Pazartesi günü Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a 'deniz ambargosu' uygulayacaklarını duyurdu. Bu hamle, ABD ile İran arasındaki devam eden çatışmada tehlikeli bir tırmanışa işaret ediyor.
Husiler, Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan ve 'Gözyaşı Kapısı' olarak da bilinen Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçen Suudi Arabistan gemilerini hedef almayı planladıklarını belirtti.
Bu tırmanışın özellikle Kızıldeniz üzerinden taşınan Suudi Arabistan ham petrolü üzerinde önemli bir etkisi olabileceği belirtiliyor. Suudi Arabistan, son dönemde Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar nedeniyle petrol ihracatının büyük kısmını Kızıldeniz rotasına yönlendirmişti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, tehditleri 'en güçlü şekilde kınadığını' ve gemilerini korumak için 'gerekli tüm önlemleri' alacağını duyurdu. Ancak bu yaklaşımın ne kadar etkili olacağı henüz bilinmiyor.
Geçmişte de görüldüğü gibi, sadece tehditler bile Kızıldeniz'deki nakliye faaliyetlerinin akışını ve maliyetini bozmaya yetebiliyor.
'Gözyaşı Kapısı'
Arapça'da 'Gözyaşı Kapısı' anlamına gelen Bab el-Mendeb Boğazı, kuzeydoğuda Yemen ile güneybatıda Cibuti ve Eritre arasında yer alan dar bir su yoludur.
Bab el-Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı birlikte, Avrupa'daki ülkeleri Asya ve Pasifik'teki ülkelerle birleştiren küresel nakliye için hayati bir deniz koridoru oluşturuyor.
Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 10-12'si her yıl Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçiyor.
Suudi Arabistan'ın 'B Planı'
Bu yıl Kızıldeniz, küresel nakliye ve Suudi Arabistan için daha da önemli hale geldi.
Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri. Çin en büyük alıcı konumunda, ancak Asya'daki diğer büyük alıcılar arasında Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Singapur bulunuyor.
Normalde dünyadaki petrol ve gazın yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki ciddi ve devam eden aksaklıklar nedeniyle Suudi Arabistan, bu boğazı bypass etmek için ihracatını Kızıldeniz'e yönlendiriyor.
Ülkenin doğudaki Abqaiq ile Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'yu birbirine bağlayan doğu-batı petrol boru hattı, bu yılın başlarında tam kapasiteye geri döndü.
Yanbu limanının şu anda Suudi Arabistan'ın ham petrol ihracatının yüzde 70'inden fazlasını işlediği bildiriliyor.
Kızıldeniz'deki daha büyük risk
Şu aşamada Husiler yalnızca Suudi Arabistan gemilerine yönelik bir abluka ilan etmiş durumda, yani nakliye koridorunun tüm trafiğe 'kapatılması' söz konusu değil.
Kızıldeniz üzerinden deniz ablukasının diğer ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi halinde, mamul mallar, perakende ürünler, elektronik ve makineler için küresel ticaret ciddi şekilde etkilenebilir.
Kızıldeniz'den kaçınmak için gemiler, Güney Afrika'nın Ümit Burnu çevresindeki alternatif rotayı kullanabiliyor. Ancak bu rota çok daha uzun ve daha pahalı.
Enflasyon için olası sorun
Çatışmanın başlangıcından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin sigorta maliyetleri fırladı. Bildirildiğine göre bu maliyetler şu anda gemi gövde değerinin (kargonun kendisi değil, geminin değeri) yüzde 3-10'u arasında seyrediyor. Bu ek sigorta, her sevkiyata milyonlarca dolar ekleyebiliyor.
Kızıldeniz'den geçen gemilerin sigorta maliyetlerinin de Husilerin duyurusunun ardından zaten arttığı bildiriliyor.
Sonuç olarak, nakliye için daha yüksek sigorta maliyetleri genellikle son tüketiciye yansıtılıyor. Bu da dünya çapında enflasyonist baskıları artırabiliyor.
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik ablukasının ne kadar etkili olacağını veya durumun buradan itibaren daha da tırmanıp tırmanmayacağını henüz bilmiyoruz.
Dünyadaki ülkeler için bu yeni deniz ablukası, Ortadoğu'daki çatışmadan kaynaklanan ekonomik aksaklıkların yakında sona ereceğine dair umutları muhtemelen azalttı.
İşletmelerin ve hükümetlerin tedarik zinciri dayanıklılıklarını incelemeye devam etmeleri ve petrol dahil temel malların tedariki ve sevkiyatı için uzun vadeli alternatifleri değerlendirmeleri gerekiyor.
İlerlemek için, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve ulaşım, lojistik ve imalat için yenilenebilir enerjiye geçişe devam etmek de önem taşıyor.
Sanjoy Paul, Operasyon ve Tedarik Zinciri Yönetimi Doçenti, UTS Business School, University of Technology Sydney
Bu makale The Conversation'dan Creative Commons lisansı altında yeniden yayımlanmıştır. Orijinal makaleyi okumak için tıklayın.