Oyuncu Yorgos Anagnostu, tarihi «Frost/Nixon» röportajında İngiliz televizyon sunucusu David Frost'un zorlu rolünü canlandırıyor. Oyunda Frost, eski ABD Başkanı Richard Nixon ile bir düelloya tutuşuyor. Nixon'ı ise Varnavas Kiriazis oynuyor.
Oyuncu, oyunun medyanın kamuoyunu yönlendirmesi konusunu da ele aldığını ve bunun günümüzün en önemli meselelerinden biri olduğunu söylüyor. Peter Morgan'ın kaleme aldığı «Frost/Nixon», Kıbrıs Tiyatro Örgütü (ΘΟΚ) tarafından sahneleniyor.
Oyun, Nixon'ın 1977'de, Watergate skandalından birkaç yıl sonra gazeteci David Frost'a verdiği röportaja dayanıyor. Neden neredeyse 50 yıl önce yaşanan bu karşılaşma bugünkü izleyiciyi ilgilendirsin?
Bence oyun güncelliğini koruyor. Çünkü özünde yalnızca tarihi bir röportajla ilgili değil; iktidarın hakikat ve hesap verebilirlikle ilişkisiyle, demokrasinin temellerinin ne kadar sağlam olduğuyla ilgili. Yetkiye sahip bir insanın yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmeye istekli olup olmadığı sorusu her dönemde geçerli. Bugün imajın, iletişimin ve kamuoyunun yönetiminin çok büyük bir güce sahip olduğu bir dönemdeyiz. Frost'un Nixon ile karşılaşması, sözcüklerin ardındaki gerçeğe ulaşmanın ne kadar zor olduğunu hatırlatıyor. Belki de oyunu bu kadar ilgi çekici kılan şey de bu: belirli bir tarihsel ana gönderme yapmasına rağmen bugün de bizi meşgul eden sorular sorması.
Bu rolde seni ne heyecanlandırıyor?
Frost'un rolünün birçok tonu var, bu da onu çok ilginç kılıyor. Zamanının en başarılı sunucularından biri ve üç kıtada büyük başarı yakalamış. Yine de her şeyi riske atıp, o zamana kadar hiçbir gazetecinin elde edemediği bir itirafı koparmaya çalışıyor. Hayatın tadını çıkaran Frost ile olması gereken sert siyasi gazeteci arasındaki bu denge beni heyecanlandırıyor. Ayrıca bir siyasi tartışmayı değil, iki insanın her birinin kendi hedefi ve stratejisi olan psikolojik bir düellosunu izlediğimiz gerçeği ilgimi çekiyor. Beni büyüleyen şey, başlangıçta dezavantajlı görünen bir insanın ısrarı, hazırlığı ve zekâsıyla dengeleri nasıl altüst edebildiği.
Karşında duran oyuncu bu süreçte ne kadar önemli bir rol oynuyor?
Karşımda Başkan Nixon olarak, sonsuz derecede hayranlık duyduğum, değer verdiğim ve saygı gösterdiğim bir oyuncu var. Varnavas Kiriazis ile çok iyi bir uyum yakaladığımızı hissediyorum ve bu sonuçta kendini gösteriyor.
Washington Post gazetecileri, Nixon'ın istifasında önemli rol oynayan Watergate skandalını ortaya çıkardı. Bugün liderlerin inanılmaz suistimallerde bulunduğunu görüyoruz ama kimse istifa etmiyor. Bunu nasıl yorumluyorsun?
Watergate'te araştırmacı gazetecilik, hiç kimsenin denetimin üstünde olmadığını kanıtlayarak belirleyici bir rol oynadı. Bugün her zamankinden daha fazla bilgiye sahibiz, ama bu mutlaka daha fazla gerçeğe sahip olduğumuz anlamına gelmiyor. Aşırı bilgi bolluğu ve haberlerin sürekli değişmesiyle ciddi ifşalar bile çok çabuk unutuluyor. Mesele ise yalnızca bir liderin istifa edip etmediği değil; hesap vermesini talep eden kurumların ve vatandaşların var olup olmadığı.
Gazeteciliğin bir siyasetçiyi sıkıştırıp hatalarını kabul ettirebildiği bu tür karşılaşmalar günümüzde de var mı?
Bence bu tür karşılaşmalar hâlâ var, ama bugün aynı sonucu elde etmek daha zor olabilir. Gazetecilik, bir siyasetçiyi zor duruma düşürme, çelişkilerini ortaya çıkarma ve yanıt talep etme gücünü hâlâ koruyor. Önemli olan, siyasetçinin kendisinin yanıt vermesi gerektiğini hissedip hissetmediği ve bunu yapmaktan kaçındığında gerçek bir bedel olup olmadığı.
Oyun, medyanın kamuoyunu yönlendirmesi konusunu da ele alıyor mu?
Bence oyunun ele aldığı en ilginç ve zamansız konulardan biri bu. Görüntünün ne kadar büyük bir güce sahip olduğunu ve bir bilginin sunuluş biçimiyle kamuoyunun ne kadar kolay şekillenebildiğini gösteriyor. Nitekim hem Frost hem de Nixon televizyonun gücünü çok iyi biliyor ve farklı nedenlerle, her biri kendi çıkarına olacak şekilde kullanmaya çalışıyor. Biri kendini öne çıkaracak bir röportaj yapmak istiyor, diğeri ise imajını yönetmek ve Tarih'in onu nasıl hatırlayacağını etkilemek istiyor. İlginç olan, televizyonun hem manipülasyon aracı hem de gerçeği ortaya çıkaran bir araç olabilmesi. Bence bu, bilginin bu kadar hızlı aktarıldığı günümüzde daha da geçerli; çoğu zaman onu değerlendirecek zamanımız bile olmuyor. Bu yüzden eleştirel düşüncemizi korumamız ve gördüğümüz ya da duyduğumuz her şeyi kabul etmememiz bence çok önemli.
Ντέιβιντ Φροστ karakterini nasıl şekillendirmeye başladın?
Önce oyunun yönetmeni Andreas Araouzos ile role dair konuştum. Ona tam güveniyordum. Karakterin nasıl ele alınacağı konusunda bana yol gösterdikten sonra Frost'un ve dönemin diğer sunucularının yaptığı çeşitli şovları ve röportajları izlemeye başladım. Ardından provalar başladı ve yönetmenimizle birlikte karaktere ve genel olarak döneme daha derinlemesine indik. Parça parça puzzle birleşmeye, Frost şekillenmeye başladı. Nixon ile yapılan röportajlara gelince, oyuncu kimliğimin dışında siyasetçilerin röportajlarını zaman zaman izlemeye duyduğum ilginin de yardımcı olduğunu düşünüyorum. Siyasetçilerin nasıl konumlandığı, zor sorularla nasıl başa çıktığı ve kamusal imajlarını nasıl kontrol etmeye çalıştıkları ilgimi çekiyor.
Yönetmen Andreas Araouzos ile bu iş birliğini nasıl değerlendiriyorsun?
Öncelikle Andreas'ın üzerinde çalıştığı her oyuna duyduğu tutku beni heyecanlandırıyor. Ayrıca her detaya gösterdiği özen çok değerli. Hiçbir şeyi gözden kaçırmıyor; aklına takılan her soruda seninle konuşmaya, sorunu netleştirmene yardım etmeye ve ilerlemen için ihtiyacın olan güveni vermeye hazır. Ben her işte sanatsal olarak bir adım öteye gitmek, yeni bir şey kazanmak ve içimde var olduğunu bilmediğim şeyleri keşfetmek istiyorum. Bence Andreas bu süreçte çok yardımcı oluyor ve bir yönetmende özellikle takdir ettiğim bir şey bu. Benim için iyi bir iş birliği, sadece bir oyunu bitirmek değil, oyundan hem oyuncu hem de insan olarak gelişmiş çıkmak demek.
Canlandırdığın karakterler kişiliğini nasıl etkiliyor?
Her rol, senin ölçülerine göre dikilmesi gereken bir kostüm gibi. Kendini ona sığdırmaya çalışamazsın, çünkü çok büyük ya da çok küçük olabilir. Onu uyarlamanın bir yolunu bulmalısın; ama canlandıracağın karakterin kendine özgü özelliklerini de kaybetmeden. Dolayısıyla her rol kaçınılmaz olarak kişiliğini de etkiliyor, çünkü ona yaklaşabilmek için insan davranışının farklı yönlerini keşfetmen gerekiyor. Bundan sonra her rolden, sana insan olarak da uyan unsurları alıyorsun. Bence bu süreçte kendin hakkında da biraz daha fazla şey öğreniyorsun.
Bugün Kıbrıs tiyatrosunun durumunu nasıl görüyorsun?
Değerli yapımların, dışarıdakilerden hiçbir eksiği olmayan prodüksiyonların yapıldığını görmek beni çok mutlu ediyor. Ayrıca bu kadar yetenekli bir oyuncu kuşağının harika işler çıkarmasını ve daha fazlası için imkânların olduğunu göstermesi de sevindirici. Ancak fırsatlar, tiyatro yaratımının desteklenmesi ve bir sanatçının emeğiyle onurlu şekilde yaşayabilmesi konularında hâlâ zorluklar olduğunu düşünüyorum. Yetenek ve yaratma isteği var, ama bu yaratıcılığın gelişebilmesi ve sürekliliğe kavuşabilmesi için uygun koşulların da olması gerekiyor. Kıbrıs tiyatrosunun sunacak çok şeyi olduğunu düşünüyorum ve zorluklara rağmen insanların ısrar edip risk alarak üretmeye devam etmesi beni seviniyor. Genç sanatçılar için daha fazla fırsat ve tiyatro yapımlarına daha fazla destek olmasını isterdim ki daha değerli işleri izleyebilelim.
Aynı dönemde «Tufan» dizisinde de oynuyorsun. Bir rolden çıkıp diğerine girmek ne kadar zor?
Evet, bu yıl «Tufan»ın beşinci sezonunu yaşıyorum. Sahneden ya da setten çıktığında rolü arkanda bırakıp kendine dönebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu ayrımı yapabilirsen, bir rolden diğerine geçmek çok daha kolay oluyor. Zaten bu, yıllardır aşina olduğum bir şey. Her işin kendi gereklilikleri ve kendi dünyası var, bu yüzden canlandırdığın karakterin ihtiyaçlarına her seferinde uyum sağlayabilmen gerekiyor. Benim için önemli olan, her role tiyatroda da televizyonda da aynı ciddiyet ve konsantrasyonla yaklaşmak. Karakterini iyi hazırlayıp iyi tanıdığında geçiş daha doğal oluyor. Sonuçta işimizin hâlâ beni heyecanlandıran unsurlarından biri de bu geçişler.
«Frost/Nixon» oyunu ΘΟΚ Sahnesi'nde sahneleniyor. Prömiyer 7 Kasım'da saat 20.00'de. Oyun her Çarşamba, Cuma ve Cumartesi saat 20.00'de, Pazar günleri ise saat 18.00'de oynanıyor. Bilgi ve biletler için 77772717 numaralı telefonu arayabilir ya da tickets.thoc.org.cy adresini ziyaret edebilirsiniz.