Ege Denizi'ndeki yedi Yunan adası, bu yıl kuraklık acil durumu ilan ederek su kaynaklarını korumaya çalışıyor. İklim değişikliği yazları daha sıcak hale getirirken, yağışlar da giderek daha dengesiz bir hal alıyor.
Yetkililer, önümüzdeki yıl yağmur yağıp yağmayacağını ve binlerce turistin su talebini karşılayıp karşılayamayacaklarını sorguluyor. Turistler, yerel halkın suya en çok ihtiyaç duyduğu dönemde kaynakları daha da zorluyor.
Kelebek şeklindeki Astypalaia adası, içme suyu için şişelenmiş suya bağımlı durumda. Ada, Yunanistan'ın kuzey ve batı kesimlerine yağış getiren ve ülkeye 2022'den bu yana en yağışlı kışı yaşatan sistemlerden faydalanamadı.
Yerel yetkililerin verilerine göre, güneydoğu Ege'deki Astypalaia, 2020'den bu yana en kurak ikinci mevsimini geçirdi. Bu durum, yetkililer için zorlu kararları da beraberinde getirdi.
Belediye Başkanı Nikos Komineas, adanın 1990'ların ortasında inşa edilen tek su rezervuarı olan yapay gölün yanında yaptığı açıklamada, "Yıl boyunca düşen tüm suyu bir kovada ya da leğende toplasak, derinliği ancak 2,5 santimetre olurdu" dedi. Gölün çevresi kuru tepeler ve seyrek alçak çalılarla kaplı.
ÇİFTÇİLER KUYUYA DÖNDÜ
Yetkililer, Nisan ayında çiftçi Evdokia Palatianou'nun yapay göle erişimini su tasarrufu için kesti. 71 yaşındaki Palatianou, kuyusundan pompaladığı acı suya mahkum kalınca bahçesinde yetiştirdiği sebzeler kurudu.
Adanın ana verimli bölgesi olan kıyı köyü Livadi'de, bir zamanlar mandalina dolu olan ölü bir ağacın yanında duran Palatianou, "Yağmur yağmazsa hiçbir şey dikmeyeceğim" dedi.
Livadi ve adanın başkenti Chora'ya evsel kullanım ve sulama için su sağlayan gölde şu anda yaklaşık 150 bin metreküp su bulunuyor. Bu, depolama kapasitesinin altıda biri.
Yaz aylarında günlük tüketimin yaklaşık 900 metreküp olduğu göz önüne alındığında, mevcut su yaklaşık beş buçuk ay yetecek.
Komineas, yetkililerin Mayıs ayında su acil durumu ilan ederek Chora için günlük 600 metreküp kapasiteli geçici bir tuzdan arındırma tesisini hızlandırdığını ve göl rezervlerini sonbahara kadar korumak için Livadi'deki çiftçilerin sulamasını durdurduğunu söyledi.
Komineas, "Bunu ağır bir kalple yaptık ama neyse ki onlar için bu alternatif var" dedi. Livadi rezervuarının yağmurla dolması halinde çiftçilerin yeniden bağlanacağını da ekledi.
YAZ AYLARINDA TÜKETİM PATAKLADI
Copernicus Avrupa Kuraklık Gözlemevi tarafından hazırlanan bir harita, Haziran ayında Astypalaia'yı turuncu renkle işaretleyerek kuraklığın erken bir işaretini verdi.
Adanın doğusundaki Analipsi sahil köyünde, koyun ve keçi çobanları tankları doldurmak için su taşıyor ya da sondaj kuyularından düşük kaliteli su kullanıyor.
Oradaki musluk suyunu sağlayan tuzdan arındırma tesisi, yaz ortasında nüfusun 1.400'den 7.000'e çıkmasını karşılayamadı. Bu nedenle, yıl sonunda yapılması planlanan kalıcı tesisin inşaatına kadar Chora'da ikinci bir geçici tesis kuruldu.
Yunan adalarında çok sayıda enerji yoğun tuzdan arındırma tesisi bulunuyor. Komineas, geçici tesisin kuraklığa karşı bir önlem olduğunu ancak maliyetli olduğunu kabul etti.
"En büyük endişem, bu yıl yine yağmur yağmazsa ne olacağıydı" dedi.
OTELLER SU TASARRUFU ÖNLEMLERİNİ DEĞERLENDİRİYOR
Astypalaia'daki bazı otelciler su tasarrufu için harekete geçti. Chora'da bir tepede, kalenin ve Ege Denizi'nin manzarasına sahip bir otel işleten 42 yaşındaki Maria Alkalai, günlük temizlik hizmetinden vazgeçen misafirlere 5 avroluk kupon veriyor.
Alkalai, "Müşteriler bunu benimsedi" dedi. Adada ikinci bir otel yapmayı planladığını ve bu otelde havuz ya da jakuzi yerine yağmur suyunu tutabilecek bir sarnıç bulunacağını belirtti.
Çevre Bakanı Stavros Papastavrou, Yunanistan'ın 200'den fazla yerleşim adasından dokuzunda tuzdan arındırma, şebeke iyileştirmeleri ve su tankları için 15 milyon avro (17 milyon dolar) onayladı. Bu miktarın 1,5 milyon avrosu Astypalaia'ya ayrıldı. Haziran ayında Lüksemburg'da diğer çevre bakanlarına su dayanıklılığı konusunda bilgi verdi.
Papastavrou, "Yunanistan için su teorik bir konu değil; güvenlik, ekonomik büyüme ve yerel toplulukların korunmasıyla ilgili" dedi.
Atina merkezli Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi "Demokritos", küresel sıcaklıkların artmasıyla kuraklığın 2049'a kadar daha da kötüleşebileceğini ve hassas adalarda su kıtlığını artırabileceğini söylüyor.