Avrupa Komisyonu'nun servet vergilendirmesi üzerine yeni yayımladığı araştırmaya göre Kıbrıs'ta servet eşitsizliği giderek derinleşiyor ve en zengin haneler ülke servetinden giderek daha büyük bir pay alıyor. Araştırma bu ay AB Yayın Ofisi ve Komisyon'un vergi departmanı tarafından yayımlandı.
Araştırmaya göre Kıbrıs'ta en zengin yüzde 10'luk kesim toplam ulusal servetin yüzde 67'sini elinde tutuyor. Bu oran, Avrupa Birliği genelinde kaydedilen en büyük servet yoğunlaşması artışlarından birini temsil ediyor.
Rapor, Kıbrıs gibi güney Avrupa ülkelerinde en zengin yüzde 10'luk kesimin 2023 yılında toplam servetin yüzde 67'sine sahip olduğunu ve bu oranın 2007'ye kıyasla 13 puan arttığını belirtiyor.
Yunanistan'da ise en zengin yüzde 10'luk kesim 2023 yılında toplam ulusal servetin yüzde 61'ini elinde tutuyordu. Bu oran 2007'ye göre 11 puan artmıştı.
Artış kaydeden diğer ülkeler arasında Slovenya yüzde 57,2 ile 9,2 puanlık artış, Malta yüzde 53,6 ile 9,4 puanlık artış, Portekiz yüzde 60,2 ile 1,2 puanlık artış, İspanya yüzde 57,2 ile 1,1 puanlık artış ve İtalya yüzde 56,1 ile 1 puanlık artış yer alıyor.
Araştırma, orta ve doğu AB üye devletlerinin çoğunda en zengin yüzde 10'luk kesimin servet payının arttığını, kuzey ve batı Avrupa'daki birçok ülkede ise düşüş veya sınırlı değişim yaşandığını ortaya koyuyor. İsveç, 2007'den bu yana 7,2 puanlık artışla dikkat çekici bir istisna olarak öne çıkıyor.
Potansiyel Gelir
Komisyon araştırması ayrıca Fransız ekonomist Gabriel Zucman'ın modeliyle uyumlu, koordineli bir Avrupa servet vergisinden elde edilebilecek potansiyel gelirlere ilişkin tahminler sunuyor.
Brezilya'nın dönem başkanlığında G20 düzeyinde tartışılan bu öneri, 100 milyon euronun üzerinde varlığa sahip bireylere yıllık yüzde 2 oranında net servet vergisi uygulanmasını öngörüyor.
Zucman, böyle bir asgari verginin küresel ölçekte yılda 200 milyar doların üzerinde gelir sağlayabileceğini tahmin ediyor. Rapor ise bu önerinin, servet vergisinin uygulanabilirliği ve tasarımı konusundaki daha geniş tartışmalar için bir başlangıç noktası haline geldiğini belirtiyor.
Rapordaki "AB genelinde ultra yüksek net değere sahip bireylerden alınacak net servet vergisinden tahmini gelir" başlıklı tablo, üye devletlere göre potansiyel gelirleri sıralıyor.
Tahminlere göre Kıbrıs, yüzde 2'lik vergi oranıyla yılda 1,2 milyar euro gelir elde edebilir; bunun 800 milyon eurosu milyarderlerden gelecek. Yüzde 3'lük oran uygulanması halinde tahmini toplam gelir 2,1 milyar euroya yükseliyor; bunun 1,2 milyar eurosu milyarderlerden sağlanacak.
Yunanistan için tahminler, yüzde 2'lik oranla yılda 1 milyar euro potansiyel gelir öngörüyor; bunun 700 milyon eurosu milyarderlerden gelecek. Yüzde 3'lük oranla toplam 1,9 milyar euroya çıkıyor.
Rapor, aynı rakamları Fransa için 19,4 milyar ve 34,8 milyar euro, Almanya için 16,9 milyar ve 30,4 milyar euro, İtalya için ise 8,3 milyar ve 15 milyar euro olarak veriyor.
AKEL'in Tepkisi
Komisyon araştırmasını değerlendiren AKEL, bulguların servetin az sayıda kişinin elinde artan biçimde yoğunlaştığını doğruladığını söyledi.
Parti açıklamasında şunları belirtti: "AB'nin servet vergilendirmesi raporu, servetin sürekli olarak az sayıda kişinin elinde yoğunlaştığını teyit ediyor. Kıbrıs'ta tablo daha da çarpıcı; en zengin yüzde 10'luk kesim AB'deki en büyük servet yoğunlaşması artışlarından birini kaydederek toplam servetin yüzde 67'sini elinde tutuyor."
AKEL, hükümetin "fazlalar ve olumlu göstergelerle övünürken" toplumun çoğunluğunun yaşadığı gerçekliği görmezden geldiğini, gelir ve sosyal eşitsizliklerin derinleştiğini, servetin az sayıda kişide biriktiğini vurguladı.
Parti, bunun "tesadüf olmadığını", Kıbrıs ekonomisindeki yapısal bir sorun olduğunu ve Anastasiadis-DISY ile Christodoulides hükümetlerinin politikalarıyla pekiştirildiğini ifade etti.