Mısır, Güney Kıbrıs ve Yunanistan bu hafta Ankara'ya çok net bir mesaj vermeye hazırlanıyor. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis arasında gerçekleşecek üçlü zirve, Türkiye'nin bu üç ülke arasına nifak sokma çabalarına doğrudan bir yanıt olarak görülüyor.
Liderler, 8 Eylül Salı günü Mısır'ın El Alamein kentinde yerel saatle 13.00'te bir araya gelecek. Zirvenin ana oturumundan önce Güney Kıbrıs lideri Hristodulidis, görüşmelerin zeminini hazırlamak amacıyla Sisi ile ikili bir görüşme gerçekleştirecek. Hükümet sözcüsü Konstantinos Letimbiyotis, bu ikili görüşmede enerji ve savunma alanlarındaki ilişkilerin, bölgesel gelişmelerin, Avrupa Birliği-Mısır ilişkilerinin ve Güney Kıbrıs'ın bu bağların güçlendirilmesindeki rolünün ele alındığını belirtti.
Hristodulidis'e Mısır ziyaretinde Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Letimbiyotis ve üst düzey yetkililerden oluşan bir heyet eşlik ediyor. Liderler, ikili görüşmenin ardından El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı'nın düzenlendiği alanı ziyaret ederek açılış törenine katılacak.
Bu kritik görüşmeler, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de jeopolitik gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Zirve, 7 Ağustos'ta Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Savunma İttifakı'nın hemen ardından geliyor. Türkiye, Mısır'ı bu savunma paktına dahil etmeye çalışıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, teknik konuların çözülmesinin ardından Mısır'ın anlaşmaya katılabileceğini ifade ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Mısır'ın ittifaka katılımını 'mümkün' olarak nitelendirmiş ve anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini savunmuştu.
Ancak Mısır sonunda bu yeni savunma ittifakının dışında kalmayı tercih etti. Mısır haber sitesi Media Masr'ın haberine göre Kahire yönetimi, 'Suudi Arabistan öncülüğündeki siyasi blok' olarak tanımlanan yapıya katılmamanın, ülkenin 'rekabet halindeki bölgesel ilişkiler arasında manevra yapma' kapasitesini 'kısıtlayabileceği' endişesiyle bu kararı aldı.
Söz konusu haberde, bu kararda Mısır'ın Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile olan 'stratejik' bağlarının yanı sıra Hindistan ile derinleşen ekonomik iş birliğinin de etkili olduğu vurgulandı. Eski bir diplomata dayandırılan değerlendirmede ise Mısır'ın Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile 'karmaşık ilişkileri' göz önüne alındığında, Türkiye ile bir savunma anlaşması imzalamasının 'olası olmadığı' kaydedildi.
Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis, zirve öncesinde Mısır ile ilişkilerin önemine dikkat çekti. Hristodulidis, "Mısır ile mükemmel ilişkilerimiz olduğunu biliyorsunuz. Bu, iki konunun damga vuracağı üçlü bir toplantı. Birincisi bölgedeki gelişmeler, ikincisi ise Güney Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan'ın olumlu bir yaklaşımla üçlü iş birliğimizi nasıl daha da güçlendirebileceği ve bu jeopolitik açıdan büyük önem taşıyan bölgede güvenlik ve iş birliği koşullarının yaratılmasına nasıl yardımcı olabileceğimiz" dedi.
Hristodulidis ayrıca Avrupa Birliği'nin bölgeye yönelik artan ilgisine de dikkat çekerek, ekim ayında Suudi Arabistan'da düzenlenecek ikinci AB-Körfez zirvesine katılacağını belirtti.
Savunma, Enerji ve Türkiye'nin 'Revizyonist' Tutumu Masada
Üç ülke arasındaki savunma ve enerji iş birliği, tartışmalı Türkiye-Libya mutabakatı ve Ankara'nın 'revizyonist' olarak nitendirilen tutumu, görüşmelerde ağırlıklı olarak ele alınması beklenen konular arasında yer alıyor. Zirvenin ardından üç liderin ortak bir basın toplantısı düzenleyerek görüşmelerin sonuçlarına dair açıklamalarda bulunmaları bekleniyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ise hassas bir denge kurarak sakin sulardan yana olduğunu, ancak bunun Yunanistan'ın savunma hazırlıklarının pahasına olmayacağını vurguladı. Yerapetritis, "Savunma sanayii çift yönlü bir jeopolitik silaha dönüştü. Üretilebilecek tek gerçek güç, bir ülkenin savunma kalkanıdır" ifadelerini kullandı. Yerapetritis sözlerini şöyle sürdürdü: "Gerilim, başta Türkiye'nin söylemleri ve deniz parklarının kurulmasıyla ortaya çıktı. Yapılandırılmış diyaloğun devam etmesi gerektiğine inanıyoruz ve hareket edeceğimiz yön de burası."