Icerige atla
Politika ⭐ 82/100

Ankara'dan Kıbrıs Görüşmeleri Öncesi AB'ye Şart

Ankara'dan Kıbrıs Görüşmeleri Öncesi AB'ye Şart
Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →

Türkiye, Kıbrıs sorununun özüne dair görüşmelere geçmeden önce AB-Türkiye ilişkilerinde somut adımlar atılmasını talep ediyor.

Kaynaklara göre, Türk tarafı hem Birleşmiş Milletler hem de Avrupa Birliği yetkilileriyle yapılan görüşmelerde, Ankara'nın kendi çıkarlarını ilgilendiren konularda Brüksel'den pratik ilerleme görmek istediğini ifade etti.

Öte yandan Türk yetkililer, Lefkoşa'yı caydırıcılık kapasitesini artırarak çatışmayı askerileştirmekle suçlamaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, Türkiye'ye karşı bir kuşatma planı uygulandığını öne sürüyor.

Türkiye'nin talepleri

Ankara öncelikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yükseltilmesi, AKKA (Avrupa Kolluk Kuvvetleri ve Sınır Güvenliği Ajansı) çerçevesine katılım, Türk vatandaşlarına vize serbestisi getirilmesi ve gelecekteki bir çıkmaz durumunda Kıbrıslı Türklerin statüsüne ilişkin güvenceler talep ediyor. Türkiye ayrıca egemenlik konusunu da gündeme getirmeye devam ediyor.

Türkiye'nin karşılığında ne sunmaya hazır olduğu ise net değil, çünkü pozisyonunu sadece devam eden sürece genel destek vermekle sınırlandırmış durumda.

Kaynaklar, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve Göç Komiseri Magnus Brunner'in Ankara'ya gerçekleştirdikleri son ziyarette, Türk yetkililere ortak bildirilerine Kıbrıs sorununa atıfta bulunmaları yönünde baskı yaptığını belirtti. Diplomatik kaynaklara göre, genel bir atfı bile bildiriye ekletmek zor olsa da Ankara'nın nihayetinde buna razı olması, AB'nin elinde hâlâ pazarlık kozu olduğunu gösteriyor.

7-8 Temmuz'da yapılması planlanan NATO Zirvesi'nde daha ileri görüşmeler bekleniyor. Zirve kapsamında Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya gelerek AB-Türkiye ilişkilerindeki ilerlemeyi doğrudan Kıbrıs meselesine bağlaması öngörülüyor. AB üyesi ülkeler, Erdoğan'ın Avrupa ilkelerine uyum sağlama konusundaki istekliliği konusunda şüpheci yaklaşıyor.

Kuşatma söylemi

Türk yetkililer, Lefkoşa'nın stratejik ittifakları ve güvenlik anlaşmalarının Türkiye'yi hedef aldığını ve Doğu Akdeniz'deki hak iddialarını zayıflatmayı amaçladığını savunuyor.

Erdoğan ve Fidan, Fransa-Kıbrıs Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA), Lefkoşa, Atina ve Tel Aviv arasındaki enerji anlaşmaları ve AKKA kapsamında Kıbrıs Cumhuriyeti'nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin Türkiye'ye karşı olduğunu muhatap yetkililere ifade etti. Ankara ayrıca ABD'nin bölgedeki ülkelerle işbirliğine yönelik endişelerini de dile getiriyor.

Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin bu söylemi uzun süredir devam eden siyasi çıkmazın sorumluluğunu üzerinden atmak için kullandığını öne sürüyor.

BM diplomasisi

BM Genel Sekreteri António Guterres ve Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, yeni bir müzakere turu için zemin hazırlamaya çalışıyor.

Guterres, Avrupa Konseyi Başkanı Costa ile temaslarını sürdürüyor ve Erdoğan'la telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Holguín, taraflar arasındaki uçurumu kapatmak için Latin Amerika ülkelerindeki devlet işbirliği modelleri ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nden uyarlanan kurumsal yapılar da dahil olmak üzere çeşitli modeller önerdi. Ancak Kıbrıslı muhataplar, bu modellerin işgal altındaki toprakları olan tek bir tanınmış devletin anayasal gerçekliğiyle uyuşmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis yönetiminin stratejisini savunarak, Lefkoşa'nın girişimlerinin Holguín'in atanmasını ve AB'nin doğrudan sürece dahil olmasını sağladığını, bölgesel ortaklıkların ise güvenlik ve enerji gelişmelerini yönetmek için gerekli araçları sunduğunu ifade etti.

İşgal altındaki limanlar ve Karpaz radar altyapısı

Türkiye ve Kıbrıslı Türk yönetimi, işgal altındaki bölgelerde Gastria ve Karavostasi'de liman inşası da dahil olmak üzere yeni altyapı projelerini görüşüyor.

Projeler geçtiğimiz günlerde Ankara'da Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı arasındaki toplantılarda ele alındı. Görüşmelerde Gazimağusa limanının modernizasyonu ve Ercan (Timbu) Havalimanı'nın Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına uyum çalışmaları da masaya yatırıldı. Ercan'ın bilet fiyatlarını düşürmek amacıyla Türkiye iç hat uçuşu kapsamına alınmasına yönelik öneriler, işgal altındaki bölgelerde Ankara ile daha fazla siyasi entegrasyon endişesine yol açtı. Ayrıca Timbu ile Trikomo arasında yeni bir bölgesel yol yapılması ve Türkiye'yi kuzeye bağlayacak denizaltı elektrik kablosu için adımlar atılması planları da görüşüldü.

Bunun yanı sıra, işgal altındaki Karpaz bölgesinde Türkiye tarafından inşa edilen gemi trafik hizmetleri yönetim sistemi ve radar istasyonunun 20 Temmuz'da, yani Kıbrıs'ın işgalinin 52. yıl dönümünde faaliyete geçmesi planlanıyor. Erdoğan'ın açılış törenine katılması bekleniyor.

Bakan Uraloğlu, projenin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki izleme kapasitesini genişletmeyi amaçladığını belirtti. Apostolos Andreas Burnu yakınlarında EVKAF tarafından kiralanan 108 dönümlük arazi üzerine inşa edilen sistem; bir trafik hizmet merkezi, üç izleme istasyonu, bir otomatik tanımlama sistemi ve Mersin Trafik Hizmet Merkezi'ne bağlı bir radar istasyonundan oluşuyor. Tesis, Lefkoniko ve Boğaz'daki mevcut Türk askeri tesislerini tamamlayarak deniz ve hava trafiğini izleyecek.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: