Icerige atla
Ekonomi 📰 52/100

Yapay zeka büyümesi neocloud altyapılarının zayıf noktalarını gözler önüne serdi

Yapay zeka büyümesi neocloud altyapılarının zayıf noktalarını gözler önüne serdi

Araştırma firması Omdia, birçok neocloud sağlayıcısının yapay zekanın gerektirdiği ağ altyapısı taleplerine hazır olmadığı konusunda uyarıda bulundu ve işletmeleri tedarikçi seçerken salt işlem gücünün ötesine bakmaya çağırdı.

Neocloud kavramı, büyük ölçekli yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması için özel olarak tasarlanmış yüksek yoğunluklu GPU altyapısı ve GPU-as-a-Service sunan, yapay zekaya odaklı bulut sağlayıcılarını tanımlıyor.

Genel amaçlı hyperscaler firmalardan farklı olarak neocloud sağlayıcıları, yoğun işlem gücü gerektiren yapay zeka iş yükleri için optimize edilmiş performans, yüksek hızlı ağ bağlantısı ve esnek fiyatlandırma sunmaya odaklanıyor.

Bulgular, 50 neocloud sağlayıcısını kapsayan bir denetime dayanıyor. Denetim, sağlayıcıların işlem kapasitesini ölçeklendirdiğini ancak ağ altyapısının kritik bir darboğaz olarak öne çıktığını ortaya koydu.

Rapor, yapay zeka performansının giderek daha fazla güvenli ve düşük gecikmeli veri akışına bağlı hale geldiğini vurguladı. Bu durum, dağıtık sistemler ve coğrafi bölgeler arasındaki veri hareketi için geçerli.

Omdia'nın telekom B2B araştırma direktörü Camille Mendler, "Ağ altyapısı neocloud'ların başarısını ya da başarısızlığını belirleyecek" dedi.

Mendler, "Omurgadan uca kadar düşük gecikmeli, dayanıklı ve güvenli bağlantı, başarı için olmazsa olmaz bir koşul. Özellikle yapay zeka iş yüklerinin hangi coğrafyada işlendiği konusunda veri egemenliği büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Denetim, kurum içi ağ ve güvenlik uzmanlığında ciddi açıklar tespit etti. Neocloud sağlayıcılarının yüzde 43'ü, acil yetkinlik eksikliklerini gidermek için aktif olarak mühendis ve uzman arıyor.

Rapor ayrıca hesap verebilirlik ve sözleşme yükümlülükleri konusundaki endişelere de dikkat çekti. Sağlayıcıların üçte birinden fazlası, ağ çalışma süresi, güvenlik ve veri egemenliği gibi alanlardaki sorumluluklarını sözleşmelerde en aza indiriyor.

Araştırma, bulut bağlantı noktaları ve ara bağlantı stratejilerindeki zayıflıklara da işaret etti. Neocloud sağlayıcılarının yarısından fazlası, tutarlı performans sağlamak için internet eşleme noktalarını kullanmıyor.

IP varlık sahipliğindeki kısıtlılıklar da raporun öne çıkardığı konular arasında yer aldı. Neocloud sağlayıcılarının yüzde 46'sı yalnızca küçük IPv4 adres bloklarını kontrol ediyor; bu durum ölçeklenebilirliği ve yönlendirme esnekliğini sınırlayabilir.

Rapor bunun yanı sıra IP transit dayanıklılığına yönelik risklere de dikkat çekti. Her beş neocloud sağlayıcısından biri tek bir transit sağlayıcıya bağımlı olup bu durum potansiyel tek nokta arızası yaratıyor.

Omdia, neocloud'lar arasında ağ yeteneklerinin önemli ölçüde farklılık gösterdiğini belirtti. Bu farklılık, sağlayıcıların bitcoin madenciliği, içerik dağıtımı ve web barındırma gibi çeşitli sektörlerden gelmesinden kaynaklanıyor.

Rapor, neocloud ağ stratejilerinin küresel ölçekte değişim sürecinde olduğunu ortaya koydu. Sağlayıcılar artan talebi karşılamak için ortaklık kurmaya, satın alma yapmaya veya kendi altyapılarını inşa etmeye yöneliyor.

Tier 1 omurga operatörleri Arelion, Cogent ve Lumen liderliğindeki 15 sağlayıcıdan oluşan bir grubun, tespit edilen tüm neocloud IP transit ilişkilerinin yüzde 47'sini kontrol ettiği belirlendi.

Neocloud sağlayıcılarının dünya genelinde 191 internet eşleme noktasında toplam 64 terabit/saniye port kapasitesi kullandığı ortaya çıktı.

Bu eşleme noktaları arasında Frankfurt'taki De-CIX, toplam port kapasitesinin yüzde 10'unu oluşturarak küresel bağlantıdaki merkezi rolünü bir kez daha kanıtladı.

Rapor ayrıca Equinix ve Digital Realty'yi kilit ara bağlantı merkezleri olarak tanımladı. Bu iki şirket, küresel veri merkezi ağları aracılığıyla en fazla sayıda neocloud sağlayıcısını birbirine bağlıyor.

Omdia, yapay zekayı benimseyen işletmelerin ağ hazırlığını, dayanıklılığını ve ölçeklenebilirliğini dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu faktörler, performans ve güvenilirliği belirlemede giderek daha belirleyici hale geliyor.

Paylaş: