Icerige atla
Politika ⭐ 78/100

Trump, Venezuela ve İran Hamlelerinin Ardından Küba'yı Hedef Alıyor

Trump, Venezuela ve İran Hamlelerinin Ardından Küba'yı Hedef Alıyor

ABD Başkanı Trump, yönetiminin Venezuela ve İran'daki son müdahalelerinden cesaret alarak Küba'ya yönelik olası askeri eylem sinyalleri vermeye devam ediyor.

ABD ordusu Ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu yakaladıktan sonra Trump, gözlerini Havana'ya çevirdiğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 3 Ocak'taki operasyona ilişkin basın toplantısında Küba rejiminin "endişelenmesi gerektiğini" belirtti.

Başkan'ın söylemi, Şubat ayında ABD saldırılarında İran Dini Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından daha da sertleşti. Trump, 16 Mart'ta Oval Ofis'te gazetecilere "Küba'yı alma onuruna sahip olacağına" inandığını söyledi.

Trump, "Küba'yı bir şekilde almak, evet" dedi. "Küba'yı almak. Yani onu özgürleştirmek ya da almak — doğruyu söylemek gerekirse, onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum." Pazar günü Air Force One'da konuşan Trump, "Sırada Küba var" ifadesini kullandı.

Rejim Değişikliği Baskısı

Dışişleri Bakanı Rubio, yönetimin hedefleri konusunda daha açık konuştu. Ocak ayındaki Kongre ifadesinde "Oradaki rejimin değişmesini çok isteriz" diyerek bunun ABD için "büyük bir fayda" olacağını belirtti. Rubio, 17 Mart'ta Küba'nın siyasi sisteminin çöken ekonomiyi düzeltme kapasitesine sahip olmadığını savundu. "Bu yüzden yönetimi yeni insanlara devretmeleri gerekiyor" dedi.

Rubio, Salı günü Fox News'e verdiği röportajda yönetimin "bu konuda yakında daha fazla haberi olacağını" söyleyerek hükümet sistemini değiştirmeden ekonomik toparlanmanın mümkün olmadığını yineledi.

Ancak bölge uzmanları bu askeri tehditleri büyük ölçüde blöf olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel'in ekonomik çöküş ve yaptırımlar yoluyla istifaya zorlanması daha olası bir senaryo.

İngiltere'nin eski Küba Büyükelçisi Paul Hare, CBS News'e yaptığı açıklamada "Yönetim içinde bazı grupların, iş dünyasına daha fazla erişim sağlanması karşılığında mevcut Küba hükümetinin büyük bölümüyle anlaşma yapmaktan mutlu olacağını düşünüyorum" dedi. "Diğer grup ise tam bir rejim değişikliğinde ısrar ediyor."

Ekonomik Kuşatma

Yönetim şu anda petrol ablukasıyla adanın ekonomisini boğmaya çalışıyor. Uzmanlara göre bu durum, Küba'yı Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana en zor dönemine itti. İki hükümet görüşmeler yürütse de Devlet Başkanı Díaz-Canel bu ayın başında "bir anlaşmaya hâlâ uzak olduklarını" belirtti.

Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, NBC'ye verdiği röportajda ülkesinin ABD askeri eylemini "olası" görmediğini ancak ordularının saldırıya "hazır" olduğunu söyledi. Rejim değişikliğinin "kesinlikle" masada olmadığını ekledi.

Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nden Christopher Hernandez-Roy, "rejim yönetimi"nin tek gerçekçi seçenek olduğunu savunarak Küba'nın 70 yıllık iktidar yapısının muhalefetin bastırılmasında Venezuela'daki önceki yönetimden çok daha deneyimli olduğunu vurguladı.

Bazı diplomatlar Trump'ın Küba'yı öncelikle bir iş fırsatı olarak gördüğüne inanıyor. Trump'ın ilk döneminde Havana'daki ABD Büyükelçiliği'ni yöneten Lawrence Gumbiner, Başkan'ın adayı ABD turizm, inşaat ve ulaşım sektörleri için "bakir bir bölge" olarak gördüğünü söyledi.

Gumbiner, "Trump'ın ulus inşası yapmak istemediğini anlamak önemli" diyerek parça parça ekonomik değişikliklerin ülkeyi demokratik modelde yeniden yapılandırmaktan daha kolay olduğunu belirtti.

Bu artan baskı altında Küba hükümeti geçtiğimiz günlerde yurt dışında yaşayan Küba vatandaşlarının adadaki şirketlere yatırım yapmasına izin vereceğini açıkladı — bu, Komünist yönetimdeki devlet için önemli bir adım. ABD, bu hafta insani bir jest olarak bir Rus petrol tankerinin adaya ulaşmasına izin verdi. Trump Pazar günü "Hayatta kalmaları gerekiyor" dedi.

Paylaş: