Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis Salı günü AB'nin savunma ve güvenlik alanında ABD olmadan da ilerleyebileceğini söyledi ve Avrupa'nın NATO ile ilişkisinin önemine dikkat çekti.
Hristodulidis, daha güçlü ve stratejik açıdan daha bağımsız bir AB'nin, ortak sorunlarla başa çıkmada NATO için daha yetenekli bir ortak olacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı ayrıca Kıbrıs'ın “siyasi koşullar elverdiğinde” NATO üyesi olmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Atina'da düzenlenen DEFEA 2026 savunma fuarında konuşan Hristodulidis, Avrupa Birliği'nin 42.7 maddesi kapsamındaki ortak savunma hükmünün tam anlamıyla işler hale getirilmesi çağrısında bulundu. Bu hükmün “teorik kalamayacağını”, üye devletler için somut ve işlevsel bir mekanizmaya dönüşmesi gerektiğini belirtti.
Brüksel'de bu hükmün hızlı ve etkin bir şekilde uygulanması için net bir yol haritası hazırlama çalışmalarına başlandığını söyledi. Hristodulidis daha önce Avrupa Komisyonu Savunma Komiseri Andrius Kubilius ile bir araya gelmişti.
Cumhurbaşkanı, Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) aracını AB'nin en iddialı girişimlerinden biri olarak nitelendirdi. Bu araç, savunma yatırımlarına 150 milyar euroya kadar kaynak ayrılmasına imkân tanıyor ve Kıbrıs'ın yaklaşık 1,2 milyar euroluk fona erişmesi bekleniyor.
Hristodulidis, bu fonların kullanımına yönelik planlamanın da başladığını belirtti. Hükümetin öncelikleri arasında savunmanın güçlendirilmesi, caydırıcılık kapasitesinin artırılması ve Kıbrıs savunma sanayisinin desteklenmesi olduğunu vurguladı.
Daha geniş uluslararası ortama değinen Hristodulidis, dünyanın belirsizlik ve öngörülemezlikle tanımlandığını söyledi. Ukrayna'daki savaşın ve Orta Doğu'daki çatışmaların barışın ne kadar kırılgan olduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.
Güvenlik ve istikrarın yalnızca savunmaya değil, aynı zamanda ekonomik büyümeye, yatırıma ve yönetime de bağlı olduğunun altını çizen Hristodulidis, “Hâlâ Türk askeri işgali altında bulunan bir ülke olan Kıbrıs, neyin tehlikede olduğunu doğrudan biliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda hibrit tehditler, siber saldırılar, uzaydaki rekabet ve yapay zekânın savunmada hızla kullanımı gibi modern tehditlere de değindi. Avrupa'nın daha dirençli, bağımsız ve rekabetçi hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Konferansın Kıbrıs'ın AB Konseyi dönem başkanlığını yürüttüğü bir döneme denk geldiğini vurgulayan Hristodulidis, yıllar sonra ilk kez Avrupa'nın savunma ve güvenlik alanında tartışmaların ötesine geçerek somut kararlar aldığını söyledi.
Hristodulidis, “Savunma ve güvenliğine yatırım yapmayan bir Avrupa, bağımlı kalan bir Avrupa'dır” dedi. Jeopolitik açıdan güçlü bir birlik için bağımlılığın stratejik bir tercih olamayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı ayrıca AB içinde askeri hareketliliği teşvik etme çabalarına da değindi. Bu çabaların kuvvetlerin hareketini hızlandıracak engelleri kaldırmayı ve savunma hazırlığını artıracak prosedürleri basitleştirmeyi amaçladığını söyledi.
Kıbrıs savunma sanayisinin gelişimini de öven Hristodulidis, sektörde yaklaşık 30 yüksek teknoloji şirketinin faaliyet gösterdiğini belirtti. Bu şirketler insansız sistemlerden drone karşıtı teknolojilere, siber güvenlikten elektronik savaş çözümlerine kadar geniş bir yelpazede ürün geliştirip ihraç ediyor.
Son beş yılda 18 Kıbrıslı şirketin Avrupa Savunma Fonu ve Avrupa Savunma Sanayisi Geliştirme Programı kapsamındaki 70 projede yer aldığını açıkladı. Bu projelerin toplam bütçesi 600 milyon euroyu aştı ve yaklaşık 65 milyon euroluk doğrudan fon sağlandı.
2025 Avrupa Savunma Fonu kapsamında ise Kıbrıslı küçük ve orta ölçekli işletmeler, seçilen 57 projenin 16'sında yer alıyor. 10 kuruluş yaklaşık 14 milyon euroluk fon güvence altına aldı.
Hristodulidis, “Bunlar yalnızca rakam değil” dedi. Bu rakamların Kıbrıslı şirketlerin yenilik yapma, iş birliği kurma ve sonuç üretme becerilerini gösterdiğini, aynı zamanda iyi maaşlı işler yarattığını ve ülkenin nitelikli iş gücünü ortaya koyduğunu vurguladı.