Kıbrıs Temyiz Mahkemesi, Nicosia Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davasında delil olarak kullanılan dört Avrupa Soruşturma Emri'ne (EIO) karşı mücadele eden bir Alman kadının itirazını reddetti. Bir yargıç daha önce kadının, Ağır Ceza Mahkemesi'nin emirlerle ilgili kararının iptali için başvurma talebini reddetmiş, bunun üzerine kadın itiraz etmişti.
Daha önce Yüksek Mahkeme'ye de başvuran kadın, Nicosia Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir ceza davasının sanığı. Ceza Kanunu'nun 303A(1) ve 282(1)(a) maddeleri kapsamında, bir başkasına ait mülkle ilgili hileli işlemler ve araziyi yasa dışı şekilde ele geçirme ve kullanma suçlamalarıyla karşı karşıya.
Kadın başlangıçta Yüksek Mahkeme'ye tek taraflı bir başvuru yaparak, Ağır Ceza Mahkemesi'nin ara kararını iptal etmek için bir emirname (certiorari) çıkarılmasına izin verilmesini talep etmişti. Bir yargıç başvuruyu reddedince kadın itiraz etti.
EIO'larla ilgili anlaşmazlık, bir polis memurunun duruşmada ifade verirken emirlerin uygulanması sırasında Alman makamlarından delil materyali aldığını anlatmasıyla ortaya çıktı. Savunma, emirlerin geçerliliği konusunu gündeme getirdi. Dört emir bir Bölge Mahkemesi tarafından çıkarılmış ve daha önce Ağır Ceza Mahkemesi'ne delil olarak sunulmuştu.
Savunma, EIO'ların "yetkisiz bir mahkeme tarafından çıkarıldığını" savunarak, Nicosia Bölge Mahkemesi'nin emirleri çıkardığını, oysa yetkinin davaya bakan Ağır Ceza Mahkemesi'nde olması gerektiğini ileri sürdü.
İddia makamı ise 181(I)/2017 sayılı Kanun'un "çıkarılma tarihinden itibaren 10 gün içinde esasa ilişkin itiraz hakkı tanıdığını" belirtti. Savunmanın bu hakkı hiç kullanmadığını ve süre uzatımı da talep etmediğini vurguladı.
Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi heyeti, Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendisine delil olarak sunulmuş olan EIO'ların geçerliliği konusunda karar verme yetkisi olmadığına hükmetti. Ancak mahkeme, kadının Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına ilişkin bir talep yerine, doğrudan emirlere itiraz edebileceğini belirtti. Bu tespitin ardından itiraz reddedildi.