Avrupa ulaştırma bakanları ve yetkilileri Çarşamba günü Lefkoşa'da bir araya geldi. Jet yakıtı temini, petrol arzı üzerindeki baskılar ve enerji güvenliği endişeleri toplantının ana gündem maddelerini oluşturdu.
AB Sürdürülebilir Ulaşım Komiseri Apostolos Tzitzikostas, AB'nin alternatif yakıt kaynakları da dahil olmak üzere tedarik zincirlerini güvence altına almak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Tzitzikostas, "Amerika Birleşik Devletleri'nden jet yakıtı ithalatı da dahil olmak üzere Avrupa için alternatif tedarik yolları güvence altına almaya çalışıyoruz" dedi ve acil stokların "yalnızca gerekli olması halinde" kullanılabileceğini ekledi.
Komiser, mevcut baskıları Ortadoğu'daki istikrarsızlığa ve Hürmüz Boğazı da dahil olmak üzere küresel deniz taşımacılığı güzergahlarındaki aksaklıklara bağladı.
Tzitzikostas, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişin süregelen engellenmesi, her üye devletteki tüm ulaşım modlarını etkiliyor" diyerek seyir serbestisinin yeniden sağlanmaması halinde sonuçların "yalnızca Avrupa için değil, dünyanın geri kalanı için de yıkıcı olacağı" uyarısında bulundu.
AB'nin havalimanı operasyonları, yakıt transfer kuralları ve kamu hizmeti yükümlülüklerinin kullanımı gibi konularda ulaşım dayanıklılığı önlemlerine ilişkin bir kılavuz hazırladığını belirtti.
Koşulların daha da kötüleşmesi halinde geçici düzenleyici değişikliklerin devreye sokulabileceğini söyledi.
Tzitzikostas ayrıca üye devletler genelinde yakıt arz ve stok seviyelerini izlemek üzere yeni bir yakıt gözlemevi içeren 'Accelerate EU' planına dikkat çekti.
"Bu kargaşadan çıkışın tek yolu diplomasidir" diyen Tzitzikostas, AB'nin alternatif yakıtlara geçişi hızlandırması ve enerji bağımsızlığını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Ulaştırma Bakanı Alexis Vafeades, Kıbrıs'ın AB koordinasyon çalışmaları kapsamında yakıt faaliyetlerine ilişkin veri toplama sürecine katkıda bulunduğunu açıkladı.
Vafeades, "Yakıt tüketimine ilişkin tüm faaliyetleri kayıt altına alıyoruz" dedi ve bu bilgilerin kullanım kalıplarını daha iyi anlamak ve olası müdahale önlemlerini geliştirmek amacıyla üye devletlerle paylaşılacağını ekledi.
Bakan, şu anda yakıt sıkıntısı bulunmadığını belirterek hazırlık önlemlerinin önemine dikkat çekti.
"Gerçekten yapmamız gerektiğine inandığımız şey, böyle bir durum ortaya çıkarsa bununla başa çıkmaya hazır olmaktır" dedi.
Vafeades, Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 14 milyon varil petrolün geçtiğini belirtti ancak Avrupa'nın bu güzergaha diğer bölgelere kıyasla doğrudan bağımlılığının daha az olduğunu vurguladı.
AB düzeyinde odak noktasının, krizler sırasında tek pazardaki parçalanmayı önlemek için ulaşım altyapısını ve koordinasyon mekanizmalarını güçlendirmek olduğunu söyledi.
Vafeades toplantıda yaptığı konuşmada ulaşım altyapısının stratejik öneme sahip bir mesele haline geldiğini belirtti.
"Ulaşım altyapısı artık tarafsız bir konu değil, Avrupa'nın güvenliğinin, dayanıklılığının ve egemenliğinin temel taşıdır" dedi.
"Bugün yaptığımız tercihler, Avrupa'nın kriz zamanlarında kararlı, bağımsız ve etkili bir şekilde hareket edip edemeyeceğini belirleyecektir."
Bakanlar arasındaki görüşmelerin demiryolu ve limanların bağlantı ve güvenliğin temel unsurları olarak ele alınmasına ve belgelendirme ile lisanslama verimliliğini artırma ile Avrupa demiryolu sistemlerinin yaygınlaştırılmasını hızlandırma tedbirlerine odaklandığını aktardı.
Vafeades, bakanların "AB genelinde ulaşım sistemleri, özellikle havacılık, denizcilik ve karayolu taşımacılığı üzerindeki önemli baskıyı" kabul ettiğini ve tedarik istikrarını korumak ile kısa vadeli müdahale ile uzun vadeli karbonsuzlaştırma hedeflerini dengelemek için Avrupa düzeyinde koordinasyon ihtiyacını teyit ettiğini belirtti.
Bakan, Avrupa Komisyonu'nun AccelerateEU girişimini ulaşım sektöründe dayanıklılığı ve dönüşümü destekleme çabalarının bir parçası olarak değerlendirdi.