya aldığı AB fonlarının Macaristan'a serbest bırakılması da gündeme gelebilecek.
Orbán'ın gidişi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i AB'deki en önemli müttefikinden yoksun bırakacak ve Trump'ın Beyaz Sarayı dahil Batı genelindeki sağcı çevrelerde şok dalgası yaratacak.
Macaristan'da Tisza'nın zaferi, partinin yolsuzlukla mücadele ile yargı bağımsızlığını ve diğer kurumları yeniden tesis etmeyi hedefleyen reformların önünü açabilecek.
Ancak bu reformların kapsamı, Tisza'nın Orbán'ın mirasını tersine çevirmek için gereken üçte iki anayasal çoğunluğu sağlayıp sağlayamayacağına bağlı olacak.
Ekonomik Durgunluk Orbán'ın Desteğini Zayıflattı
AB şüphecisi Orbán, Trump'ın Amerika'yı Yeniden Büyük Yap (MAGA) hareketi ve Avrupa'daki hayranları tarafından model olarak görülen bir "illiberal demokrasi" inşa etmişti.
Ancak birçok Macar, üç yıllık ekonomik durgunluk, artan yaşam maliyetleri ve hükümete yakın oligarkların servetlerini artırdığına dair haberlerden sonra 62 yaşındaki Orbán'dan giderek uzaklaştı.
Tisza lideri Magyar, bu hayal kırıklığını başarıyla siyasi desteğe dönüştürmüş görünüyor.
Macaristan'ın başkentinde Tisza'ya oy veren 27 yaşındaki Mihály Bácsi, ülkenin değişime ihtiyacı olduğunu söyledi: "Toplumsal atmosferin iyileşmesine ihtiyacımız var. Birçok alanda çok fazla gerginlik var ve mevcut hükümet bu duyguları körüklüyor."
Adını Zsuzsa olarak veren bir başka seçmen ise sürekliliği istediğini belirtti: "Son yıllarda elde edilen tüm kazanımların korunmasını gerçekten istiyorum. Savaştan çok korkuyorum" dedi. Zsuzsa, Macaristan'ın doğu komşusu Ukrayna'daki çatışmaya atıfta bulundu.
Orbán, pazar günkü seçimi "savaş ile barış arasında bir tercih" olarak sunmaya çalıştı. Seçim kampanyası süresince hükümet, Magyar'ın Macaristan'ı Rusya-Ukrayna savaşına sürükleyeceği uyarısını içeren afişlerle ülkeyi kapladı. Magyar bu iddiaları kesinlikle reddetti.
(Reuters)