Nerede yaşıyorsunuz?
Zamanımı Lefkoşa ve New York arasında geçiriyorum. Kıbrıs'ta ailemle vakit geçirirken New York'ta kariyerimi inşa ediyorum.
Kahvaltıda ne yediniz?
Bir iki yumurta, ya da geç kalıyorsam sadece kahve!
Mükemmel gününüzü anlatır mısınız?
Kahveyle yavaş bir sabah, egzersiz, stüdyoda müzik yazmak, sevdiklerimle akşam yemeği ve günü su kenarında gün batımını izleyerek bitirmek.
Okuduğunuz en iyi kitap?
Uçurtma Avcısı. Sizi tamamen içine çeken ve bitirdikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmayan kitaplardan biri. Yürek parçalayıcı, güzel ve sevginin, sadakatin ve affetmenin ne kadar güçlü olabileceğini hatırlatıyor.
En iyi çocukluk anınız?
Yazlarımı Kıbrıs'ta geçirmediğim bir yaz olmadı. Ailemle, denizle ve o uzun yaz akşamlarıyla çevrili olmak en mutlu çocukluk anılarımdan bazıları.
Buzdolabınızda her zaman ne bulunur?
Beyaz peynir. Neredeyse her şeyin üzerine koyarım.
Arabada şu an hangi müziği dinliyorsunuz?
Son zamanlarda çoğunlukla Noah Kahan, Bad Bunny, ATEEZ ve RACK. Çalma listelerim her yere yayılıyor ve bunu seviyorum.
Ruh hayvanınız nedir?
Kurt. Son derece bağımsızlar ama aynı zamanda sürülerine inanılmaz sadıklar. Bununla bağ kuruyorum çünkü bağımsızlığıma değer versem de herkesin sevgiye, desteğe ve ev diyebileceği insanlara ihtiyacı olduğuna inanıyorum.
En çok gurur duyduğunuz şey nedir?
Müzik kariyerimi kendi kurallarımla inşa etmekle gurur duyuyorum. Yayınladığım her şarkı yıllarca süren sıkı çalışmayı, direnci ve yol her zaman net olmasa bile kendime inanmayı temsil ediyor. İlk EP'mi bağımsız olarak yayınlamak her zaman gurur duyacağım bir dönüm noktası.
Sizi etkileyen bir film sahnesi?
La La Land'in sonu. Bazı insanların hayatınızı sonsuza dek değiştirdiğini, hayatınızda kalmaları gerekmediğini hatırlatıyor. Bunu sık sık hissediyorum.
Akşam yemeğine çıkmak için (yaşayan ya da ölü) kimi seçerdiniz?
Mikis Theodorakis. Müziği sadece güzel değildi, Yunanistan'ın tarihi ve direnciyle iç içe geçti. Siyasi ve toplumsal değişim zamanlarında insanlara ilham vermek için müziği nasıl kullandığını ilk ağızdan duymak isterdim.
Zamanda yolculuk yapabilseydiniz nereye giderdiniz?
Antik Yunanistan'a giderdim. Kıbrıslı Rum olarak her zaman o tarihe bağlı hissettim ve binlerce yıl önce müziğin, tiyatronun ve hikaye anlatıcılığının nasıl deneyimlendiğini görmek isterdim.
En büyük korkunuz nedir?
'Keşke'lerle dolu bir hayat yaşamak. Ne olabileceğini merak etmektense deneyip başarısız olmayı tercih ederim.
18 yaşındaki halinize ne söylerdiniz?
Her şeyi çözmeye çalışmayı bırak. Kendine güven, cesur ol ve asla ait olmadığın yerlere uymaya çalışarak enerjini harcama.
Birisiyle çıkmayı durduracak tek şey nedir?
Dürüstsüzlük ve çaba eksikliği. Bir ilişki ancak her iki kişi de ortaya çıkıp emek vermeye istekliyse yürür.
Olga Prepis, Kıbrıslı Rum köklerinden ilham alan alternatif pop müzik yapan bağımsız bir şarkıcı-söz yazarı, yapımcı ve çok enstrümanlı müzisyen. Geçtiğimiz günlerde ilk EP'si 'If I Was Someone Else'i yayınladı ve yeni müzikler ile işbirlikleri üzerinde çalışıyor.