Kıbrıs Bilgi Teknolojileri İşletmeleri Birliği (CITEA) Direktörü Matina Zisiadou, yapay zekanın artık uzaktan izlenen bir teknoloji trendi olmadığını, insanların çalışma, iş yapma, yaratma ve karar alma biçimini şimdiden dönüştüren bir gerçeklik haline geldiğini belirtti.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen CITEA Dijital Kıbrıs Konferansı'nı değerlendiren Zisiadou, teknoloji topluluğu, iş dünyası ve hükümet temsilcilerinin katıldığı tartışmaların net bir mesaj verdiğini söyledi: “Yapay zeka etrafındaki tartışma artık geleceğimizi etkileyip etkilemeyeceğiyle değil, bu geleceği nasıl aktif bir şekilde şekillendireceğimizle ilgili.”
Konferansta hem yapay zekanın yarattığı önemli fırsatların hem de hızlı gelişimine eşlik eden zorlukların ele alındığını ifade eden Zisiadou, yapay zekanın “işletme verimliliğini artırma, hizmetleri iyileştirme, yeni girişim fırsatları yaratma ve yakın zamana kadar ulaşılamaz görünen yenilik yollarını açma” potansiyeline dikkat çekti.
Ancak Zisiadou, tek başına teknolojinin yeterli olmayacağını vurguladı. Yapay zekanın potansiyelinin anlamlı bir değere dönüşmesi için Kıbrıs'ın “doğru bilgi ve becerilere sahip insanlara, uyum sağlamaya ve denemeye istekli işletmelere ve sorumlu inovasyonu destekleyen bir ekosisteme” ihtiyacı olduğunu söyledi.
Bunun nedeninin yapay zekanın sadece algoritmalar ve verilerle ilgili olmadığını, aynı zamanda insanlarla ilgili olduğunu belirten Zisiadou, daha spesifik olarak şunları söyledi: “Yeni beceriler geliştirmesi gereken çalışan, işleyiş biçimini yeniden düşünmesi gereken işletme ve insan-teknoloji işbirliğinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir ortamda yaratacak ve çalışacak olan gelecek nesil.”
Zisiadou, bu insani boyutun yapay zekanın yarattığı fırsatların anlamlı değere dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyeceğini söyledi. Bunun için çalışanların yeni beceriler geliştirmesi, işletmelerin uyum sağlaması ve denemesi ile inovasyonu sorumlu bir şekilde destekleyebilecek bir ekosistem gerektiğini ifade etti.
Aynı zamanda Avrupa'nın kritik bir zorlukla karşı karşıya olduğunu belirten Zisiadou, bir yandan yapay zeka gelişiminin “sorumlu, şeffaf ve topluma saygılı” bir şekilde gerçekleşmesini sağlaması, diğer yandan da ABD ve Çin gibi büyük oyuncuların “yükselen teknolojilere olağanüstü bir hızla yatırım yaptığı” küresel teknoloji ortamında yenilik yapma ve rekabet etme yeteneğini koruması gerektiğini söyledi.
Zisiadou, Avrupa'nın karşısındaki sorunun “düzenleme ihtiyacının” inovasyonun önünde bir engel mi olacağı, yoksa kıtanın “teknolojik ilerleme ve sorumluluğun bir arada var olabileceği” bir model oluşturmayı başarıp başaramayacağı olduğunu ifade etti.
Ancak Zisiadou'ya göre cevap korku olamaz; bunun yerine “bilgi, hazırlık ve eylem” gerekiyor. Bu daha geniş Avrupa tartışması içinde Kıbrıs'ın anlamlı bir rol oynayabileceğini de sözlerine ekledi.
Yapay zekanın ülke için “önemli bir fırsat” olduğunu söyleyen Zisiadou, Kıbrıs'ın “dinamik bir teknoloji ekosistemine, yetenekli insanlara ve bu yeni yeteneklerden yararlanabilecek işletmelere” sahip olduğunu belirtti.
Yine de bu fırsattan en iyi şekilde yararlanmak için “dijital becerilere, eğitime ve inovasyonun büyüyüp gelişebileceği bir ortam yaratmaya” sürekli yatırım yapılması gerektiğini ekledi.
Zisiadou, CITEA'nın rolünün teknoloji topluluğu, işletmeler, hükümet ve toplum arasında köprüler kurarak bu çabaya aktif olarak katkıda bulunmak olduğuna inandıklarını söyledi.
Derneğin ayrıca “diyalog, işbirliği ve bilgi paylaşımını” güçlendirmeyi ve Kıbrıs'ın yeni dijital çağa anlamlı bir şekilde katılmasını sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Son olarak Zisiadou, yapay zekanın dünyayı değiştireceğini, insanların, işletmelerin ve hükümetlerin bu dönüşümü sadece izlemeyi mi yoksa şekillendirmeye yardımcı olmayı mı seçeceklerine karar vermeleri gerektiğini söyledi.
“Soru artık bunun olup olmayacağı değil, bu değişimi şekillendiren biz mi olacağız,” diyen Zisiadou, teknolojinin gerçek değerinin yalnızca yeteneklerinde değil, “onu nasıl kullanacağımıza dair yaptığımız seçimlerde” yattığını ve bunun herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.