Uluslararası ilişkiler uzmanı ve Amerikan Koleji'nde profesör olan Constantinos Filis, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yakın zamanda imzaladığı Mekke Anlaşması üzerinden bölgesel bir "dönüş" yaptığını ve bölgedeki rolünü güçlendirdiğini belirtti. Filis, Ankara'nın bu gelişmelerle birlikte bölgedeki konumu ile Yunanistan ve Kıbrıs'a karşı kendine olan güveninin arttığını vurguladı.
Filis, Türkiye'nin bölgedeki dönüşünü somut adımlarla özetleyerek, Ankara'nın birkaç yıl önce sadece tartışmalı Türkiye-Libya deniz yetki alanı anlaşmasıyla bölgede tutunmaya çalışırken, bugün Mısır ile ilişkilerini büyük ölçüde onardığını kaydetti. Esad yönetimi altında Ankara'ya düşman olan Suriye'nin Türkiye'ye yaklaştığını ve Ankara'nın Lübnan ile de yakın ilişkiler kurmaya çalıştığını hatırlatan Filis, Lübnan'ın iç istikrarsızlığa rağmen birkaç ay önce Kıbrıs ile münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşması imzaladığına dikkat çekti.
Analist, Türkiye'nin revizyonist bölgesel gündeminin önündeki temel engellerin başında Yunanistan ve Kıbrıs'ın, daha düşük bir ölçüde ise İsrail'in geldiğini ifade etti. Türkiye'nin Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasındaki işbirliğinden derin bir rahatsızlık duyduğunu ve bu ittifakı bir şekilde bozmaya çalıştığını, ancak bunu başaramadığını dile getiren Filis, bu ülkelerin güvenlik ve işbirliği anlaşmalarını derinden etkileyebilecek bu tabloya karşı dikkatli olunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Öte yandan, Atina'daki Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden (IDIS) bölge çalışmaları analisti Ilya Roubanis, Mekke ortak savunma anlaşmasının Kıbrıs için önemini değerlendirdi. Roubanis, anlaşmanın yeni bir askeri ittifak ihtimalinden ziyade, giderek daha fazla kutuplaşan bir bölge gerçeğini ortaya koyması açısından dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bölgesel gelişmelerin Kıbrıs sorununun çözümüne etkilerine de değinen Filis, Kıbrıs ile Yunan-Türk ilişkilerini "birbirine bağlı kaplar" olarak nitelendirdi. Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin sakin dönemlerinin Kıbrıs sorununu olumlu etkilerken, gerilim dönemlerinin olumsuz yansıdığını belirten Filis, tam tersi durumda da Kıbrıs'ta gerçek bir çözüm perspektifinin Yunan-Türk ilişkilerini iyileştireceğini, böyle bir perspektifin yokluğunun ise ilişkileri ya etkilemeyeceğini ya da kötüleştireceğini kaydetti.