Bugünkü duruşmanın ardından savunma avukatı Alexandros Alexandrou, üç yaşındaki çocukun ölümüne ilişkin trajedi koşullarını ve olaydan önce ve sonra yaşanan anları anlattı. Avukat, 37 yaşındaki İngiliz sanıkın kendi ifadesine göre “her şey o kadar ani oldu, saniyeler içinde” dediğini belirtti.
Avukat Alexandrou, babanın çocukla neşe ve oyun içinde olduğu bir anı anlattı. Savunmaya göre baba, yanında bir pencere bulunduğunun farkında değildi. Avukat, trajedinin çok kısa sürede geliştiğini ve çocuğun dikkatinin dağılmasını açıklayabilecek stresli ya da olumsuz bir durumun öncesinde bulunmadığını vurguladı.
Avukata göre baba çocukla oynarken, bir kanadı kapalı olan pencerenin devam edip etmediğini ya da ikinci bir kanadı olup olmadığını kontrol etme kaygısı taşımadı. Baba, pencerenin kapalı olduğunu oynadıktan sonra fark ettiğini söyledi.
Avukat Alexandrou, “anıların sevinci”ne değinerek, savunmanın iddiasına göre mekânın ve özellikle o noktanın gerekli algısının oluşmadığı çerçevenin açıklanmasına çalıştı.
Medyanın sorusu üzerine avukat, 37 yaşındaki kişinin kayınpederinin de trajik olay sırasında hazır bulunduğunu anlattı. Avukata göre kayınpeder de kendi algıladığına göre söz konusu noktaya özel bir önem vermemişti.
Avukat, babanın kendisinin verdiği kritik anların anlatımına da özel olarak değindi.
Babaya göre olayın gelişimi son derece hızlı gerçekleşti, bilinçli bir tepki vermek ya da neler olduğunun farkına varmak için zaman yoktu.
Avukata göre baba, “her şey o kadar ani oldu, saniyeler içinde” diyor. Baba, çocuğunu aldı, kaldırdı ve çocuğun ayaklarını ittiğini çünkü babanın kendisinin fırlatmadığını söylüyor. Baba, çocuğu tam olarak nerede tuttuğuna dair güvenli bir yanıt olmadığını da belirtiyor.
Alkol tüketimi sorulduğunda savunma avukatı, beyanlı malzemede yer alan atıf ile bunun davranış ya da sanığın algısı üzerindeki etkisinin olup olmadığı arasında ayrım yaptı.
Avukata göre konu, tanık malzemesinde yer alan bir ifade olarak sadece bir olgu olarak geçiyor. Alexandrou, sanığın çevresiyle iletişim kuramama ya da dağınıklık içinde olduğu bir duruma yerleştirecek bir tanıklığın bulunmadığını söyledi.
Avukat, 37 yaşındaki kişinin olay sonrası davranışına da özellikle değindi ve olaydan sonra çok sayıda kişiyle temas kurduğunu, aralarında psikolojik ve zihinsel durumunu değerlendirebilecek konumda olan profesyonellerin bulunduğunu savundu.
Avukata göre sanık, olaydan sonra doktorlar, hemşireler ve polis memurları da dahil olmak üzere zihinsel durumunu değerlendirebilecek kişilerle onlarca kişiyle etkileşime girdi.
Avukat Alexandrou, bu atıfla savunmanın, alkol tüketimine ilişkin atıfın tek başına sanığın bulunduğu durum hakkında güvenli bir sonuca varılmasını sağlayıp sağlayamayacağı sorusunu tartışmaya açtığını söyledi.
Özel olarak yapılan özel inceleme sonucunda ortaya çıkan alkol miktarı sorulduğunda savunma avukatı, “bu şeyin kesinlikle uyuşmadığını ve bunu bu şekilde dile getirdiğiniz için üzgünüm” dedi.
Avukata göre savunmanın görüşüne göre bu, belirli bir yönteme dayanan bir tahmindir. “Bu bir varsayım, k. Koutselinis’in bibliyografyasına dayanan matematiksel bir denklem” dedi.
Alexandrou, söz konusu bulgunun tartışmalı hale gelmesi ve ayrı bir dava konusu olması durumunda diğer faktörlerin de incelenmesi gerektiğini belirtti.
Avukata göre, “eğer davada bu, sarhoşluk hali olduğu iddiası olsaydı ve ikinci bir iddia olsaydı, boy, alkole tolerans, zamanlama, organizmanın alkolü emme ya da atma anında olup olmadığı, hangi tür içki içildiği gibi daha derin argümanlara girerdik”.
Buna göre “tüm bu kriterler tek başlarına açıkça katkıda bulunmuyor”.
Konu hakkında son söz olarak avukat, “Bu bir atıftır ve bunu böyle koymamız gerekir” dedi.
Savunma avukatı, 37 yaşındaki kişi için olası bir mahkûmiyet kararının ve özellikle hapis cezasının yaratabileceği olası sonuçlara da değindi.
Avukata göre müvekkilinin hapis cezası verilmesi halinde mesleki unvanını kaybetme riski bulunuyor. Hapis cezası, ertelenmiş olsa bile, Yeminli Denetçiler Birliği’nden çıkarılmasına yol açabilir.
Son olarak Alexandrou, trajedinin ağırlığına değindi ve hangi cezanın verileceğine bakılmaksızın sonuçların 37 yaşındaki kişiyi yaşamının geri kalanında takip edeceğini vurguladı.